İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 100. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Yılmaz Tunç

Bartın Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 100. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Temmuz 2019 · 461 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yılmaz Tunç (AK Parti), 10 Temmuz 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 461 kelime.

Yılmaz Tunç (AK Parti, Bartın). “İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 10 Temmuz 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-tunc-27-2019-07-10-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=79661

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA YILMAZ TUNÇ (Bartın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İYİ PARTİ grup önerisi hakkında AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.

Grup önerisinde, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçiş sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerini tam anlamıyla yerine getirip getirmediğinin araştırılması ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılması istenmektedir.

Değerli milletvekilleri, 16 Nisan 2017 halk oylamasıyla kabul edilen Anayasa değişikliğiyle parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçiş sağlanmıştır. Sistemin uygulanmasına da 24 Haziran 2018 seçimleriyle başlanmış, bir yıldan bu yana da uygulanmaktadır. Özellikle son günlerde, grup önerisinde de belirtildiği üzere parlamenter sisteme geri dönüşle ilgili söylemler sık dile getirilmektedir.

Değerli milletvekilleri, parlamenter sistemin neyini özlemiş olabiliriz? Her on yılda ürettiği darbeleri mi, postmodern, muhtıra, askerî darbeleri mi? Koalisyon pazarlıklarını mı, Güneş motellerini mi özlemiş olabiliriz? Siyasi krizleri mi özlemiş olabiliriz? Siyasi krizlerin tetiklediği ekonomik bunalımları mı özlemiş olabiliriz? İnsan hak ve özgürlüklerinin kısıtlandığı o karanlık yılları mı özlemiş olabiliriz? Demokrasimizi zayıflatan vesayet odaklarını mı özlemiş olabiliriz?

Biz bunların hiçbirini özlemedik, milletimiz de özlemedi ve hiçbir zaman da özlemeyecek. Kaldı ki milletimiz bu sebeplerle cumhuriyet ve demokrasimizi güçlendirecek Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine 16 Nisan halk oylamasıyla “evet” diyerek tercihini yaptı. Bu tercihe saygı duymak demokrasinin gereğidir.

Yasama, yürütme ve yargının daha keskin çizgilerle birbirinden ayrılarak kuvvetler ayrılığı ilkesinin tam anlamıyla tesis edildiği, kuvvetlerin birbirini denetleme yollarının açık olduğu, aynı zamanda kuvvetlerin uyumlu çalışmasını da gözetecek mekanizmaların oluşturulduğu Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin en önemli özelliği, halkın yürütmenin başını doğrudan sandıkta belirlemesidir. Her türlü vesayeti tasfiye etmesi, yürütmede çift başlılığın ortadan kaldırılması, hızlı karar alan ve uygulayan, icraatçı, güçlü bir hükûmet modelini getirmesidir.

Bunun yanı sıra, yine aynı sandıkta milletimiz yasama ve denetim fonksiyonunu yerine getirecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerini belirlemektedir. Kanun yapma yetkisinin münhasıran Meclise ait olduğu, soru, Meclis araştırması, genel görüşme, soruşturma gibi araçlarla yürütmeyi denetleme yollarının sadece gensoru ve güvenoyu hariç açık olduğu -o da zaten sandıkta milletimiz tarafından verilmektedir- yasama gücünün daha da artırıldığı, güçlü Meclis yapısında parlamenter sistemde olup da Cumhurbaşkanlığı sisteminde olmayan, Meclis yetkilerini zayıflatan tek bir husus bulunmamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANTamamlayın sözlerinizi Sayın Tunç, buyurun.

YILMAZ TUNÇ (Devamla) –. Aksine, Meclisin karşılıklı fesih yetkisiyle Cumhurbaşkanının görevini sona erdirme yetkisi bile vardır. Cumhurbaşkanı ve kabine üyelerini gerektiğinde soruşturma yetkisiyle Yüce Divana gönderme yetkisi vardır. Yürütmenin kanun tasarısı hazırlayamaması ve bu yetkinin münhasıran milletvekillerinde olması ve parlamenter sistemde var olan tüm denetim yetkilerinin bu sistemde de var olması hususlarını göz önünde bulundurduğumuzda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasama ve denetim fonksiyonlarını yerine getiremediğini söylemenin haklı bir gerekçesi bulunmamaktadır. Sistem seçim kanunları, Siyasi Partiler Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’ndeki uyum düzenlemeleri yapıldığında daha işlevsel hâle gelecektir.

Biraz önce Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ilgili görüşler buradan ifade edildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YILMAZ TUNÇ (Devamla)Bitiriyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

111 konuşma daha · 10 Temmuz 2019

111 konuşmanın tamamı →