İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 96. BİRLEŞİM · SALI

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Yılmaz Tunç

Bartın Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 96. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Haziran 2020 · 305 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yılmaz Tunç (AK Parti), 9 Haziran 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 305 kelime.

Yılmaz Tunç (AK Parti, Bartın). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-tunc-27-2020-06-09-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=88395

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA YILMAZ TUNÇ (Bartın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; HDP Grubu önerisi hakkında AK PARTİ Grubu adına söz aldım. Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.

Grup önerisiyle, darbe iddialarının araştırılması kapsamında milletvekillerinin demokratik siyasetten dışlanması başta olmak üzere, demokrasi dışı müdahalelerle siyasal alanın dizayn edilmesinin engellenmesi, darbe mekaniğiyle yüzleşilmesi ve darbe korkusu ya da tehdidi çıkaranlarla mücadele edilmesi amacıyla Meclis araştırması açılması istenmektedir.

Değerli milletvekilleri, öncelikle şunu ifade edelim: Darbe suçu seçimle işbaşına gelen hükûmetlerin hile ve şiddet kullanılarak millî iradenin gasbedilmesidir. Demokrasiye ve cumhuriyete inanan herkes darbeler karşısında dimdik durmalı ve darbecilerle mücadelede birlik olmalıdır. Demokrasimiz maalesef, darbeciler tarafından birçok kez sekteye uğratılmış, bundan dolayı ülkemizin gelişme ve kalkınması yavaşlatılmış, özgürlükler kısıtlanmış, milletimizin refahının önüne engeller konulmuştur. Gerçekleşen darbeler sonrasında başbakanlar, bakanlar asılmış, kimi başbakanlar şapkayı alıp gitmiş, kimisi de istifa etmek zorunda bırakılmıştır. Bu ülkede tanklar ne zaman yola çıksa hükûmetler devrilmiş, Meclisin kapısına kilit vurulmuş, cunta mahkemeleri kurulmuş, milletin seçtikleri zindanlara atılmıştır; ta ki 27 Nisan muhtırasına kadar. 27 Nisanda bir Başbakan çıkmış, muhtırayı çöpe atarak tabiri caizse 28 Nisanda muhtıraya karşı muhtıra vermiştir. Yine, 15 Temmuzda bir Cumhurbaşkanı çıkmış, milletiyle birlikte tanklara, toplara, uçaklara karşı durmuş, millî iradenin gasbına izin vermemiş, milletin emanetine hayatı pahasına sahip çıkarak bütün dünyaya demokrasi dersi vermiştir.

Değerli milletvekilleri, ne yazık ki ülkemizde belli odaklar geçmişten bugüne darbecileri aklamak için planlı programlı bir söylem birliği içinde olagelmişlerdir, 27 Mayısı demokrasi bayramı ilan edebilmişlerdir, 27 Mayısta darbecilerin idam ettiği Menderes’e, darbecilerin hiç hazzetmediği ilk sivil Cumhurbaşkanı Özal’a, demokratik siyasi hayatımızın en uzun süreli görev yapan Başbakanı ve ilk kez seçimle göreve gelen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a “Diktatör.” diyebilmişlerdir. Aynı odaklar 15 Temmuza “Kontrollü darbe.” diyerek 15 Temmuz darbecileriyle hukuk zemininde mücadele etmek için Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilan ettiği OHAL’e “Sivil darbe, 20 Temmuz darbesi.” diyerek, âdeta darbecilerin safında yer alabilmişlerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

80 konuşma daha · 9 Haziran 2020

80 konuşmanın tamamı →