İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 75. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Yunus Kılıç

Kars Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 75. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Mayıs 2019 · 343 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yunus Kılıç (AK Parti), 8 Mayıs 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 343 kelime.

Yunus Kılıç (AK Parti, Kars). “İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yunus-kilic-27-2019-05-08-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=77526

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA YUNUS KILIÇ (Kars)Sayın Başkanım, öncelikle yeni görevinizi tebrik ediyorum, başarılar diliyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, saygıdeğer arkadaşlar; Türkiye yılda 50-60 milyon tonun üzerinde sebze ve meyve üretiyor ve bunun yaklaşık olarak 4 milyon 500 bin tonunu, 5 milyon tonunu da ihraç ediyor ve bu arada da Türkiye'de yine bütün dünyada olduğu gibi yaklaşık 500 etken maddede 2.500’ün üzerinde tarımsal mücadelede kimyasal ilaç kullanılıyor. Dolayısıyla bu kadar büyük bir alanda yurt dışına giden ürünlerimizden de elbette geri dönenler oluyor. Bunların ne kadar olduğuna, hangi oranlarda kabul edilip edilemeyeceğine bakmamız lazım öncelikle. Bu 4,5 milyon ton ihracat içerisinde arkadaşlar, geriye dönen oran sadece dört yüzde 1, dört yüz ellide 1 yani yüzde 0,20’nin daha altında bir ürün dönüşü oluyor. Konuşmacıların özellikle kaygı duydukları, haklı olarak kaygı duydukları bir alana da cevap vermek lazım: “Dönen ürünler ne oluyor?”

Arkadaşlar, bazen ürünlerde “random” rastgele muayene yöntemleri vardır. Bütün ürünlerde, bütün partilerde denetim yapmak mümkün müdür? Yapılabilir ama maliyetlidir. Her ürünün, her numunenin aşağı yukarı ihracatçı firmaya 700 euroluk bir maliyeti yani bugünkü Türk parasıyla 5 bin liralık bir maliyeti var. Dolayısıyla bazı ürünlerde dünyanın da kabul ettiği ve dünyada da uygulanan şekliyle rastgele numune alınır. Yaklaşık olarak bu yüzde 20 civarındadır. Dolayısıyla yüzde 80’ine, dünyanın da kabul ettiği bir sistem içerisinde her zaman bakamayabiliyorsunuz. Siz üreticinizi, ilaç kullananınızı, kimyasal mücadele yapanınızı ne kadar eğitirseniz eğitin, bunların içerisinden bu bilgiye, donanıma, tecrübeye, hatta hassasiyete uymayacak insanlar çıkacaktır, 80 milyonluk bir ülkede yaşıyoruz biz.

Türkiye’de bütün prosedürler yönetmeliklere uygun bir şekilde yapılıyor. Ruhsatlandırmaları Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü yapıyor. İhracattan geri dönen ürünlerin -ülkemize daha girmeden- ihraç edildiği ülkede birtakım analizleri yeniden yapılıyor karantina etmenleri yönünden ve ilaç kalıntıları yönünden. Eğer sıkıntılı bir hâl varsa gümrük anlaşmalarımız itibarıyla oralarda imha ediliyor veyahut da bazı ürünler, dünyada daha yüksek kriterleri kabul eden başka ülkelere ihraç ediliyor.

O yüzden, bizim ülkemizin de kendi kriterleri var ve bu ürünlerden bizim ülkemizdeki kriterlere uygun olmayanlar asla toplumun tüketimine sunulmuyor. Bu konuda bütün milletvekillerinin duyarlılığı önemli ama bilmeleri gereken, bunların tamamı dikkatli bir şekilde yapılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

75 konuşma daha · 8 Mayıs 2019

75 konuşmanın tamamı →