Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş'in 18'inci ölüm yıl dönümüne ilişkin
Kayseri Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 91. Birleşim · 5. yasama yılı · 4 Nisan 2015 · 492 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yusuf Halaçoğlu (MHP), 4 Nisan 2015 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş'in 18'inci ölüm yıl dönümüne ilişkin); konuşma 492 kelime.
Yusuf Halaçoğlu (MHP, Kayseri). “Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş'in 18'inci ölüm yıl dönümüne ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 4 Nisan 2015. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yusuf-halacoglu-24-2015-04-04-milliyetci-hareket-partisinin-genel-baskani-merhum-alparslan-turkes-in (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=40074
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbuğumuz merhum Alparslan Türkeş’in ölümünün 18’inci yılı dolayısıyla gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Bizleri yaratana hamdederim ki İslam'la müşerref olduk. Mevcudiyetimiz onun yolundan giderek değer kazanacaktır. Muhakkak ki, her canlı ölümü tadıcıdır. Dünyada yaptıklarımız ahiretimizin hazırlayıcısıdır. Bu sebeple hayırla veya nefretle anılmak biz insanoğulları için büyük önem taşımaktadır. İşte bugün, hayırla anılan bir kişiden bahsetmek istiyorum.
Ölüm yıl dönümü olan bugün, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin katılımlarıyla, tüm camiamızla birlikte kabri başında bir anma toplantısı gerçekleştirdik. Genel Başkanımızın merhum Başbuğumuzun kabri başında yapmış oldukları konuşmadan alıntı yaparak sizlere hitap ediyorum.
Mücadeleyle geçen seksen yılık bir ömürden sonra, 4 Nisan 1997'de ebediyete intikal eden Başbuğumuz Alparslan Türkeş'i, minnet ve rahmetle anıyorum.
Özlem dolu hissiyatımızla, şükran ve bağlılık duygularımızı ifade etmek, aziz hatırasını dualarla yâd etmek, ruhuna Fatihalarımızı okumak bizler için vazgeçilmezlerdendir.
Aradan geçen on sekiz yıla rağmen ona olan sevgimiz hiçbir zaman azalmamıştır; aksine, yaşadığımız siyasal gelişmelerin onu hep haklı çıkarmış olması, hayattayken ortaya koyduğu vizyonun doğruluğuna bizleri daha da inandırmış, gücümüze güç katmıştır.
Merhum Başbuğumuz mücadeleci bir ruh, inanmış bir kalp, milletine sevdalı bir yürek, tarihine sadık bir şuur, zorluklara eğilmeyen bir cesaret, yılmayan ve teslim olmayan bir iradedir. Bu az bulunur özellikler, onu, yaşadığı çağın önemli devlet ve siyaset adamlarından biri hâline doğal olarak yükseltmiştir.
Onu ve eserlerini anlamanın en emin yolu, fikirlerini, aksiyonunu ve metodunu, verdiği mücadelenin imkân ve şartlarını dönemine göre yorumlamaktan geçmektedir.
Merhum Alparslan Türkeş, milliyetçiliği dışlayan ve tehlikeli gören düşüncelerin rağbet bulduğu bir dönemde, Türk milliyetçiliğinin bayraktarlığını yapan gönül, fikir ve eylem adamıdır. Milletimizin şahsında taçlandırdığı Başbuğ unvanını millet, vatan ve devlet sevgisiyle özdeşleştirerek âdeta bayraklaştırmıştır.
Yapılan karşı mücadelelere rağmen Türk milliyetçiliği, Anadolu'nun her köşesine onunla yayılmış ve Türk gençlerinin vicdanında yer bulmayı onunla başarmıştır.
"Doğru bir fikri yenecek hiçbir kuvvet yoktur." diyen Başbuğ, iki asırdır fikir ve felsefe arayışının sürdüğü Türk düşünce tarihine istikamet vermiş, milliyetçiliği milletle buluşturacak iman ve aşk dolu hareketin öncülüğünü yapmıştır. Bu liderlik özelliğiyle etki alanı Türkiye dışına da taşmış, Türk dünyasına ve ortak kültür dairesindeki bütün mazlum milletlere umut olacak yeni bir diriliş ateşi yakmıştır.
O, bir siyasal hareketin mimarı olmasının yanı sıra hayat çizgisi içinde sarsılmaz inancın ve ufuk ötesini gören engin bir muhakemenin de temsilcisi olmuştur.
Yürekten inandığı ve gönülden bağlandığı Türklük sevgisi uğruna her türlü meşakkati göze alabilmiştir.
Örnek bir inanç timsali olarak Türkiye'nin "Aç hürler ve tok esirler" ülkesi olmasını tümüyle reddetmiştir.
Soğukkanlı ve sağduyulu analiz kabiliyeti, Türk milletinin değerleri ve çıkarları konusundaki derin hassasiyeti herkes tarafından kabul görmüştür.
Onun uzlaşmacı, barışçı, yapıcı siyaseti Türkiye'yi birçok kez krizden kurtarmış, Türk milletinin kardeşlik bağları için hep ümit aşısı olmuştur.
Fırtınalı geçen hayatı boyunca herkesin düştüğü yerde ve zamanda o kalkıp dosdoğru ve tek başına yürümeyi başarabilmiştir.
Milliyetçi Hareket Partisi onunla başlayan süreçte öze dönüşün, ilkeli tutumun, dürüstlüğün, tarihî ve kültürel ihtişamın simgesi olmuş ve bugün Türkiye'nin yegâne kurtuluş çaresi mevkisine hak ederek çıkmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla)Bir dakika alabilir miyim…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
48 konuşma daha · 4 Nisan 2015