HDP Grubu önerisi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili ·
Genel Kurul, 64. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Mart 2020 · 398 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Züleyha Gülüm, 4 Mart 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 398 kelime.
Züleyha Gülüm (İstanbul). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zuleyha-gulum-27-2020-03-04-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=86160
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA ZÜLEYHA GÜLÜM (İstanbul)Merhabalar.
8 Marta giderken öncelikle tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak başlamak istiyorum.
Evet, bir kutlama günü gibi gözükse de aslında, bizim kalan diğer üç yüz altmış dört gün gibi mücadele ettiğimiz, kadın özgürlük çizgimizi büyütmeye çalıştığımız; haklarımızı, kazanılmış haklarımızı geri vermemek için mücadele etmek zorunda kaldığımız; yeni haklarımızı elde etmek için uğraştığımız bir günden bahsediyoruz.
8 Mart, bizim açımızdan, tarihsel açıdan kadınların canlarıyla ödedikleri bedeller sonucu kazanılmış günlerden bir tanesi. Mücadeleyi büyütmekte kararlıyız. Kadın özgürlükçü çizgimizi büyütmekte ve erkek egemenliğinin olmadığı, patriyarkalliğin olmadığı, kapitalizmin olmadığı, kadın-erkek eşitliğinin sağlandığı bir dünyayı yaratmakta da kararlı olduğumuzu tüm kadınlar adına buradan bir kez daha haykırmak isteriz. Mücadelemiz devam edecek; bütün iktidarların engellemelerine rağmen, Türkiye'de olduğu gibi, kadınların tüm etkinlik ve eylemliliklerini engellemek isteyen iktidara rağmen mücadelemizden asla dönmeyeceğiz; sokaklarda, meydanlarda, evlerde, iş yerlerinde, nerede olursak olalım kadın özgürlük çizgimizi büyütmeye devam edeceğiz.
İktidar, her ne kadar lafa geldiğinde kadın-erkek eşitliğinden yana olduğunu söylese de yine de kadınların eylemlerine müdahale ediyor; daha bugün yine bir kadın eyleminin yapılmasını engelledi, önüne geçmeye çalıştı; belli gerekçelerle, yasaklarla kadınların yapacağı etkinliklerin önüne geçmeye çalışıyor. Ama şuradan bir kez daha söyleyelim: Ne yaparsanız yapın kadın özgürlük mücadelesini asla ve asla durduramayacaksınız.
Kadınlara dair istihdam meselesine gelmek istiyorum. Maalesef, Türkiye'de kadınlar “iş yaşamı” dendiğinde görünmez kılınan vatandaşlar olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye'de her 10 kadından sadece 3 kadın iş yaşamında kendisine bir iş bulabiliyor. 20 milyondan fazla kadın maalesef ev dışındaki iş yaşamında iş bulabilecek bir konuma sahip değil ve iş bulabilen kadınların da çoğunluğu güvencesiz, esnek, sigortasız çalışma koşullarında çalışmaya mecbur ediliyor. Çünkü kadınlara şöyle bir yerden bakarsanız, “aileyle uyumlaştırılmış iş yaşamı” diye bir tarifleme yaparsanız, “Ailedeki işler önceliklidir, ev kadınlığınız önceliklidir, bakım hizmeti önceliklidir, bu işler sizin işinizdir; ondan sonra, zaman bulursanız ev dışında çalışırsınız.” diye bir politika üretirseniz elbette ki kadınlar ev dışında kölelik düzenine uygun çalışma koşullarında çalışmaya mecbur bırakılırlar.
Peki, iş yaşamına çıktığımızda biz kadınlar nelerle karşılaşıyoruz? Mobbingden tutun, eş değer işe eşit ücret verilmemesinden tutun, tacizden, tecavüzden tutun birçok sorunla karşı karşıya olarak iş yaşamında bulunmak zorunda kalıyoruz. Peki, bunlara çözüm üreten bir iktidar var mı? Hayır. Ne bütçede kadının adı var ne bütçede toplumsal cinsiyet eşitliği var ne de pratikte, uygulamada siyasi iktidarın buna dair herhangi bir uygulamasını görüyoruz; tam tersine, kadınları evlere hapsetmeye çalışan, “Dört duvar arasında kalın.” diyen, itaat ettirmeye zorlayan bir iktidar yaklaşımıyla karşı karşıya olduğumuzu düşünüyoruz.
(Gürültüler)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
66 konuşma daha · 4 Mart 2020