İşçilerin yaşadıkları sorunların tüm yönleriyle incelenmesi ve uğradıkları hak kayıplarının giderilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yoksulluğun, enflasyonun, gelir dağılımı adaletsizliğinin, işsizliğin, güvencesizliğin, sendikasızlaşmanın ve taşeronlaşmanın artarak devam ettiği Türkiye'de emeğiyle geçinen yurttaşlar için yaşam koşulları gün geçtikçe zorlaşırken çalışma koşulları ise her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. Yüksek enflasyon emeğiyle geçinen milyonlarca yurttaşın alım gücü düşürmüş, yoksulluk artmıştır. Hem emekçilerin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürebilmeleri hem güvencesiz ve taşeron çalışmanın ortaya çıkardığı zorluk ve mağduriyetlerin giderilmesi hem sendikal örgütlenme hakkının önündeki engellerin sona erdirilmesi hem de emekçilerin karşılaştığı sorunların çözülmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddelerine göre meclis araştırması açılmasını arz ederiz.
GEREKÇE
İşçi sınıfının 12 Eylül 1980 faşist darbesiyle başlayan hak kayıpları AKP'nin iktidarda olduğu 22 yılı aşkın sürede katmerlenerek devam etmiştir. Bu süreçte emeğin sömürüsü daha da artmış, milyonlardan oluşan yedek işçi ordusu yaratılmış, sendikal hak ve özgürlükler tırpanlanmış, emek daha da ucuzlatılmış, işçi grevleri keyfi bir biçimde "milli güvenlik" gerekçeleriyle engellenmiş, işçiler-emekçiler çalışan yoksullar haline gelmiş, işçi cinayetleri artmış, taşeronlaştırma ve sosyal güvencesiz çalıştırma yaygınlaştırılmıştır. İşçi sınıfına, onun haklarına ve kazanımlarına karşı sermaye ve iktidar birlikteliğiyle geliştirilen muazzam bir saldırı kampanyası yürürlüktedir.
Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt
Türkiye*de emekçi halklar işsizliğin arttığı, milyonların güvencesiz çalıştırıldığı, alım gücünün düştüğü, ağır vergi yükü ve yüksek enflasyon altında insanca yaşamın her geçen gün daha da zorlaştırıldığı bir dönemi yaşamaktadır. Emekçilerin ücretlerinin hızla gerilediği bu dönemde emekçilerin büyük bir kısmı ya asgari ücrete ya da asgari ücrete çok yakın ücretlere mahkum edilmişlerdir. 2002"de asgari ücret altında bir ücret alanların oranı yüzde 24,4 iken 2022'de bu oran yüzde 33,8*e kadar yükselmiştir. AKP döneminde yeniden düzenlenen sosyal güvenlik, sosyal hizmet ve sosyal yardım sistemleri emek sömürüsünü derinleştirerek neticesinde emekçileri çalışan yoksullara dönüştürmüştür. Büyüdüğü ifade edilen ekonomi, çalışanları daha da yoksul hale gelmiştir.
Ücret politikasındaki sermaye yanlısı bu tercihler dolayısıyla gelir ve servet dağılımındaki eşitsizlikler de artmıştır. AKP döneminde çalışanların toplam sayısında artış yaşanırken milli gelirden aldıkları pay ise sert bir biçimde gerilemiştir. Buna karşın sermayenin milli gelirden aldığı pay ise artmıştır. Son yıllarda emekçilerin milli gelirden aldığı pay yüzde 30,1?den yüzde 26,5*e kadar düşerken sermayenin milli gelirden aldığı pay yüzde 52,5'ten yüzde 54,5'e yükselmiştir. Emek kesiminin milli gelirden aldığı pay 2023'ün son çeyreğinde de düşmeye devam etmiştir.
Türkiye'de özellikle AKP iktidarı döneminde tercih edilen istihdam modeliyle birlikte işsizlik, güvencesiz çalışma, sendikasızlaşma ve taşeronlaşma giderek daha da yaygın bir hal almıştır. Sendikaların yaptığı araştırmalara göre Türkiye?de geniş tanımlı işsizlik yaklaşık 10 milyon kişiyi bulmuştur. İktidarın istihdam stratejisi neticesinde sayıları milyonlarla ifade edilen ve çalışan emekçilerin üzerinde ücret baskısı için kullanılan devasa bir yedek işçi ordusu yaratılmıştır.
Türkiye'de sendikasızlaşma, reel ücretlerde düşüş ve güvencesiz çalışma AKP-MHP iktidarında daha da artmıştır. 2002 yılında AKP iktidara geldiğinde, yüzde 58 olan sendikalaşma oranı günümüzde yüzde 14"lere kadar düşmüştür. İşçi sınıfının en temel evrensel hakkı olan grev hakkı da iktidar tarafından keyfi bir biçimde "milli güvenlik" gerekçesiyle fiilen rafa kaldırılmıştır.
AKP'nin emeklilik yaşının yükseltilmesi, kıdem tazminatını değiştirilmesi, KHK"ler ile ihraç, primlerinin arttırılması ve maaşlarının azaltılması, sosyal güvenlik reformu, eğitimin-yükseköğrenimin özelleştirilmesi, sağlıkta dönüşüm, özel istihdam politikaları gibi birçok politikası emeği korunaksız bırakmak amacıyla uygulanmıştır. Bu süreçte özellikle kadın emekçiler doğum teşvik politikalarıyla daha ucuz, daha güvencesiz, daha esnek işgücü olarak sömürüye maruz kalmışlardır. Milyonlar güvencesiz bir biçimde mobbinge uğrayarak çırak-stajyer-kursiyer adları altında ucuz işgücü olarak çalıştırılmıştır. Bir tür çocuk-genç-öğrenci emeği sömürüsü formu olan "stajyerlik" politikaları neticesinde yaklaşık 2 milyon kişinin emeği sömürülmektedir.
AKP'nin sermayenin çıkarlarını önceleyerek yaptığı bazı düzenlemeler sonrası emekçiler sağlıklı ve güvenli çalışma koşullarından mahrum kalmış, iş cinayetleri artmış, gerekli tedbirlerin alınmamasından dolayı emekçiler ya ağır hastalıklara maruz kalmış ya da engelli bir şekilde yaşamak zorunda kalmışlardır. Sadece 2024 yılının ilk üç ayında İliç maden katliamı da dahil olmak üzere en az 425 kişi iş cinayetinde hayatını kaybetmiştir.
Herkese güvenceli işin, insanca yaşayacak ücret ve çalışma koşullarının sağlandığı, iş cinayetlerinin yaşanmadığı, iş güvencesinin sağlandığı ve taşeron sistemine son verildiği, kadın emeğinin görünür kılındığı ve sosyal güvenceye kavuşturulduğu, ucuz iş gücünün sona erdirildiği, göçmenlerin köle gibi çalıştırılmasına ve çocukların işçileştirilmesine son verildiği, eğitim, sağlık, beslenme, barınma, ulaşım gibi temel hakların kamusal ve ücretsiz olarak sağlandığı, emekçilerin bugüne kadar yaşadığı tüm hak kayıplarının giderildiği, 3600 gibi ek gösterge düzenlemelerinin ayrımsız bir şekilde bütün kamu emekçilerine verildiği, ücretlerde uygulanan adaletsiz vergi uygulamalarına son verildiği, atamaların liyakata göre gerçekleştirildiği, grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkının yasal güvenceye kavuşturulduğu, mevsimlik tarım işçiliğinin son bulduğu bir sosyo-ekonomik düzeni hayata geçirmenin önündeki engellerin araştırılması ve bunun için gerekli çözümlerin sağlanması amacıyla bir araştırma komisyonu kurulmasını arz ve talep ederiz.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.