Şeyh Said, Said-i Kurdi ve Seyid Rıza'nın mezar yerlerinin tespiti amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Toplumsal kutsiyetlerin başında cenaze ve kabristan dokunulmazlığı gelmektedir.
Çünkü kabristanlar, geçmişle kurulan bağın, anma ve hafızanın mekânı olagelmiştir. Buna rağmen Kürt sorununa yönelik politikaların başlıca sonuçlarından bir tanesi de cenaze ve mezarlıklar olmuştur. Öyle ki Kürt ve Alevi toplumu nezdinde 'rüspi", yani kanaat önderi olarak görülen birçok önemli şahsiyetin mezar yerleri gizli tutulmaktadır. Bugün de Şeyh Said
Efendi'nin idamının üzerinden 99 yıl, Seyid Rıza'nın idamının üzerinden 87 yıl ve
Metnin tamamını göster (9 paragraf daha)Metni kısalt
| Bediüzzaman Said-i 'Nursi'nin (Kurdi) vefatının üzerinden 64 yıl geçmesine rağmen mezar
| yerleri açıklanmamaktadır. Bu sebeple adları zikredilen Kürt büyüklerinin mezar yerlerinin belirlenerek ailelerine iade edilmesi amacıyla Anayasa'nın 98*inci İç Tüzüğün 104'üncü ve 10'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
İnsanlığın yerleşik düzene geçişinden bugüne mezarlıklar, önemli bir hafıza ve anma mekânları olagelmiştir. Bu anlayışla birlikte savaşlarda dahi defnetme ve yas tutma hakkı hiçbir zaman görmezden gelinmemiştir. Bugün de bütün din ve öğretilerde mezarlıklar kutsal kabul edilirken cenaze ve kabristan dokunulmazlığı vaaz edilmektedir. Mezarlıklar toplumların geçmişleriyle bağ kurduğu kutsal mekanlar olmasına rağmen uygulanagelen politikalardan cenaze ve kabristanlar da nasibini almıştır. Mezarlıklara yapılan saldırılar, cenazelere müdahaleler, defin ve yas hakkını engellemeler sıklıkla yaşanmıştır. Bunun yanında Kürt sorununun en açık sonuçlarından bir tanesi, mezarsızlık politikaları olmuştur. Çünkü Kürtlerin önemli kanaat önderlerinin mezar yerleri bugün de bilinmemektedir.
Mezar yerleri açıklanmayan Kürt şahsiyetlerin başında Şeyh Said Efendi, Bediüzzaman Said-i Kurdi ve Seyid Rıza gelmektedir. Şeyh Said Efendi, 29 Haziran 1925'te 46 arkadaşı ile birlikte Diyarbakır'ın Dağkapı Meydanı'nda idam edilmiştir. Şeyh Said Efendi'nin kişisel eşyaları da ailesine verilmezken mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir. Aynı şekilde 3 Mart 1960 yılında Şanlıurfa'da vefat eden Bediüzzaman Said-i Kürdi, Halilur-Rahman Dergahı'na defnedilmiş; ancak 12 Temmuz 1960'ta 27 Mayıs darbe cuntasının talimatıyla mezarından kaçırılarak açıklanmayan bir yere götürülmüştür. Aradan geçen on yıllara rağmen Bediüzzaman'ın mezar yeri de saklı tutulmaktadır. Yine 15 Kasım 1937 yilında Elâzığ ilinin Buğday Meydanı'nda Kürt-Alevi toplumunun önderlerinden Seyid Rıza'nın idam edilmesinden günümüze değin mezar yerine ilişkin bir açıklama yapılmamıştır.
Ülkenin geçmişinde yaşananlarla yüzleşerek vicdanları iyileştirecek politikaların gerekliliği sıklıkla ifade edilmektedir. Ne var ki 1924 itibariyle başlayan inkâr ve yok sayma politikalarının etkileri bugün de ortadan kaldırılmamıştır. Öyle ki ulusal varlığın inkârı, cenazelerin ve mekanların dahi yok sayılmasına değin varmıştır. Mezar yerleri sorunu, bugün Kürt sorununun inkârı bağlamında siyasi iktidarın gündeminde değildir. Bu sebeple son yıllarda Kürt şahsiyetlerin mezar yerlerinin açıklanması talebi, toplumun her kesiminden yükselmesine rağmen hiçbir adım atılmamaktadır. Şeyh Said Efendi'nin torunları ve vasisi tarafından 2009 yılında İçişleri Bakanlığına yapılan başvuru da zımnen reddedilmiş, mahkemelere yapılan başvurular sonuçsuz kalmıştır. Bugün de Şeyh Said Efendi'nin idamının üzerinden 99 yıl geçse de Kürt halkı ve mütedeyyin yurttaşlar devletten bir açıklama beklemektedirler.
Kürtler arasında "rüspi" olarak adlandırılan şahsiyetlerin mezar yerlerinin açıklanması, toplumsal yüzleşmede bir dönüm noktası olacaktır. Çünkü mezarsızlık politikalarından vazgeçilmesi, geçmişin yanlış politikalarından kesin bir kopuşun kapısını açacaktır. Bunun yanında Kürt — Alevi kanaat önderlerinin ve diğer yurttaşların mezar yerlerinin ailelerinden ve sevenlerinden saklanması, hukuki ve vicdani değerlerin yanında İslami öğretiye de aykırıdır. Çünkü İslam fıkhında düşmanın cesedine bile insanlık dışı muamele yapılamayacağı ve cesetlerin ortada bırakılamayacağı ifade edilmektedir. Yine evrensel hukuki ilkeler de ölen kişilerin mezar yerlerine saygı gösterilmesi ve kişisel eşyalarının akrabalarının isteği doğrultusunda iade edilmesinin kolaylaştırılmasının gerekliliğini belirtmektedir.
Sonuç itibariyle siyasi iktidar, Kürt toplumu başta olmak üzere farklı çevrelerden yükselen çağrıları görmelidir. Çünkü mezarsızlık politikaları ile cenazelere yönelik uygulamalar ciddi bir toplumsal gerilimi de beslemektedir.
Bu sebeple geçmişle yüzleşme ve hakikatlerin araştırılması kapsamında; faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması ile mezar yeri bilinmeyen yurttaşlara dair çalışmaların yapılması, insani ve vicdani bir gerekliliktir. Bu anlamda Bediüzzaman Said-i Kurdi, Şeyh Sait Efendi ve Seyit Rıza ile arkadaşlarının mezar yerlerinin tespit edilip ailelerine iade edilmesi de normalleşmenin sağlanması ve kutuplaşmanın azaltılması noktasında anlamlı bir adım olacaktır.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.