Olası bir depremde ceza infaz kurumlarında oluşabilecek hasarın en aza indirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Jeolojik yapısı nedeniyle aktif fay hatları üzerinde yer alan Türkiye'de her yıl binlerce deprem kaydedilmektedir. Bu haliyle "yüksek riskli" coğrafya içerinde yer alan Türkiye topraklarının 492 si'deprem tehlikesi altındadır. Ülke nüfusunun %95'i deprem bölgelerinde yaşamakta ike yine büyük sanayi merkezlerinin 9098'i ve barajların %93'ü deprem bölgelerinde bulunmaktadır.
Resmi veri ve açıklamalara göre Türkiye'de beş yılda bir geniş çapta can ve mal kaybına yol açan bir deprem yaşanmaktadır. Alınmayan tedbirler ve denetimsizlik nedeniyle her defasında bu doğa olayı felakete dönüşmüştür. Yaraların hala sarılamamış olduğu 6 Şubat 2023 tarihli
Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler bu durumun son örneği olmuştur.
Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt
Son günlerde ardı ardına gerçekleşen depremlerle birlikte depreme dayanıklı, güvenli şehirlerin inşa edilmesi ve deprem sonrası krizlere yönelik çalışmaların yapılması gerektiği kamuoyunda sıkça tartışılmaya başlanmıştır. Ancak ceza infaz kurumları ve diğer kapalı kurumlar maalesef gerektiği kadar bu gündemdeki yerini alamamıştır.
Son dönemde, deprem olasılıklarının çokça gündeme geldiği Marmara ve Ege Bölgesinde, 26's1 İstanbul'da, 22'si İzmir'de olmak üzere toplam 202 ceza infaz kurumu bulunmaktadır. Türkiye'deki 405 ceza infaz kurumunda ise yaklaşık 400 bin mahpus tutulmaktadır. Bununla birlikte kurumlarda çalışan personel, yerleşkelerin içindeki lojmanlarda yaşayan kişiler ve çalışanlar eklendiğinde bu sayı en az 500.000 olmaktadır.
Ceza infaz kurumlarının yapı stoğu, olası bir depremden sonra oluşacak altyapı sorunları, temiz su, gıdaya erişim, dış dünya ile iletişim ve deprem sonrası mahpusların, çalışan personel ve ailelerinin nasıl güvenli bir bölgeye taşınacağı hakkında herhangi bir hazırlığın olup olmadığı veya herhangi bir planlamanın yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve alt mevzuatta deprem, yangın ve sel gibi doğa olayların karşı gelişebilecek isyan, firar gibi güvenlik sorunu teşkil edebilecek olaylar birlikte düzenlenmiştir. Ancak bu mevzuatta bakıldığında, yaşanacak doğa olayının alınmayan önlemler nedeniyle bir afete, felakete dönüşmesi anında mahpusların yaşam hakkı, vücut bütünlüğü ve sonrasında insan onuruna yakışır bir şekilde muamele görme hakkından daha çok güvenlik politikalarına öncelik verildiği görülmektedir. Toplamda 11 ili doğrudan etkileyen Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sonrasında, siyasi iktidar ve özellikle iktidarın kontrolü altındaki basın yayın organları tarafından topluma ceza infaz kurumları destek sunulması gereken yerler olarak değil, kamuoyunda tehdit oluşturan, müdahale edilmesi gereken yerler olarak sunulmuştur. Mahpusların yaşam hakkını yok sayan güvenlikçi mevzuat hükümleri bir kez daha "normalleştirilirken", mahpuslar adeta birer nefret objesine dönüştürülmüştür.
6 Şubat depremlerinde göçük ve benzeri sebeplerle hayatını kaybeden mahpus bulunmazken deprem sonrası güvenlik gerekçesi ile yapılan müdahaleler esnasında 12 mahpus yaralanmış ve hastaneye kaldırılmıştır. Ateşli silahla yaralanan mahpuslardan üçü hastanede hayatını kaybetmiştir.
Türkiye'de 6 Şubat sonrası yaşananlar, ceza infaz kurumlarının deprem ve deprem sonrası yaşanacak insani krize hazırlanmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Açıklanan nedenlerle; olası bir depremde ceza infaz kurumlarında yaşanabilecek yıkım veya can kayıplarının önlenmesi için afet müdahale planlarının oluşturulması, alınacak tedbirlerin belirlenmesi ile bu konularda gerekli olan mevzuat değişikliklerinin yapılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104'üncü ve 109'inci maddeleri gereğince Meclis
Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim 20.02.2025.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.