Kadınların barış süreçlerine etkin katılım sağlamasının önündeki engellerin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca; Kadınların barış süreçlerine etkin ve eşit katılımının sağlanması, bu süreçlerde karar alıcı özne olmalarının önündeki yapısal, toplumsal ve siyasi engellerin tespit edilmesi, Kadın kurum ve aktivistler başta olmak üzere kadınların toplumsal barışa sunduğu katkıların görünür hale getirilmesi ve kalıcı barış için toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı politikaların oluşturulması amacıyla bir Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim.
GEREKÇE
Toplumsal barış, yalnızca silahların sustuğu bir dönem değil; adaletin, eşitliğin ve birlikte yaşam iradesinin yeniden inşa edildiği çok katmanlı bir süreçtir. Bu süreçlere kadınların etkin ve eşit katılımı, sadece bir temsil meselesi değil; aynı zamanda barışın kalıcılığı ve toplumsallaşması açısından temel bir gerekliliktir.
Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt
Toplumsal barış, yalnızca silahların sustuğu bir dönem değil; adaletin, eşitliğin ve birlikte
Dünya genelinde yapılan çok sayıda araştırma, kadınların yer aldığı barış süreçlerinin daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve adil olduğunu ortaya koymaktadır. Örneğin Liberya'da kadınların örgütlü sivil direnişi, iç savaşın sona ermesine ve barış anlaşmasının imzalanmasına önemli katkı sunmuştur. Kolombiya'daki barış müzakerelerinde kadınların varlığı, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin savaş suçu olarak tanınmasını sağlamış, müzakere metinlerine kadın haklarını dâhil ettirmiştir. Kuzey İrlanda'daki Kadın Koalisyonu ise barış anlaşmasına toplumsal cinsiyet duyarlılığı kazandırmıştır.
Türkiye'de ise kadınların barış mücadelesi uzun yıllara yayılan çok yönlü bir deneyimdir. 1990'lardan itibaren özellikle Kürt kadın hareketi, kadın özgürlük mücadelesini barış talebiyle iç içe yürütmüş; barışın, kadınların direnişiyle mümkün olabileceğini savunmuştur. Yerelden yükselen kadın çağrıları, zaman zaman çatışmalı süreçlerin çözümüne yönelik öneriler geliştirmiş ve diyalog zeminlerinin kurulmasında etkili olmuştur. Feminist hareketler de erkek egemen siyaset anlayışına karşı çıkarak, barışın ancak eşitlik temelinde inşa edilebileceğini savunmuştur.
2009-2015 yılları arasında faaliyet yürüten Barış İçin Kadın Girişimi, barış sürecine toplumsal cinsiyet bakış açısını dahil etmeye çalışmış, kadınların müzakere masalarındaki yokluğuna karşı kamuoyu oluşturmuş ve "kadınsız barış eksik barıştır' diyerek eşit temsil talebinde bulunmuştur. Bir diğer önemli örnek olan Barış Anneleri İnisiyatifi, çatışmalarda çocuklarını kaybeden annelerin vicdani temelli barış çağrılarıyla hem insani hem de siyasal olarak Türkiye'nin barış hafızasında yer edinmiştir. Bu mücadelenin kararlılığı, toplumsal kutuplaşmaya karşı birleştirici bir güç oluşturmuştur.
Tüm bu deneyimler göstermektedir ki barış, yalnızca siyasi aktörlerin uzlaşısıyla sınırlı kalamayacak kadar çok katmanlı bir süreçtir. Uzun süren çatışma dönemleri, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmekte, bireyler arasında güveni zedelemekte ve ortak yaşam zeminlerini daraltmaktadır. Bu nedenle barışın kalıcı hale gelmesi için siyasi bir mutabakatın ötesinde, barışın toplum içinde yeniden inşa edilmesi; yani barışın toplumsallaşması gerekmektedir.
Bu kapsamda kadın hareketlerinin barışa yaklaşımı, yalnızca müzakere ya da çatışmasızlıkla sınırlı kalmayıp; adalet, eşitlik, hafıza ve yüzleşme gibi daha geniş bir çerçeveyi kapsamaktadır. Kadınlar barışı yalnızca siyasi alanda değil; mahallede, okulda, evde ve kamusal yaşamda inşa etmeye çalışmaktadır. Bu yönüyle kadınların barış süreçlerine eşit katılımı, barışın sadece yasal bir uzlaşı değil, toplumsal bir değer olarak yerleşmesi açısından da hayati önemdedir. Öte yandan kadınlar, etnik, mezhepsel veya sınıfsal farkları aşarak ortak bir barış dili ve vicdanı oluşturabilme potansiyeline sahiptir. Bu potansiyel, kutuplaşmış toplumlarda barış adına yeni dayanışma biçimlerinin gelişmesini de mümkün kılmaktadır. Dolayısıyla kadınların barış süreçlerine katılımı yalnızca çatışmanın sona ermesiyle ilgili değil, aynı zamanda eşitlik ve özgürlük temelinde inşa edilecek toplumsal dönüşümün temeli niteliğindedir. Ancak tüm bu katkılara rağmen, kadınlar halen barış süreçlerinin dışında tutulmakta, müzakere masalarına dahil edilmemekte ve karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmemektedir. Oysa barışın toplumsallaşması ve kalıcılığı, kadınların özneleşmesiyle doğrudan ilişkilidir.
Bu gerekçelerle; kadınların barış süreçlerine aktif, karar alıcı ve özne olarak katılımının sağlanması için gereken hukuki, yapısal ve kurumsal değişimlerin tespit edilmesi ve hayata geçirilmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılması gerekmektedir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.