İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/28 GÜNDEMDE

Kızamık vakalarındaki artışın nedenlerinin araştırılarak salgın riskinin ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Gülüstan Kılıç Koçyiğit Kars · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) verileri, sağlık meslek örgütleri ve halk sağlığı uzmanlarının uyarılarına göre acil ve etkin önlemlerin alınmaması durumunda Türkiye'de ciddi bir Kızamık salgını yaşanması an meselesidir. Kızamık salgınları başta çocuklar olmak üzere halk sağlığını ciddi oranda etkilemekte ve ölümcül sonuçlar doğurmakta ayrıca halk sağlığı sistemi üzerinde büyük bir yük oluşturmaktadır. Kızamık vakalarındaki artışın sebebinin araştırılması ve salgının riskinin ortadan kaldırılması için gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasa'nın 98. TBMM İçtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ederim. 19.06.2023

GEREKÇE

Kızamık, solunum yoluyla ve oldukça hızlı biçimde bulaşan, ciddi komplikasyonlara ve ölümlere neden olabilen bir hastalıktır. Kızamık virüsü, bir kişinin hapşırması, öksürmesi veya konuşması sonucunda havada bulunan damlacıklar aracılığıyla kolaylıkla yayılabilir. Ancak aşılar sayesinde kızamık hastalığı büyük ölçüde önlenebilir.

Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt

Türkiye'de kızamık hastalığı, 1950'lerde ve 1960'larda büyük salgınlara neden olmuştur. Bununla birlikte, 1980'lerin sonunda ve 1990'ların başında kızamık vakalarında ciddi bir azalma görülmüştür. Bu azalma, aşı programının uygulanması, aşıların ücretsiz sağlanması ve yaygınlaştırılması, sağlık hizmetlerine erişimin artırılması ve sağlık eğitiminin iyileştirilmesi gibi önlemlerin alınması ile doğrudan ilişkilidir.

Ancak, son yıllarda Türkiye'de kızamık vakalarında bir artış yaşanmıştır. Pandemi ile birlikte aşı karşıtlığı ile ilgili yanlış bilgiler hızla yayılmış ancak bu durum yetkililer tarafından etkin bir şekilde yönetilmemiştir. 2019 yılında ulaşılabilen verilere göre, çocukluk çağı aşılaması yaptırmayanların sayısı 40.000'e yakındır. Sağlık Bakanlığı'nın DSÖ'ye bildirdiği veriler, 2021'de ülkenin yarısında kızamık aşısı tamamlanmış çocuk oranının yüzde 95'in altında olduğunu, 2023'de ise -34 bölgeye ayrılarak paylaşılan verilerde- iki doz aşıyı tamamlamış tek bir bölgenin dahi olmadığını göstermektedir. 2023 yılı ilk dört ayında, Türkiye?de 2005 kişi Kızamık ön tanısıyla incelenmiş ve 1440'ında Kızamık laboratuvar tanısı ile doğrulanmıştır. Deprem nedeniyle artan nüfus hareketliliği ve birinci basamak hizmetlerdeki ciddi aksamalar, aşısız ve eksik aşılı çocukların sayısını daha da artırmıştır.

Bugün, Kızamık vakalarının büyük çoğunluğu 1-9 yaş grubundadır. Kızamık komplikasyonları ve ölüm açısından en riskli 9 yaş altında aşılanma durumu açısından vakalar değerlendirildiğinde: | yaş altında vakaların neredeyse tümü, 1-4 yaşta ise yarısından fazlası aşısızdır. Bu salgınlar, aşılanma oranlarının düşmesi ve toplumda bağışıklık düzeyinin düşmesi gibi faktörlerle ilişkilendirilmekte bu da halk sağlığı açısından çok büyük bir riski işaret etmektedir. Son yıllarda görülen artışlar, aşılanma oranlarının düşmesiyle ilişkilendirilmektedir. Bu nedenle, halk sağlığı açısından kızamık hastalığıyla mücadelede aşılanma oranlarının yükseltilmesi ve önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır.

Sağlık Bakanlığı'na ait verilere göre, 2007-2010 yılları arasında Kızamık olgu sayısı 10'un altındadır. Ancak bugün açıkça yeni ve büyük bir salgın krizi kapıdadır. Bu kriz, Türk Tabipler Birliği (TTB) tarafından Sağlıkta Dönüşüm Programı ile koruyucu hizmetlerden tedavi edici hizmetlere evrilen birinci basamak ve aşı karşıtlarının yarattığı aşı kararsızlığının/tereddüdünün büyümesi ve ülkenin sağlık otoritesinin bu tereddüdü giderecek hiçbir etkili girişimde bulunmaması, sorumluluğu bireylere yüklemesi ile ilişkilendirilmektedir.

Aşı karşıtı yanlış bilgilendirmelerin yayılmasına izin verilirken aşı ile ilgili yeterli ve gerekli bilgilendirmeye imkan sağlamayan sağlık politikaları ailelerin aşı "ret" butonunu işaretlemesine karşı aile hekimlerini çaresiz bırakmıştır. Yine benzer şekilde, bölge tabanlı hizmet yerine liste tabanlı hizmet, geniş ekip yerine dar ekip, sahada hizmet yerine polikliniğe daralma, aile sağlığı hemşire sayısındaki ciddi açık ve açlık sınırındaki ücretleri, artan iş listesi ve performans baskısı ile cebelleşen aile hekimliği sisteminin yapısal sorunları aşısız nüfusun gittikçe yükselmeye başlaması ile yakından ilişkilidir.

Deprem bölgesinde iş çığırından çıkmış, artan hizmet gereksinimi ve depremzede sağlık çalışanlarının idari izinli sayılması göz ardı edilmiş, afet döneminde bölge tabanlı hizmet ile koruyucu hizmet verilmesi gerçekliği yok sayılmıştır. Bu durum deprem bölgesinde başta Kızamık olmak üzere birçok sağlık sorunu ile karşı karşıya kalma tehdidine yol açmaktadır.

Sağlıkta Dönüşüm Politikaları ile birlikte, önleyici ve koruyucu sağlık hizmetleri geri plana atılmış tedavi edici hizmetlere öncelik verilmiştir. Pandemi döneminde, aşı karşıtlarının gerçekleştirdiği yanlış bilgilendirmelere gerekli refleks gösterilerek aşının önemi etkin bir şekilde anlatılmamış, akabinde deprem ile birlikte oluşan göç ve deprem bölgesindeki halk sağlığı çalışmaları da başarıyla yönetilememiştir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.