İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/2999 GÜNDEMDE

RTÜK kararlarının eşitlik ve tarafsızlık ilkelerine aykırı olduğu iddialarının araştırılarak basın özgürlüğünün geliştirilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Selcan Taşcı Tekirdağ · İYİ Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

RTÜK, iktidarın istediği düzlemde yayın yapmayan medya kuruluşlarına verdiği yüksek para cezalarının ardından, basın hürriyetinin tamamen ortadan kalktığının ilanı anlamına gelen ekran karartma cezalarıyla da sesleri kısmaya yönelik adımlar atmaya devam etmektedir. Son olarak Sözcü TV'ye (SZC TV) ve yargıdan gelen yürütmeyi durdurma kararıyla şimdilik uygulanamasa da Halk TV'ye verilen 10 günlük ekran karartma cezaları, bu durumun en somut örnekleri olmuştur.

RTÜK, çoğu zaman kendisine çizilen sınırların ve yasaların güvence altına aldığı basın, haber alma, düşünce, ifade hürriyetinin çevresinden dolanarak verdiği cezaları, muhalif medyanın üzerinde Demokles'in Kılıcı gibi sallandırmaya devam etmektedir. RTÜK'ün verdiği bu cezaların yetki aşımı içerdiği, hukuka uygun olmadığı ve keyfi ile siyasi saiklerle alındığına yönelik iddiaların araştırılması amacıyla Anayasamızın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ederiz.

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt

RTÜK tarafından muhalif kanallara ciddi cezalar verilmiştir. Nisan 2023 ile Nisan 2024 arasında Fox/Now TV'ye 35.167.003,00 TL, Halk TV'ye 2.691.916,00 TL, TELE 1'e 1.078.978,00 TL ceza kesilirken bu kanalları sırasıyla Flash Haber TV, Sözcü TV ve KRT TV takip etmiştir.

Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptali ve gözaltına alınmasından sonra, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, X hesabında "Yayıncı Kuruluşlara Açık ve Çok Önemli Uyarı!" başlığıyla yaptığı paylaşımda "...Taraflı ve gerçek dışı haberlere değil, yetkililerden gelen resmi bilgi ve açıklamalara yer vermeleri, kanun ve ilke kararlarına uygun yayıncılık yapmaları hususunda gerekli uyarıları yapmış, akabinde de kanunlara uymayan yayıncı kuruluşlarla ilgili ilk Üst Kurul toplantımızda en üst sınırdan program durdurmalara varan müeyyideler uygulamıştık..i ifadeleriyle medyaya adeta gözdağı vermiştir. SZC TV'ye, Ekrem imamoğlu'nun tutuklanması sonrasında İstanbul, Ankara ve izmir'den yaptığı canlı yayınlarda "halkı kin ve düşmanlığa teşvik" ettiği gerekçesiyle 10 gün yayın durdurma cezası verilmiş ve bu cezanın 08.07.2025 tarihinde uygulanacağı duyurulmuştur. Halk TV ise "Sinem Fıstıkoğlu ile Sansürsüz programına konuk olan Atom Mühendisi Prof. Dr. Tolga Yarman'ın açıklamaları gerekçe gösterilerek yine "halkı kin ve düşmanlığa teşvik" suçlamasıyla 10 gün yayın durdurma cezası almış, ancak ceza yargıda yürütmeyi durdurma kararıyla şimdilik askıya alınmıştır. Tüm bunlar yaşanırken, iktidara yakın medya organlarında ise yargılama sonucu belli olmayan, hatta iddianamesi dahi hazırlanmamış dosyalar üzerinden tutuklu siyasiler hakkında masumiyet karinesi ve anayasal haklar hiçe sayılarak tartışmalar yürütülmesine rağmen, herhangi bir yaptırım gündeme dahi getirilmemektedir. Bu ikircikli tavır, bir devlet kurumunun değil, hükümetin bir aygıtı haline gelmiş bir makamın tezahürü olarak değerlendirilmektedir.

Ebubekir Şahin'in ifade ettiği gibi, "Ne Türkiye eski Türkiye, ne RTÜK eski RTÜK." Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye, 2002 yılında 100. sırada yer alırken, 2024 yılında 180 ülke içinde ancak 158. sırada yer alabilmiştir. Oysa Anayasamızın 26. maddesinde 'Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı; resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir", 28. maddesinde ise "Basın hürdür, sansür edilemez.." denilmektedir. Ayrıca 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 7. maddesinde de "Medya organlarına savaş zamanında dahi yayın yasağı getirilemez" hükmü yer almaktadır. Tüm bunlara rağmen ortaya konan "düşman hukuku" anlayışıyla kanallar ya maddi cezalarla zora sokulmakta ya da kapatılarak susturulmak istenmektedir.

RTÜK'ün, iktidarın propaganda araçlarını korurken muhalif sesleri boğmayı amaçlayan uygulamalarının hukuken bir karşılığı olmadığı; verilen cezaların keyfi, siyasi saiklerle ve yetki aşımıyla hayata geçirildiği yönündeki somut bulgular artık bir vakıa haline gelmiştir. Bu sebeplerle, RTÜK'ün kararlarında yetki aşımı yaptığı, hukuka aykırı davrandığı, keyfi ve siyasi gerekçelerle hareket ettiği yönündeki iddiaların araştırılması amacıyla Anayasamızın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ederiz.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
İYİ Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.