İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3135 GÜNDEMDE

Kadınların sağlık ve eğitim başta olmak üzere tüm kamu hizmetlerinde karşılaştıkları ayrımcılığın ortadan kaldırılması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Hüseyin Olan Bitlis · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Kadınlar evde, sokakta, iş yerlerin ezcümle yaşamın tüm alanlarında cinsiyetlerinden, kimliklerinden ve aidiyetlerinden dolayı her türlü şiddet, istismar ve ayrımcılığın hedefindeler. Geçtiğimiz günlerde Düzce ilinde bir lisenin hazırladığı kız öğrencileri hedef alan ayrımcı okul kuralları ve son olarak Konya Meram Devlet Hastanesi'nde bir hekimin, genç bir kadını kıyafetini "uygunsuz" bulduğu gerekçesiyle muayene etmeyi reddetmesi, münferit bir olay değil kadın bedenine, düşüncesine, yaşam biçimine ve varlığına yönelen eril tahakkümün tezahürüdür. Bu ve benzeri olayların hasta hakları, kadınlara yönelik ayrımcılık, tıbbi etik ihlalleri ve kamu hizmetlerine erişim hakkı çerçevesinde araştırılması; kadınların sağlık ve eğitim hizmetlerine eşit ve onurlu erişiminin güvence altına alınması ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesine uygun yapısal önlemlerin geliştirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir meclis araştırılması açılmasını arz ve talep ederiz.

GEREKÇE

Konya Meram Devlet Hastanesi'nde görev yapan bir göz hastalıkları uzmanı hekimin, muayene olmak isteyen genç bir kadını kıyafeti nedeniyle "teşhirci" olarak nitelendirdiği ve muayene etmeyi reddettiği görüntüler kamuoyuna yansımış; olay geniş toplumsal tepkiyle karşılanmıştır. Kadının beyanlarına göre, doktor, kendisine doğrudan "çıplaksınız" demiş ve hastayı odadan çıkarmıştır. Kadına yaşatılan söz konusu şiddet anları kayıt altına alınmış ve sosyal medyada yayılmıştır.

Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt

Hekimin, hastayı kendi kişisel görüşleri doğrultusunda tedavi etmeyi reddetmesi, sağlık hizmetlerinin insan hakları kapsamında taşıdığı kritik önem göz önüne alındığında, kabul edilebilir bir tutum değildir. Özellikle ayrımcılık ya da damgalama gibi gerekçelerle tedaviden kaçınmak, ne tıbbi etikle ne de hukuki ilkelerle bağdaşır.

Bu olay, sadece bireysel bir ayrımcılık vakası değil; kadınların giydikleri kıyafet üzerinden "makbul kadın" dayatmasının, bedenlerinin tahakküm altına alınmak istenmesinin kamusal alana taşınmasının çarpıcı bir örneğidir.

Kadınlara yönelik ataerkil denetim anlayışının sağlık hizmetlerine yansıması ve kadının bedenine, yaşam tarzına, kimliğine saygı göstermeyen bir zihniyetin ürünü olarak, açıkça kadın düşmanlığı barındırması evrensel insan hakları, hasta hakları, hekimlik etiği ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilkelerine aykırıdır.

Hipokrat Yemini ve TTB Hekimlik Meslek Etiği Kuralları, hekimin hasta arasında herhangi bir ayrım gözetmeden sağlık hizmeti sunması gerektiğini açıkça belirtir.

Hekimin bireysel görüşlerini kamu hizmetine taşıması; kadınların kıyafetleri ve yaşam tarzlarının yargılanması, aşağılanması ve sağlık hakkının engellenmesi, tıbbi etik, hasta hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından ciddi bir ihlal teşkil etmektedir. Ayrıca, aynı hekimin geçmişte çocukların evlilik adı altında sistematik istismarını meşrulaştıran açıklamalarıyla kamuoyunun tepkisini çekmiş olması, kadın ve çocuk hakları açısından daha geniş bir değerlendirme yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

Ne yazık ki bu münferit bir olay değil, kadının varlığını "mahremiyet", "ahlak", "gelenek" kisvesi altında denetlemeyi hedefleyen erkek egemen zihniyetin bir ürünüdür. Düzce'de bir lisede yaşanan skandal da aynı zihniyetin farklı bir alandaki tezahürüdür. Düzce Turgut Özal Anadolu Lisesi'nin yeni eğitim dönemi için hazırladığı 18 maddelik "okul kuralları" listesinde, özellikle kız öğrencileri hedef alan ayrımcı maddeler yer almaktadır. Bu iki örnek; sağlık ve eğitim gibi kamusal hizmet alanlarında, kadınların sadece kıyafeti, bedeni ya da yaşam tarzı nedeniyle kontrol altına alınmaya çalışıldığını göstermektedir. Kadınların yaşamın tüm alanlarında, ayrımcılığa, baskıya ve dışlanmaya maruz bırakılması, bireysel bir davranış ya da "istisna" değil; derin, sistematik bir kadın düşmanlığı sorunudur. Nitekim mevcut iktidarın İstanbul Sözleşmesi'nden bir gecede çekilmesi, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 81 ilde okutulan Cuma Hutbesinin içeriği ile kadın bedenini tahakküm altına almak isteme çabası, her gün en az 3 kadının katledilmesi kadın düşmanlığının vardığı noktayı göstermektedir.

Bu bağlamda; kadınların sağlık ve eğitim hizmetlerine eşit ve ayrımcılıktan uzak biçimde erişimini engelleyen uygulamaların açığa çıkartılması, kamu görevlilerinin kişisel "değer" yargılarını, görev alanlarında ayrımcı şekilde kullanmalarının önüne geçecek mekanizmalar belirlenmesi, sağlık ve eğitim başta olmak üzere tüm kamu hizmetlerinde toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten denetim, eğitim ve etik standartların belirlenmesi ve kadınların yaşam tarzı, kıyafeti ya da bedeni nedeniyle kamusal haklardan dışlanmasının, insan haklarına ve Anayasa'ya aykırı olduğu konusunda kurumların net tutum almasını sağlamak amacıyla bir araştırma komisyonu kurulması elzemdir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.