Su yönetim politikasında yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Göllerimizin ve barajlarımızın kurumasına yol açarak, başta tarım ve enerji güvenliği olmak üzere hemen hemen her alanda ülkemize önemli mağduriyetler yaşatan iktidarın uygulamış olduğu su yönetimi politikası konusunda yaşanan sorunların araştırılarak, alınması gereken önlemlerin önceden belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 104 ve 105. maddesi uyarınca Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Mevsim normallerinin çok altında seyreden yağışlar ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kuraklık bu yıl göllerimizi ve barajlarımızı susuz bırakmıştır. İktidar tarafından yıllardır hafife alınarak izlenen su yönetimi politikası göllerimizden sonra bazı barajlarımız da kurutmuş, ülkemizde hemen hemen her ilimizde barajlardaki su seviyesi iyice düşmüş ve kritik seviyeye gelmiştir. İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyükşehirlerimizin yalnızca birkaç aylık içme suyu kalmıştır.
Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt
Kapıya dayanan su krizi nedeniyle birçok ilimizde dönüşümlü olarak su kesintileri başlamıştır. Böylece ülkemiz yıllar sonra su kesintileriyle karşı karşıya kalmıştır. Son 52 yılın en kurak dönemini yaşayan ülkemizde bu yıl, hemen hemen tüm bölgelerde ortalama sıcaklıklar mevsim normallerin üzerinde seyretmiştir. Bu durum, tüm canlıları etkilemiş ve geçmiş yıllardaki uygun iklim şartları, küresel ısınmayla birlikte ortadan kalkmıştır.
Marmara, Ege, Akdeniz, Iç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yağışlar geçen yıla oranla yüzde 12 ila yüzde 20 oranında azalmıştır.
Bu durumu daha önceden öngöremeyen ve su yönetimi konusunda gerekli çalışmaları yapmayan iktidar, sürdürdüğü plansız, programsız uygulamalarıyla ülkemizin göllerinin ve barajlarının kurumasına, ülkemizin her alanda susuz kalmasına çanak tutmuştur. Bu yüzden İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Edirne, Yozgat ve Kastamonu gibi ilerimizdeki barajlarda neredeyse barajlarda su seviyesi yüzde 30'ların altına düşmüş, bazı illerimizde birkaç aylık su kalmıştır. Onlarca göl ile birlikte Bursa'daki Nilüfer barajı ve Uşak'ta küçükler barajı kurumuştur.
Su kaynaklarının korunması tüm canlılar açısından büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde suyun yüzde 77'lik bölümü tarımsal sulamada, geri kalan kısmı da evlerde ve sanayide kullanılmaktadır. Tarımda, modern sulamaya tam anlamıyla ne yazık ki geçilememiştir. Vahşi sulamalar tarımsal alanda kullanılan su miktarını artırmaktadır. Açık sulama kanalları yüzünden yüzde 63 su kaybı yaşanmaktadır. Yıllarca, tarımsal sulamada kapalı boru ve damlama sitemi bir türlü yaygınlaştırılamazken, depolanamayan yağmur sularının boşa gitmesine göz yumulmaktadır. Ayrıca iktidar tarafından bugüne kadar kapsamlı bir su Kanunu bir türlü hayata geçirilememiştir.
Susuz geçen yaz, evde vatandaşlarla birlikte, tarla ve bahçede üretim yapan çiftçileri de vurmuş, yaşanan susuzluktan Mersin, Konya ve tüm Çukurova'da çiftçilerimizin büyük bir kısmı etkilenmiş, susuzluk ve kuraklık tarımsal üretimi artık tehdit eder hale gelmiştir. Çiftçilerimiz zirai don ve doludan sonra bir de kuraklıktan darbe yemiştir.
Ülke genelinde yağışların azalması ve iktidarın yanlış su yönetimi politikalarıyla barajlardaki doluluk oranlarının kritik seviyeye kadar düşmesi yalnızca evlerinde, işyerlerinde, tarlalarında ve bahçelerinde yaşanan su kesintileri nedeniyle yeterince suya ulaşamayan vatandaşlarımızı ve çiftçilerimizi değil, stratejik öneme sahip tarımsal üretimi ve haliyle de tüketicileri de olumsuz yönde etkilemiştir. Kuraklık yüzünden yeterince sulanamayan tahıllar, bitkisel ürünler, meyve ve sebzelerdeki ürün kayıpları ciddi boyutlara ulaşmıştır. odalarımızın tespitlerine göre bazı ürünlerde yaşanan kayıplar, yüzde 5'ten başlayarak yüzde 50, yüze 75 hatta yüzde 100'e varan oranlara kadar yükselmiştir.
Tarımsal sulamada yaşanan bu durum, çiftçilerin kazancı hariç her türlü ürünün fiyatını artırmış, olan yine üreticilere ve tüketicilere olmuştur. Bu durum karşısında tüketiciler gıdaya, meyve ve sebzeye çok daha pahalı fiyatlarla ulaşmaya başlamıştır. Kuraklık ve susuzluk akarsu ve baraj tipi hidroelektrik üretimini de olumsuz yönde etkilemiş ve ülkemizin enerji güvenliği tehlikeye girmiştir. Yine sulama dönemi dışında hidroelektrik santrallerinin elektrik üretimine yönelik olarak hesapsızca bırakılan ve boşa akıtılan sular da üreticinin ihtiyacı olan suyu kullanamamasına yol açmış, günü geldiğinde üreticilere fazla su tüketen bitkilerin ekilmemesi şeklinde çağrılar yapılmıştır.
Bu nedenle, göllerimizin ve barajlarımızın kurumasına yol açarak, başta tarım ve enerji güvenliği olmak üzere hemen hemen her alanda ülkemize önemli mağduriyetler yaşatan iktidarın uygulamış olduğu su yönetimi politikası konusunda yaşanan sorunların araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 104 ve 105. maddesi uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması yerinde olacaktır.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.