İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3252 GÜNDEMDE

Su kaynaklarında yaşanan kuraklığın sebeplerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Aliye Coşar Antalya · CHP ve 21 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ülkemizdeki su kaynaklarında yaşanan kuraklığın sebeplerinin araştırılması, alınacak önlemlerin belirlenmesi amacı ile Anayasanın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederim.

GEREKÇE

Ülkemiz tarihinin en ağır ekolojik krizlerinden birini yaşamaktadır. Ülke topraklarının büyük kısmı "çok şiddetli kuraklık" sınırındadır. Artan sıcaklık ve düşen yağış miktarları nedeniyle göller kurumakta, nehir yatakları daralmakta, yeraltı suları çekilmektedir. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC)'nin 6. Değerlendirme Raporuna göre, Akdeniz Havzası iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek 5 bölgeden biri olarak yer almaktadır.

Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt

Meteoroloji Genel Müdürlüğü açıkladığı Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SPİ) verilerine göre, 2025 yılının Ağustos ayında ülkemizin yarısından fazlası "çok şiddetli" veya "olağanüstü" kuraklık kategorisinde yer almıştır. 2024 yılı verilerine göre ise ülke topraklarının %70'i olağanüstü kuraklık kategorisinde belirtilmektedir.

Türkiye son 50 yılda ortalama 1,6°C ısınmıştır. Bu artış, sadece meteorolojik bir veri değil; plansız sanayileşmenin, fosil yakıtlara dayalı enerji politikalarının ve doğa tahribatının siyasal sonucudur.

Yaşanan bu tablo yalnızca doğanın değil, siyasi tercihlerle şekillenen ekonomik politikalarında sonucudur. Siyasi iktidarın ekonomik büyüme odaklı politikaları, doğayı sınırsız bir talan kaynağı olarak gören anlayışı ve madencilik faaliyetlerinde kontrolsüz büyüme, ülkemizin su kaynaklarını sistematik bir biçimde tüketmektedir.

AKP iktidarının çabası ile 2025 yılında yürürlüğe giren İklim Kanunu, kamuoyuna "yeşil dönüşüm" olarak sunulmuş ancak içerik olarak çevre ve doğayı korumaktan çok başta enerji ve madencilik için yatırım kolaylığı sağlamıştır. İklim Kanunu iklim krizini durduracak bir dönüşüm sağlamaktan ziyade sermaye odaklı *yeşil ekonomi" hedeflerinin aracı hâline gelecektir.

Rant ve talan odaklı madencilik faaliyetleri su kıtlığı çeken bölgelerimizde yeni maden izinlerinin önü açılmaktadır. Yürütülen madencilik faaliyetleri sonucu halkın içme suyu kaynaklarını ve tarımsal sulama alanlarını tehdit etmekte, maden sahalarının çevresindeki su kaynaklarında ağır metal kirliliğine yol açmaktadır. Erzincan İliç'te yaşanan son facia ile resmi açıklamalara göre siyanürlü atığın akarsuya karışmadığı iddia edilse de, bu ve benzeri facialarda temiz su kaynaklarının telafisi mümkün olmayan kirlilik riski bulunmaktadır. Bilimsel veriler ışığında artan nüfusu ve azalan/kirlenen su kaynakları ile Türkiye kişi başına düşen su miktarına göre 2030 yılı itibarıyla su fakiri ülke kategorisine girecektir. Küresel iklim krizi ve küresel ısınmanın yanında, iktidarın siyasi ve ekonomik tercihleri ile birlikte; su kaynaklarımızın azalması/yok olması ve kirlenmesinin nedenleri ile yaşanan susuzluk ve kuraklığın ülkemize etkileri ve alınacak önlemlerin belirlenmesi için meclis araştırma önergesi elzemdir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

22 İMZA
CHP 22

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.