İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4243 GÜNDEMDE

Bingöl'de Cumhurbaşkanı kararıyla orman sınırları dışına çıkarılan alanların tüm yönleriyle incelenerek bu kararın etkilerinin araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Ömer Faruk Hülakü Bingöl · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Bingöl'de AKP iktidarının ekolojik talan politikaları son hızla devam etmekte, orman alanları daraltılması, HES, JES, maden arama faaliyetleri, taş ocakları, baraj projeleri ve çeşitli imar uygulamalarının yarattığı ekolojik, toplumsal ve ekonomik tahribatlar Bingöl'ü adeta yaşanmaz hale getirmektedir. 20 Mayıs 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından binlerce dönümlük ormanlık alanın orman vasfından çıkarılması kararının Resmî Gazetede yayımlanması, söz konusu orman alanlarını yerine yeni yerlerin belirlenerek ormana dönüştürülmesi kararı ne yazık ki rant ve doğa talanının politik bir manevra olarak geçmiş yıllardaki deneyimlerle sabittir. Bu nedenle alınan kararın alınma yöntemi başta olmak üzere tüm yönleriyle tartışılarak yeniden gözden geçirilmesi ve yaratacağı sorunların araştırılarak gerekli çalışmaların yapılması amacıyla TBMM bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulması gerekmektedir.

GEREKÇE

Bingöl, uzun yıllardır iktidarın rant, sermaye ve talan eksenli politikalarının hedefi haline getirilmiştir. Kentte son yıllarda art arda hayata geçirilen HES projeleri, jeotermal enerji aramaları, maden ruhsatları, taş ocakları, baraj projeleri ve imar uygulamalarıyla birlikte Bingöl'ün ormanları, meraları, suyu ve kırsal yaşam alanları sistematik biçimde sermayenin ve rantın kullanımına açılmaktadır.

Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt

Son olarak Bingöl Merkez'e bağlı Aşağıakpınar ve Yenibaşlar köylerinde bulunan 117 dönümlük alanın Cumhurbaşkanı kararıyla orman sınırları dışına çıkarılması, söz konusu doğa talanı politikalarının yeni bir aşamaya geçtiğini göstermektedir. İktidar tarafından alınan bu kararın hangi bilimsel raporlara dayandığı, alanların gelecekte hangi projeler için kullanılacağı, süreçte hangi kurumların ve şirketlerin rol aldığı kamuoyuna açık biçimde paylaşılmamıştır.

Türkiye'de özellikle son yıllarda "orman vasfını yitirmiş alan", "kamu yararı", "yatırım", "enerji ihtiyacı" gibi gerekçeler kullanılarak doğal alanların sermaye lehine tasfiyesi hız kazanmıştır. İktidarın bahane olarak sunduğu gerekçelerin arka planında ise esasen köylerin boşaltılması ve insansızlaştırma, zorunlu göç, tarım ve hayvancılığın çökertilmesi, su kaynaklarının şirketlerin denetimine bırakılması, ekolojik yıkım ve tahribatının büyümesi, bununla beraber yoksullaştırma ve deprem riski altındaki kentte yaşam güvenliğinin yok edilmesi anlamına gelmektedir.

Özellikle Bingöl gibi aktif fay hatları üzerinde bulunan, deprem riski son derece yüksek bir kentte orman alanlarının ve doğal yaşam alanlarının parçalanması gelecek kuşakların yaşam hakkını da tehdit etmektedir. Orman alanları deprem sonrası afet yönetimi, su döngüsü, erozyon kontrolü, iklim dengesi ve hava kalitesi açısından yaşamsal önemdedir. Bu gerçekliğe rağmen AKP'li Cumhurbaşkanı'nın tek bir imzasıyla binlerce dönümlük orman alanının yok edilme kararı verilmektedir.

İktidarın sıklıkla dile getirdiği "başka yerde ağaçlandırma yapılacağı" yönündeki açıklamalar ise bilimsel gerçekliği yansıtmamaktadır. Çünkü doğal orman ekosistemleri toprağı, suyu, canlı yaşamını, iklimi ve bölgesel ekolojik dengeyi birlikte var eden bütünlüklü bir yaşam alanıdır. Yüzlerce yıllık doğal ekosistemlerin başka alanlara fidan dikilerek telafi edilmesinin sanılması büyük bir yanılgıdan ibarettir. Ayrıca söz konusu karar süreçlerinde bölge halkının, meslek odalarının, ekoloji örgütlerinin ve demokratik kitle örgütlerinin görüşleri alınmamaktadır. Tüm kararlar merkeziyetçi bir anlayışla, halk iradesi dışlanarak alınmaktadır. Bu durum demokratik katılım hakkının da açık biçimde ihlalidir.

Tüm bu tartışmaların kamuoyu nezdinde açıklığa kavuşturulması temel bir ihtiyaç olup, gerekli soruşturmaların tüm yönleriyle yapılabilmesi ve ormanlık alanların yıllardır süre gelen yok edilme riskine karşı atılması gereken adımların belirlenmesi için araştırma komisyonu kurulması gerekmektedir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.