İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4355 GÜNDEMDE

Ankara'da düzenlenecek olan NATO Zirvesi nedeniyle gerçekleştirilen bazı güvenlik uygulamalarının etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Gülüstan Kılıç Koçyiğit Kars · DEM Parti ve 1 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ankara'da yapılacak olan NATO zirvesi dolayısıyla şehirde adı konulmamış olağanüstü halin gündeme getirilmesi ve NATO öncesi gözaltına alınıp tutuklanan muhaliflerin protesto haklarının savunulması amacıyla Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), 4 Nisan 1949'da, İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu uluslararası sistemde ABD öncülüğünde kuruldu. Resmi gerekçe, üye ülkelerin ortak savunmasını sağlamak ve olası Sovyet saldırılarına karşı güvenliği tesis etmekti ancak NATO, yalnızca askeri bir savunma örgütü değil; kapitalist dünyanın siyasal, ekonomik ve askeri çıkarlarını korumak amacıyla oluşturulmuş emperyalist bir ittifak olarak gelişti. NATO, özellikle Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, varlık gerekçesini yeniden tanımlayarak Balkanlar, Afganistan, Libya ve dünyanın farklı bölgelerinde askeri operasyonlar yürüttü. ABD ve batılı kapitalist devletlerin küresel siyasal ve ekonomik üstünlüğünü sürdürmek, enerji kaynakları, ticaret yolları ve stratejik bölgeler üzerinde denetimi güçlendirmek, emperyalist müdahalelere askeri meşruiyet kazandırmak gibi, barışı koruyan değil; savaşları, silahlanmayı ve uluslararası gerilimleri besleyen bir askeri blok niteliği Türkiye'nin NATO'ya üyeliği, 18 Şubat 1952 tarihinde gerçekleşse de buradaki en belirleyici rolün 1950 yılında Türkiye'nin Kore Savaşı'na asker göndermesiyle kesinleştiği bilinmektedir. Türkiye'nin NATO üyeliğiyle birlikte ülke, Soğuk Savaş boyunca ABD'nin bölgesel stratejisinin önemli bir parçası haline geldi. Askeri üsler, istihbarat faaliyetleri ve savunma politikaları büyük ölçüde NATO konseptine göre şekillendirildi. Bu süreç, Türkiye'nin dış politikasını yönlendirirken, ülkenin emperyalist güçler arasındaki rekabetin önemli bir cephesi haline gelmesine yol açtı.

Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt

NATO üyeliğiyle birlikte yalnızca dış politika değil, iç siyaset de etkilendi. Güvenlik eksenli yaklaşımlar demokratikleşme süreçlerinin önüne geçti, olağanüstü yönetim anlayışları ve ' militarist politikalar toplumsal yaşam üzerinde belirleyici oldu.

Bugün dünyanın karşı karşıya olduğu temel sorunlar, savaşlar, göç, iklim krizi, yoksulluk ve eşitsizlik ise, bu sorunların hiçbiri askeri blokların genişlemesiyle çözülemez. Tam tersine, silahlanma yarışının derinleşmesi, uluslararası gerilimlerin artması ve kaynakların savaşa ayrılması, halkların ortak geleceğini tehdit etmektedir. Savaş siyasetini derinleştiren askeri blokların rekabeti değil; halkların eşit, özgür ve onurlu yaşamını esas alan yeni bir uluslararası barış düzeninin inşa edilmesi insanlık tarihinin en önemli atılımlarından biri olacaktır. 36.NATO zirvesi 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecektir. Zirve'nin aylar öncesinde şehirde adı konulmamış bir olağanüstü hâl ilan edilmiş, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasaklanmaya, sokaklar boşaltılmaya, her adım başında güvenlik güçleri kimlik sorgulaması yapmaya, kamu çalışanları idari izne çıkarılmaya başlanmıştır. Bunların yanında TBMM de çalışma takvimini NATO zirvesine göre revize etmiş, o hafta çalışmama kararı almıştır.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi, zirve öncesinde birçok siyasetçi, sendikacı, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve yurttaş 23 Haziran 2026 tarihinde sabah baskınlarıyla gözaltına alınmış, 118 kişi tutuklanmış, 24 kişi adli kontrol cezası almıştır. NATO'yu protesto etmek suç olamayacağı gibi tüm yurttaşların en demokratik hakkıdır. İktidar, NATO liderlerine steril bir başkent sunabilmek için Ankara'yı dev bir gözaltı merkezine çevirmiştir. Demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve barışçıl toplantı ve gösteri hakkı anayasal güvenceler altında bulunan temel haklardır. Güvenlik gerekçeleri öne sürülerek bu hakların geniş ve ölçüsüz biçimde sınırlandırılması, zaten yara almış olan toplumsal barışı ve demokratik siyaseti daha da zedeleyecektir.

Birkaç günlük NATO Zirvesi için yapılan harcamaların 12 milyar liraya yaklaştığı bilinmektedir. Halktan fedakârlık isteyenler, emekçilere, emeklilere, gençlere kaynak olmadığını söyleyenler söz konusu zirve olunca milyarları bir çırpıda harcayabilmektedir. NATO liderlerine halkların gerçek yaşamını değil, özenle hazırlanmış bir vitrini göstermek için bu ekonomik kaynaklar kullanılmıştır.

Bu gerekçelerle TBMM, NATO'ya karşı ülkenin her yerinden yükselen protesto seslerine duyarsız kalmamalı, yurttaşların en demokratik hakkı olan protesto hakkını savunmak amacıyla bir araştırma komisyonu kurmalıdır.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

2 İMZA
DEM Parti 2

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.