Basın ve ifade özgürlüğünün önündeki hukuki, idari ve ekonomik engellerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğünün mevcut durumunun, medya kuruluşlarına yönelik kayyum uygulamalarının, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle karşılaştıkları hukuki ve idari müdahalelerin, yayın yasaklarının, erişim engellerinin ve medya kuruluşları üzerindeki ekonomik baskıların araştırılması; basın kuruluşlarının editöryal bağımsızlığının, gazetecilerin çalışma özgürlüğünün ve toplumun haber alma hakkının korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim. "
GEREKÇE
Basın özgürlüğü, demokratik hukuk devletinin temel unsurlarından biridir. Gazetecilerin kamu yararını ilgilendiren gelişmeleri araştırabilmesi, haberleştirebilmesi ve kamuoyuna aktarabilmesi, vatandaşların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşabilmesi bakımından hayati önem taşımaktadır. Anayasa'nın 26, 28 ve 30'uncu maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10'uncu maddesi kapsamında güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğü, kamu gücünün denetlenmesini ve toplumsal meselelerin serbestçe tartışılabilmesini sağlamaktadır. Ancak Türkiye'de son yıllarda gazetecilere yönelik adli işlemler, medya kuruluşlarına uygulanan idari yaptırımlar, yayın yasakları, erişim engelleri ve kayyum atamaları, basın özgürlüğüne ilişkin ciddi sorunları gündeme getirmiştir.
Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye, 180 ülke arasında 163'üncü sırada yer almıştır. Türkiye'nin 2025 yılında aynı endekste 159'uncu sırada bulunması, basın özgürlüğünün uluslararası göstergelerdeki durumunun değerlendirilmesini gerektirmektedir. Gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma ve yargılamalarla karşılaşması, haber kaynaklarının korunmasına ilişkin sorunlar ve kamu yararı taşıyan haberler nedeniyle uygulanan yaptırımlar, basın mensuplarının görevlerini bağımsız biçimde sürdürebilmelerini güçleştirmektedir.
Türkiye'de medya kuruluşlarının yönetimlerine kayyum atanması, son dönemde basın özgürlüğüne ilişkin tartışmaların önemli başlıklarından biri haline gelmiştir. Mart 2025 ile Ekim 2026 arasındaki dönemde Flash TV, Ekotürk TV, Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT, HT Spor, Show Türk, Show Max, TELEİ ve Halk TV gibi televizyon kanalları, farklı adli soruşturmalar kapsamında kayyum yönetimine devredilmiştir. Son olarak 14 Ekim 2026 tarihinde Halk TV'nin merkez binasına polis ekiplerince girilmiş, kanalın yönetimine kayyum atanmış, canlı yayın faaliyetleri durdurulmuş ve çalışanların binaya girişleri engellenmiştir.
Özellikle iktidara yönelik eleştirel yayın politikalarıyla tanınan kuruluşların kayyum yönetimine devredilmesi, muhalif basın üzerindeki siyasi baskılara ilişkin endişeleri artırmaktadır. Kayyum atamalarının ardından yayın akışlarının değiştirilmesi, gazetecilerin görevlerinden ayrılması veya uzaklaştırılması ve yayın faaliyetlerinin kesintiye uğraması, medya çoğulculuğu ve editöryal bağımsızlık bakımından ciddi sorunlar doğurmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133'üncü maddesinde düzenlenen kayyum tedbirinin zorunluluk, ölçülülük ve yargısal denetim ilkelerine uygunluğu ile farklı soruşturmalar kapsamında aynı kişilerin medya kuruluşlarının yönetimlerine getirilmesi, siyasi tarafsızlık ve hukuki güvenceler bakımından araştırılmalıdır. Adli soruşturmaların muhalif yayın kuruluşlarının faaliyetlerini sınırlandıran uygulamalara dönüşüp dönüşmediği açıklığa kavuşturulmalıdır.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından yayın kuruluşlarına uygulanan idari para cezaları, program durdurma ve yayın durdurma yaptırımları da basın özgürlüğü bakımından incelenmesi gereken uygulamalar arasındadır. Özellikle siyasi tartışma programları, haber bültenleri ve kamu görevlilerine yönelik eleştiriler nedeniyle verilen yaptırımların hukuki dayanakları, ölçülülüğü ve farklı yayın kuruluşlarına uygulanan denetim ölçütleri değerlendirilmelidir. Bunun yanında internet haber sitelerine yönelik erişim engelleri, haber içeriklerinin kaldırılması ve sosyal medya hesaplarının kısıtlanması kararları, dijital yayıncılığın geleceği ve toplumun bilgi edinme hakkı bakımından önemli sorunlar oluşturmaktadır.
Basın kuruluşlarının ekonomik bağımsızlığı da yayın özgürlüğüyle doğrudan ilişkilidir. Medya sahipliğinin belirli ekonomik gruplarda yoğunlaşması, kamu kurumlarının reklam ve tanıtım harcamalarının dağılımı, Basın İlan Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklamların tahsis edilmesinde uygulanan ölçütler ve medya kuruluşları üzerindeki ekonomik baskılar, editöryal bağımsızlık açısından incelenmelidir. Gazetecilerin iş güvencesi, basın kartı ve akreditasyon uygulamaları, haber takibi sırasında karşılaştıkları engellemeler ve kamu kurumlarının bilgiye erişim konusunda izlediği yöntemler de bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Türkiye'de basın özgürlüğüne ilişkin sorunların bütüncül biçimde ele alınması, hukuki ve idari uygulamaların gazetecilik faaliyetleri üzerindeki etkilerinin ortaya konulması bakımından gereklidir. Özellikle muhalif yayın politikalarıyla tanınan medya kuruluşlarına yönelik müdahalelerin yaygınlığı, gerekçeleri ve sonuçları ile düzenleyici kurumların tarafsızlığının incelenmesi önem taşımaktadır.
Bu çerçevede Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğünün önündeki hukuki, idari ve ekonomik engellerin tespit edilmesi, gazetecilerin mesleki bağımsızlıklarının ve çalışma güvencelerinin güçlendirilmesi, medya kuruluşlarının siyasi ve idari müdahaleler karşısında bağımsızlığının korunması ve toplumun haber alma hakkının güvence altına alınması için gerekli düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılması gerekmektedir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.