İstanbul'da meydana gelebilecek olası bir depreme ilişkin alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ülke topraklarımızın yüzde 66'si 1. ve 2. derece deprem kuşakları üzerinde olduğu ve nüfusumuzun yüzde 70'ini barındıran büyük kentlerin, büyük sanayi kuruluşlarımızın yüzde 75'inin deprem tehlikesi altında olduğu bilinmektedir. 11 ilde büyük yıkımlara sebebiyet veren ve ülkenin neredeyse. 4 nüfusunu ciddi manada etkileyen 50 binden fazla vatandaşımızın hayatına mal olan 6 Şubat depremi, ülkemizin deprem tehdidi, afetle mücadele ve kentsel dönüşüm konularında içinde bulunduğu ahvali acı bir tecrübeyle öğretmiştir. Aynı minvalde ülke nüfusunun neredeyse dörtte birini barındıran, ciddi bir yapı stoğuna sahip ve 7.5 büyüklüğünde depremin beklendiği İstanbul ilimizle alakalı depreme hazırlık, bütüncül kentsel dönüşümde aciliyet ve özel yasa hazırlanması konularıyla ilgili gerekli çalışmaların tespiti ve uygulanması amacıyla Anayasamızın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 109'inci maddelerine dayanarak Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim. 15.11.2023
GEREKÇE:
İstanbul'daki 1.166.000 binanın büyük bir kısmının deprem riski yüksektir. Uzmanlarca hazırlanan, 7.5 büyüklüğündeki olası bir deprem senaryosuna göre 100 binadan 23'ünde hasar olacağı, 25 milyon ton enkaz oluşacağı, yolların üçte birinin kapanacağı; 194.000 bina orta ve üstü hasar, 48.000 bina ağır ve çok ağır hasar alabileceği, binlerce can kaybı yaşanabileceği, 463 hasarlı içme suyu noktası, 1045 hasarlı atık su noktası ve 355 hasarlı doğalgaz noktasının zarar görebileceği ve kıyı şeridinde bulunan 17 ilçenin de tsunami riski taşıdığı vurgulanmaktadır.
Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt
Olası bir depremde karşı karşıya kalınacak tek sorun çöken binalar ve can pazarı olmayacaktır. Binalardan deprem toplanma alanlarına, ulaşımdan altyapı ve iletişime, barınma sorunundan sağlık hizmetlerine, beslenmeden nüfusun güvenli alanlara tahliyesine kadar İstanbul içinden çıkılması güç sorunlarla yüz yüzedir. Sorunlar açık ve bellidir. Kentlerimizin ve yapılarımızın durumu için çözüm, "Kanal İstanbul" gibi içinde güvenlik dahil pekçok tehdit bulunduran emlak rantı projelerinde ısrar, "İmar Affı gibi akıl almaz girişimler değil, "Siyasi Etik? mimarisinin de içinde yer alan "İmar Rantı Yasası" başta olmak üzere, meseleye bütüncül çözümler sağlayacak özel yasalarla birlikte kamu yönetiminin akılcı, bilimsel karar ve tasarruflarını gerektirmektedir.
İktidar, bu çok boyutlu sorunda bazen belediyeleri bazen de halkı suçlayarak varılacak bir nokta olmadığını görmüş olmalıdır. Meselenin baş sorumlusu, süreci ivmelemesi ve herkes için kolaylaştırması gereken yegane adres öncelikle Merkezi Yönetim, Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı, yani siyasi iradedir.
Hem ülke olarak, hem de İstanbul özelinde içinde kamu ve özel sektörün, STK'ların, vatandaşın olduğu bir seferberliğe ihtiyaç olduğu izahtan varestedir. Felaket kapımızı çalmazdan evvel, el yordamıyla ve kaplumbağa hızıyla ilerlemeyi terkedip, gereken tedbirlerin ve seferberliğin hızlandırılması elzemdir. Konu bir an önce Meclis'in en önemli gündemleri arasında yer almalıdır.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.