Asgari ücretin belirlenmesine yönelik araştırmalar yapılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ekonomik sorunların kronik bir hal aldığı, enflasyonun ve hayat pahalılığının kontrol edilmez noktaya geldiği, emeğin milli gelirden aldığı payın her geçen yıl daha da düştüğü günümüz Türkiye ekonomisinde emekçilerin her geçen gün daha da yoksullaşmasına sebep olmaktadır. İğneden ipliğe gelen süreklileşmiş zamlar nedeniyle yapılan ücret artışları anlamını yitirmekte, emekçiler için yaşamı daha da zorlaşmaktadır. Bu sebeple asgari ücretin insan onuruna yaraşır bir düzeyde belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98"inci ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddelerine göre meclis araştırması açılmasını arz ederiz. dir
GEREKÇE
Türkiye'de ekonomisi yıllardır uygulanan yanlış politikalar ve sermaye yanlısı ekonomi politik anlayış nedeniyle başta enflasyon, işsizlik, bireysel borçluluk, gelir dağılımı ve vergi adaletsizliği gibi kronik sorunlar içerisinde debelenip durmaktadır. Türkiye ekonomisindeki çürüme hali, emekçi halklarımızı büyük bir yoksulluğa ve açlığa mahkum etmiştir. Emeğiyle geçinen milyonlarca yurttaşlar için hayat çok daha zorlu bir hale gelmiştir.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Resmi rakamlara göre 85 milyonu aşkın bir nüfusa sahip olduğu ifade edilen Türkiye*de nüfusun önemli bir çoğunluğu geçimini asgari ücretle sağlamaktadır. Çalışan 32 milyon yurttaşın yaklaşık yarısı asgari ücret almaktadır. 2002'de asgari ücret altında ücret alanların oranı yüzde 24,4 iken 2022'de bu oran yüzde 33,8'e yükselmiştir. Asgari ücretin altında, asgari ücret düzeyinde veya asgari ücretin çok az üzerinde ücret alanların toplam çalışanlar içindeki oranı yaklaşık yüzde 55 olarak hesaplanmaktadır. Dolayısıyla AKP'li yıllarda Türkiye'de asgari ücretle çalışanların oranı yüzde 40 oranında artış göstermiştir.
Türkiye'de asgari ücret artık temel ücret haline gelmiştir. Oysa asgari ücret bizzat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı"na göre verilebilecek en düşük ücrettir. Yani asgari ücret henüz iş hayatına yeni başlamış, herhangi bir deneyimi olmayan emekçilere verilen başlangıç ücretidir. Dünya genelinde de asgari ücret uygulaması bu temelde hayata geçirilmektedir. Örneğin Hollanda'da asgari ücretle çalışanların oranı yüzde 3, Almanya'da asgari ücretle çalışanların oranı yüzde 5, Fransa'da yüzde 8, Bulgaristan'da ise yüzde 14 düzeylerindedir. Türkiye'de çalışan nüfusunun yaklaşık yarısı asgari ücretle çalıştığı hesaba katıldığında Türkiye'de asgari ücret meselesinin sadece asgari ücret alanları değil, bütün ücretli çalışanları ilgilendiren çok önemli bir mesele olduğu ortaya çıkmaktadır. Öte yandan asgari ücret rakamıyla işsizlik maaşı, kıdem tazminatı, GSS primleri, askerlik ve doğum borçlanması, isteğe bağlı sigorta primleri, staj ücretleri, asgari ücretlilerin rapor ücretlerinin de aralarında olduğu birçok kalemde tutarlar değiştiği için asgari ücrette yapılacak zam oranının toplumun büyük bir çoğunluğunu ilgilendirdiği net bir biçimde ortaya çıkmaktadır.
Öte yandan KESK'e bağlı Büro Emekçileri Sendikası tarafından yapılan araştırmaya göre Kasım ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 18 bin 178 lira, yoksulluk sınırı ise 53 bin 108 lira olmuştur. Asgari ücretle çalışan milyonlarca emekçi yoksulluk sınırının yüzde 40 altında bir maaşla açlığa mahkum edilmiştir. Bu da demek oluyor ki Türkiye'de bir "çalışan yoksulluğu" gerçeği vardır.
Hayat pahalılığının her geçen gün daha da arttığı ve enflasyonun resmi rakamlara göre yaklaşık yüzde 62, bağımsız araştırmacılara göre ise yüzde 130"lara vardığı bir ortamda asgari ücretle geçinmek imkansız hale gelmiş, asgari ücretle çalışan milyonların en temel ihtiyaçları dahi karşılaması olanaksız hale gelmiştir. Buna karşılık hem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı hem de Cumhurbaşkanı asgari ücrete yılda sadece bir kez zam yapılacağını ifade etmişlerdir. Her geçen gün iğneden ipliğe zam gelirken, enflasyon sürekli artarken emeğiyle geçinen yurttaşların enflasyon canavarına yem edilmesi, asgari ücretin yılda sadece bir kere yapılacak zamla belirlenmesi asla kabul edilemez.
AKP-MHP iktidarının sermaye yanlısı ekonomi politik tercihleri sebebiyle enflasyon, işsizlik, yoksulluk, borçluluk, geçim sorunu, hayat pahalılığı, sefalet ve açlık sorunu her geçen gün daha da büyümektedir. Neredeyse her gün iğneden ipliğe gelen zamlar nedeniyle yapılan ücret artışları da anlamını yitirmekte, artan hayat pahalılığı yurttaşların alım gücünü gün geçtikçe daha da düşürmektedir. Tüm bu gerekçelerle toplumun önemli bir çoğunluğunun hayatını doğrudan etkilediğinden asgari ücretin inşan onuruna yaraşır bir oranda belirlenmesi ve asgari ücretin Türkiye'de temel ücret olmaktan çıkarılması için bir araştırma komisyonu kurulması elzemdir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.