Turist rehberliğine ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 943 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafıma iletilen bilgide:" Sayın Vekilim, turist rehberliği yasası değiştirilmek isteniyor. Türkçe rehberlik; ülkemizde rehberlik yapabilmek için TC vatandaşı olma şartı vardır. Yaklaşık 14.000 rehber, sadece Türkçe değil, en az 1 yabancı dil bilir. Gerek yabancılarla iletişim, gerekse dış kaynaklara erişim için her sektörde bu şart aranırken, turizmde bu neden önemsenmez? Ayrıca bu rehberlere, bakanlık taban ücretinin 9070'inin layık görülmesi, ucuz ve kalitesiz iş gücü yaratmaya çalışmaktan başka bir şey değildir. Diğer iş kollarından rehberliğe geçişin kolaylaşması; rehber sadece sanat tarihi ve arkeoloji değil, tarih, mitoloji, coğrafya, din, organizasyon, ekonomi, eğitim, grup psikolojisi ve daha birçok dalda bilgi sahibi olmalıdır. Bu nedenle birçok üniversitede 4 yıllık turizm rehberliği bölümü vardır ve her yıl binlerce mezun, eğitim gezileri sonucu başarılı olup mesleğe giriş yapmaktadırlar. Bu yasa, bu gençleri de bir anda değersizleştirip, işsiz bırakacaktır. Otobüste rehber zorunluğunun kalkması; Anadolu turlarında mesafeler uzundur ve ülke hakkında bilgiler bu yolculuklarda verilir, ülkemiz hakkındaki ön yargılar burada değiştirilir. Rehberi otobüsten indirip müze girişine hapsetmek lojistik olarak da mümkün değildir. İzmir'de oturan bir rehber, 2 saat rehberlik yapmak için Efes'e veya Bergama'ya nasıl gider? Zaten alacağı ücret, yol parası ve yemeğe gidecek ise, bu sistemde çalışmanın mantığı nedir? Otobüste rehber yerine yabancı tur lideri veya acenta çalışanının olması; bu kişiler herhangi bir eğitime tabi olmadan rehberin yerine otobüse binecekler, ülke hakkında yalan yanlış bilgiler verip, iftiraya varan açıklamalarda bulunabilecekler ve bunun kontrolü maalesef olamayacaktır. Hanut veya komisyon; turizmin ana amaçlarından biri de ülkeye döviz girişi sağlanmasıdır. Turistik alışverişler, doğrudan ihracat olarak düşünülebilir ve evet, rehber de bu zincirde önemli bir halkadır. Ancak hiçbir rehber, kendi kafasına göre bir mağazaya gitmez. Acentesinin anlaşmalı
TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara olduğu (ki bu mağazalar, sorun olması durumunda tamir, mal değişimi, ücret iadesi gibi garantiler sunarlar) mağazalara gitme zorunluluğu vardır, yoksa rehber bir daha tur alamaz. Bu mağazalar da, rehbere verilen tur programında belirtilir. Rehber buradan bir pay alır ama asıl pay acenteye ödenir. Ülkeye turist getirmeye çalışan acenteleri kollayıp, eksi bakiye ile yabancılara tur imkanı sunan ve bu nedenle mağazadan gelen para ile ayakta kalmaya çalışan kuruluşlara nasıl destek olunabileceği, fahiş ören yeri giriş ücretlerinin acente lehine nasıl düzenlenebileceği fikirlerine kafa yorulması asıl elzem olan konulardır. Kültür elçileri olarak yeşil pasaport beklerken, on binlerce rehber işsiz kalma durumunda." ifadeleri yer almıştır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Yukarıda bahsi geçen iddialar doğru mudur?
Eğer bu iddialar doğruysa bu konu ile ilgili bakanlığınızın yapmış olduğu çalışmalar var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir