Bir vatandaşın adil yargılanmadığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 7 Mart 2024 tarihinde 7/10266 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 145 gün sonra, 30 Temmuz 2024).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Bir vatandaşın adil yargılanmadığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/10266, 7 Mart 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-10266-bir-vatandasin-adil-yargilanmadigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1b3eeb43-b0c2-449b-be06-018e1cc8e80a
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 145 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafıma iletilen mesajda; "*Oğlum Sedat Güvercin (T.C. Kimlik Elazığ I No'lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde kalmaktadır. Sedat Güvercin hakkında Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 07/02/2018 tarih ve 2017/90 esas, 2018/17 karar sayılı dosya kapsamında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etmek suçlamasıyla müebbet hapis cezası verilmiş, yapılan istinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin 28/11/2018 tarih ve 2018/1228 esas, 2018/303 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Söz konusu İstinaf Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusu da Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 04/12/2019 tarih ve 2019/4606 esas, 2019/7590 sayılı kararıyla reddedilmiş, böylece verilen mahkumiyet kararı kesinleşmiştir. Vasisi ve babası olduğum Sedat Güvercinle aynı dosyada yer alan, olay günü aynı yerde bulunan ve delil durumu aynı olan başka bir kişi hakkında Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs suçundan verilen müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından bozulmuş, ilk derece mahkemesi tarafından bozma kararına uyularak sanık hakkında 12 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş, bu karar da Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Bu karar 2023 yılının Kasım ayında verilmiştir. Çok yeni olan bu karar sonrası aynı durumda bulunan kişiler hakkında farklı kararlar ortaya çıkmıştır. Diğer kişi hakkındaki hukuki süreç; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23/02/2017 tarihli ve 2016/116777 soruşturma, 2017/6077 esas sayılı iddianamesinde; başka bir kişinin anayasal düzeni ortan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Mahkemenin 07/02/2018 tarihli ve 2017/90 esas, 2018/17 sayılı kararıyla sanığa isnat olunan suçların kül halinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ile sanığın eylemi yönünden anılan suçtan beraatine dair kurulan hükmün aleyhe istinaf edilmesi üzerine yapılan incelemede mezkur
TBMM Halkla İlişkiler Binası hükmün; sanıkla ilgili silahlı terör örgütü üyeliğine ilişkin yeni delil ortaya çıkması nedeniyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin 03/07/2018 tarihli ve 2018/1541 esas, 2018/169 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini müteakip Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/05/2018 tarihli ve 2018/24164 esas sayılı iddianamesi tanzim edilmek suretiyle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/15 esas sayıyla açılan dosyanın söz konusu dosyayla birleştirilerek yürütülen yargılama sonucunda mahkemenin 01/04/2019 tarihli ve 2018/15 esas, 2019/23 sayılı kararıyla sanığın 5237 sayılı TCK'nin 309/1, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin 25/11/2019 tarihli ve 2019/1716 esas, 2019/1142 sayılı esastan reddine dair kararının Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 16/06/2022 tarihli ve 2021/7927 esas, 2022/3572 karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine dosyanın mahkemeye gönderilmesini takiben sanığın neticeten 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, söz konusu karar Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 02.11.2023 tarih ve 2023/7239 esas, 2023/8423 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Vasisi ve babası olduğum Sedat Güvercin hakkında müebbet hapis cezası verilen dosyada başka bir kişi hakkında beraat kararı verilmiştir. Dosya istinaf aşamasındayken başka bir kişi hakkında dosyaya başka birtakım deliller girdiğinden (bu deliller oğluma müebbet hapis cezası verilmesine gerekçe gösterilen delillerle bire bir aynıdır.) dosya bu sanık yönünden bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. (Bu arada oğlum hakkında verilen müebbet hapis cezası İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.) İlk derece mahkemesi de müebbet verilen diğer sanıklarla aynı pozisyona geldiğini düşünerek başka bir kişi hakkında da müebbet hapis cezası vermiştir. Fakat bu karar Yargıtay tarafından bozulmuştur. Yargıtay başka bir kişi hakkında Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etme suçundan hüküm kurulması gerektiğine karar vererek dosyayı bozmuştur. Bunun üzerine ilk Derece Mahkemesi başka bir kişi hakkında 12 yıl 6 ay hapis cezası vermiştir. Bu karar ise Yargıtay tarafından onanmış ve kesinleşmiştir. Görüleceği üzere Yargıtay sonraki tarihli kararıyla aslında sanıkların Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan cezalandırılması gerektiğine karar vermiştir. Fakat vasisi bulunduğum Sedat Güvercin hakkında verilen müebbet hapis cezası kesinleşmiştir. Hukuka aykırı bu durumun bir an önce ortadan kaldırılması adına CMK 308. Maddede öngörülen sürecin işletilmesi elzemdir. Yargıtay tarafından bu farklılığın ve mağduriyetin ortadan kaldırılmasını talep etmekteyim." ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Yukarıda bahsi geçen ifadeler doğru mudur?
Sedat Güvercin isimli yurttaşın yargılanma gerekçesi nedir?
Sedat Güvercin isimli yurttaşın adil yargılanmadığı iddiası doğru mudur?
Eğer bu iddialar doğruysa aynı suç isnatlarına rağmen yargılanan kişilere farklı cezalar verilmesinin sebebi nedir?
Son 7 yılda adil yargılanma talebiyle bakanlığınıza iletilen başvuru sayısı kaçtır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1397057 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/10266 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
ADALET BAKANLIĞI (>
Mevzuat Genel Müdürlüğü niran div
Sayı :E-56020453-610-307-1704/2535 Konu : Yazılı soru önergesi 3/01/2024
Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/10266 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.
U- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede, istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte, yıllar itibarıyla Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sayılarına ilişkin istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https://www.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.
NI- Elazığ ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla yapılan yazışmalara verilen 22/03/2024 ve 27/03/2024 tarihli cevaplarda; soru önergesinde adı geçen hükümlünün kesinleşmiş mahkumiyet kararı nedeniyle Elazığ I Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alındığı ve hâlen aynı Kurumda barındırıldığı bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan