İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/11657 CEVAPLANMADI

Eski bir Cumhurbaşkanı'nın evinden çıktığı iddia edilen rapora ilişkin

Kaynak göster

Pervin Buldan (DEM Parti), 26 Nisan 2024 tarihinde 7/11657 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Pervin Buldan (DEM Parti, Van). “Eski bir Cumhurbaşkanı'nın evinden çıktığı iddia edilen rapora ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/11657, 26 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-11657-eski-bir-cumhurbaskani-nin-evinden-ciktigi-iddia-edilen-rapora-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/45cbbdd6-06f1-4613-9fc5-018f28c377f4

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 902 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet YILMAZ tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. ?

1990'lı yıllar Türkiye'de faili meçhul cinayetlerin, hukuk dışı operasyonların, köy boşaltmaların ve işkencelerin en fazla yaşandığı dönemlerin başında gelmektedir. Bu dönemde güvenlik güçleri içerisinde hukuk dışı örgütlenmelere gidildiği, birçok itirafçı ve paramiliter yapının operasyonlarda kullanıldığı da bilinmektedir. Özellikle bu örgütlenmelerden JİTEM tarafından kaçırılarak öldürülen Kürt aydınlar, siyasetçiler, iş insanları, gazeteciler, sivil toplum kuruluşu üyelerinin akıbeti faili meçhul olarak kalmış, failleri ortaya çıkarılmamıştır. Devlet destekli bu yapılar, Kürt sorunundan kaynaklı çatışmalı süreci kendilerine paravan yaparak, birçok hukuksuzluğun ve hak ihlalinin uygulayıcısı olmuşlardır. Bu suçlarla bugüne kadar ne hukuki ne de toplumsal olarak yüzleşilmemiş, devlet içindeki bu derin yapılara karşı etkin bir mücadele verilmemiştir. Açılan davalar ya failler hakkında verilen beraat kararlarıyla sonuçlanmış ya da zamanaşımına uğramıştır.

Son olarak 1990'lı yıllarda Ankara'da işlenen 19 faili meçhul cinayete ilişkin 2013 yılında görülmeye başlanan ve eski İçişleri Bakanı ve dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, eski Emniyet Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin ve eski MİT yöneticisi, emekli Albay Korkut Eken'in de aralarında olduğu 18 sanıklı davada istinaf mahkemesi, Abdülmecit Baskın ve Behçet Cantürk cinayetleri yönünden dosyanın zamanaşımından düşmesine, diğer cinayetler yönünden ise beraat kararının yerinde olduğuna hükmetmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Ancak geçtiğimiz günlerde Turgut Özal'ın satılan evinden çıkan ve ardından hurdacıya satılan "gizli" ibareli "Psikolojik Etkinlik Raporu'nda söz konusu Kürt iş adamlarının infazının MGK kararı olduğu ilk kez "resmi" olarak tescillenmiştir. Dönemin MGK''sı tarafından 1992 yılında hazırlanan ve 1993 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a sunulan "gizli" ibareli bu raporda MGK Genel Sekreterliğine bağlı bir birim olan "Toplumla İlişkiler Başkanlığı'nın (TİB) görev alanının ve etkinliğinin nasıl genişletileceği yer almaktadır. Buna göre devlet çapında yürütülecek bu psikolojik harekatta devletin pek çok önemli kurumunun MGK Genel Sekreterliği'ne bağlı olarak çalışan TİB ile koordinasyon içinde çalışmasını sağlamayı amaçlayan yeni bir örgütlenme çizelgesi çıkarılmıştır.

Raporda "...bütün tedbirlere rağmen ülkenin bütünlüğüne kasteden silahlı ve bölücü terör olayları giderek yoğunlaşan ve hatta ülkenin geneline yönelik artarak yaygınlaşan bir nitelik kazanma istidadı göstermektedir" denilerek açıkça söylenmemekle beraber demokratik hukuk devleti kuralları ile PKK ile mücadele edilemediği itiraf edilerek, hukuk dışı yeni yöntemlere başvurulacağının sinyalleri verilmiştir. Türkiye'nin siyasi kaderini belirleyen bu raporda, Jandarmaya "Mahalli şartlara uygun olarak aşiret reislerinin nüfuzlarını kırarak, devlet otoritesini sağlamak.", "Örgüte destek sağladığı bilinen iş adamlarına karşı özel tedbirler uygulamak" gibi psikolojik savaştaki en önemli görevler verilmiştir. Bu rapordan hemen | yıl sonra 1994 yılında Kürt iş adamlarına yönelik faili meçhul cinayetlerin art arda işlenmesinden, Jandarmanın iş adamlarına nasıl bir özel tedbir uyguladığı anlaşılmaktadır. Bugün ortaya çıkan resmi nitelikteki bu "Psikolojik Etkinlik Raporu" ile yıllardır sadece sözlü ifadelere dayandırılan bu listenin varlığına ilişkin şüpheler tamamen ortadan kalkmıştır.

Sadece faili meçhul cinayetler değil, köy boşaltmalardan, tüm hak ihlallerine kadar süregelen hukuksuz ve keyfi uygulamalardan anlaşılacağı üzere bu raporda yazılanlar harfiyen uygulanmış; sonuçları telafisi mümkün olmayan büyük yaralar açmıştır. Devlet içindeki bu derin yapılarla etkin mücadele etmedikçe, sorumlular ve failler cezasız bırakıldıkça faili meçhul cinayetler, yargısız infazlar, işkenceler, hak ihlalleri yani bu büyük yaralar hiç bitmeyecektir. Bu konuda kamuoyunu tatmin edici bir sürecin işletilmesi ve bu tarz ağır insan hakları ihlali faaliyetlerini önleyici hukuki ve siyasi mekanizmaların kurulması ve bu yapılanmalarla etkin bir mücadele hayati bir öneme sahiptir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmadığı gerçeğinden hareketle, yeni ortaya çıkan ve ağır insan hakları ihlalleri/suçlarının talimat belgesi niteliğinde sayılabilecek "Psikolojik Etkinlik Raporu" da delil kabul edilerek hukuksuzluk politikalarının, faili meçhul cinayetlerin ve işkencelerin sorumlularının açığa çıkartılması amacıyla herhangi bir çalışmanız var mıdır?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir