İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/13224 GEÇ CEVAPLANDI · 43 GÜN

Diyanet İşleri Başkanlığının organizasyonu dışında Mekke'ye giden vatandaşların karşılaştıkları olumsuz durumlara ilişkin

Kaynak göster

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 24 Haziran 2024 tarihinde 7/13224 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 43 gün sonra, 6 Ağustos 2024).

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Diyanet İşleri Başkanlığının organizasyonu dışında Mekke'ye giden vatandaşların karşılaştıkları olumsuz durumlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/13224, 24 Haziran 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-13224-diyanet-isleri-baskanliginin-organizasyonu-disinda-mekke-ye-giden-vatandaslarin-karsilasti (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/edd3ffe4-c710-4516-a7a8-01904f21019a

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 43 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 36 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tarafıma iletilen bilgide "Babamın annemin de içinde olduğu 10 kişilik bir grup merkezi Bitlis'te bulunan bir şirket ile Bitlis'ten İstanbul'a, İstanbul'dan 7 Mayıs Salı günü hacca gittiler. Orada bir otelde konaklayarak hac için dini vazifelerini yerine getirdiler. Ancak geçtiğimiz hafta polis oteli basarak babamın da içerisinde olduğu grubun bir kısmını, yaklaşık 1,5 saatlik bir mesafeye götürerek bir köyde bırakılmışlar. Aynı gün şirket araç göndererek otele geri getirmiştir. Ancak dönüş yolu oldukça zorlu olmuştur. Çünkü bu yol yamaç ve oldukça tehlikeli bir yolmuş. Otele vardıktan iki gün son gece yarısı otel bir kez daha polis tarafından basılmıştır. Şiddet yoluyla hepsi bir kez daha gözaltına alınmıştır. Kapıları geç açanların otel odalarının kapıları kırılmıştır. Bu esnada hepsi tartaklanma gibi fiziksel şiddete varan bir muameleye maruz kalmışlar. Nitekim annem yere düştüğü için otelde bırakılmıştır. Diğer 9 kişi araca bindirilerek Cidde'ye bağlı oldukları ileri sürülen bir yere götürülmüşlerdir. Hepsi yaşlı, sağlık sorunları olan ve ilaç kullanan kişilerdir. Ancak ilaçlarını dahi yanlarına alamamışlardır. Babam şeker hastası olduğu, her sabah ve akşam iğne yaptığı halde bugün itibarıyla üç gündür (6 seanstır) ilacını alamamış ve iğnesini yapamamaktadır. Ulaştığımız şirket yetkilisi yıllardır bu şekilde şirket yoluyla hacı götürdüklerini ilk defa bu muameleye maruz kaldıklarını aktarmıştır. Halihazırdı götürülen yerde tutulmaktadırlar. Ne annem, babam ne de giden akrabalarımız, bu muameleye neden maruz kaldıklarını bilmektedir. Şirket de benzer şekilde TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara net bilgi vermemektedir. Etraftan duyduğumuz kadarıyla turistik vize sahibi olmuş olmaları (Şirket gidene kadar pasaportları aldığı için bundan da emin değiliz) buna gerekçe gösterilebilir denilmektedir. Turistik vize almış olmaları dolayısıyla bu şiddet meşru gösterilemez. Nitekim turist vizesiyle hac mümkün değilse şirket neden turist vizesi almıştır? Yine eğer bu tarihte orada bulunmaları yasaksa neden kendilerine vize verilmiştir. Şirket ne anneme-babama ne de gruptaki hiçbirine turistik vize olduğu için başınıza bunlar gelebilir şeklinde bir bilgi vermemiştir. Hiçbir aşamada ne şirket ne de Arabistan'dan bir yetkili anneme, babama ve diğer akrabalarımıza bu konuda bilgi vermemiştir. En büyük hayalleri hacı olmak olan bu yaşlı ve çoğu kronik hastası olan insanların sağlık sorunlarıyla beraber halihazırda en büyük korkuları cuma akşamı Arafat dağına çıkamamak ve hacı olamamaktır. Dilini bilmedikleri, tanımadıkları, beslenme, uyku düzenlerinin bozulduğu; ilaçlarını dahi alamadıkları bir ülkede başlarına ne geleceğini bilmeyecek halde korku ve kaygı içinde yardım beklemekteler. Hac yapmak üzere çıktıkları yolda hacı olmadan geri gelme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Ayrıca götürüldükleri yerde internet olmadığı için anneme ve babama ulaşamıyoruz. İlaçlarını almaları, güvenli bir yerde kalmaları ve 36 gündür hacı olmak için gittikleri kutsal topraklarda haclarını yaparak dönmeleri için acil önlem alınması amacıyla gereğinin yapılmasını talep ediyoruz. Suudi Arabistan'da hac vazifesi için acenteler tarafından alınan turistik vize ile giden 200 bin vatandaş Suudi yetkililer tarafından hac vizesi alınmadığı için hac görevlerini yerine getirmemektedir." ifadeleri yer almıştır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Hac amacıyla turistik vize ile Suudi Arabistan'a götürülen vatandaşlarımızın durumu hakkında bilginiz var mıdır? Bu kişilerin güvenliği ve sağlık durumlarıyla ilgili hangi önlemler alınmaktadır?

  2. Turistik vize ile hacca gitmenin mümkün olmadığı biliniyorsa, bu kişilere neden turistik vize verilmiştir? Hac turizmi düzenleyen acenteler bu konuda yeterince denetlenmekte midir?

  3. Suudi Arabistan'da hac vazifesi için turistik vize ile giden ve benzer muameleye maruz kalan başka vatandaşlarımız var mıdır? Bu kişilerin durumu hakkında ne gibi adımlar atılmaktadır?

  4. İddiada yer alan grup üyelerinin sağlık sorunları ve ilaç ihtiyaçlarının karşılanması için ne gibi önlemler alınmaktadır? Bu kişilerin güvenli bir şekilde hac vazifelerini yerine getirmeleri sağlanacak mıdır?

  5. Turistik vize ile hacca giden kişilerin yaşadığı bu tür mağduriyetlerin tekrar yaşanmaması için ne tür düzenlemeler yapılacaktır? Bu tür olayların önüne geçmek için hangi tedbirler alınacaktır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·

Hac veya umre yapmak üzere Suudi Arabistan'a gidecek vatandaşların ziyaretlerini sağlık ve güvenlik şartları içinde, hizmet talep edenlerin hakları korunacak şekilde yapmalarını sağlamak ve ibadetlerini usulüne uygun biçimde ifa etmelerine yardımcı olmak amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı ve anılan Başkanlığın denetim ve gözetimi altında ilgili mevzuat gereği uluslararası her türlü seyahat hizmetleri verme yetkisini haiz seyahat acenteleri tarafından hac ve umre seferleri düzenlenmektedir.

10/12/1999 tarihli ve 99/13919 sayılı Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, tahsis edilen hac kontenjanının 6601 Diyanet İşleri Başkanlığı, 9640'1 Diyanet İşleri Başkanlığı ile sözleşme imzalayan seyahat acenteleri tarafından kullanılmaktadır.

Diyanet İşleri Başkanlığı, hac mevsimi öncesinde organizasyonda görevlendirilen kafile başkanı, din görevlisi ve ekip personeline yönelik yaptığı tüm eğitim seminerlerinde, ayrıca sosyal medya, televizyon ve radyo kanalları üzerinden konu ile ilgili paylaşımlar yapılmak suretiyle; Suudi Arabistan'ın resmi hac kontenjanı dışında ülkelerine giriş ve çıkışlar için verilen tüm vizeleri hac mevsimi dışında kullanılmak üzere verdiği, farklı yollarla hacca götürülmek istenen vatandaşlara vaatte bulunan yetkisiz ve uygulama dışı davranan kişilere de itibar edilmemesine ilişkin olarak gerekli uyarılar yapılmaktadır.

Belirlenen kontenjanın dışında farklı vizelerle Suudi Arabistan'a giden vatandaşlarla ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanlığının herhangi bir yetkisi ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Vizelerin kullanımına ve uygulanmasına ilişkin hususlar, Suudi Arabistan tarafından belirlenmektedir.

Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı ile sözleşme imzalamış ve hac ve umre seyahati düzenleme yetkisi bulunan seyahat acentelerinin denetimi Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılmaktadır.

Telefon No : (0312)525 55 55 Fax : (0312) 525 5831

Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir