İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/14809 GEÇ CEVAPLANDI · 78 GÜN

6 Temmuz 2024 tarihinde Batman'ın Gerçüş ilçesinde gözaltına alınan bazı kişilere ilişkin

Kaynak göster

Gülcan Kaçmaz Sayyiğit (DEM Parti), 30 Temmuz 2024 tarihinde 7/14809 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 78 gün sonra, 16 Ekim 2024).

Gülcan Kaçmaz Sayyiğit (DEM Parti, Van). “6 Temmuz 2024 tarihinde Batman'ın Gerçüş ilçesinde gözaltına alınan bazı kişilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/14809, 30 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14809-6-temmuz-2024-tarihinde-batman-in-gercus-ilcesinde-gozaltina-alinan-bazi-kisilere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/523c7cbc-a6d4-40e4-8c2e-019107c41344

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 78 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç

Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Gülcan KAÇMAZ SAYYİĞİT Van Milletvekili

Gerekçenin tamamını göster (15 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Batman'ın Gercüş ilçesine bağlı Dereiçi köyünde 6 Temmuz'da yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 14 kişinin tamamı 9 Temmuz'da serbest bırakıldı. Yurttaşların ilk gözaltı sürecinde avukat görüş kısıtlılığı getirilmiş ve karar avukatlara gösterilmeden avukatlar müvekkilleriyle görüştürülmemiştir. Gözaltı sürecinin dördüncü gününde savcılık ifadesi alınmadan 11 kişi tutuklanma, 3 kişi de adli kontrol talebiyle hakimliğe sevk edildi. Dosyadaki kısıtlılık kararı nedeniyle de etkin bir savunma yapılmamış olmasına rağmen hakimlik yurtdışına çıkış yasağıyla tüm yurttaşların serbest bırakılmasına karar verdi. Serbest bırakma kararı suçun yasal unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle alındı.

Ancak serbest bırakılan 14 kişiden Emine Kaya (54), Nezete Bölek (58), Sare Kaya (59), Habib Kaya (61), İsa Gitmez (60), Nedim Kaya (62), Yusuf Bölek (68), Zübeyir Şimşek (41) ve muhtar Murat Gelir (24) hakkında savcılığın itirazı üzerine yakalama kararı çıkarıldı. Bunun üzerine 13 Temmuz günü Batman Adliyesi'ne gelen yurttaşlar hakkında aynı gün tutuklama kararı verildi. Üç günlük süre içerisinde dosyaya giren yeni bir delil olmamasına rağmen tutuklama kararı tamamen savcılığın itirazı üzerine verildi.

Haklarında tutuklama kararı verilen 54 yaşındaki Emine Kaya, 58 yaşındaki Nezete Bölek ve 59 yaşındaki Sare Kaya, Batman M Tipi Kapalı Cezaevi'ne götürülmüş, aralarında üç annenin eşinin de bulunduğu altı kişi ise Beşiri T Tipi Kapalı Cezaevine götürülmüştür. Emine Kaya'nın Nusaybin Devlet Hastanesi tarafından verilmiş olan yüzde 71 oranında engelli raporu bulunurken, Nezete Bölek ve Sare Kaya'nın da kronik rahatsızlıkları bulunmaktadır. . O Batman M Tipi Kapalı Cezaevi'ne götürülen ve ilerleyen yaşları nedeniyle kronik rahatsızlıkları bulunan üç anne, cezaevi girişinde kötü muamele ve hak ihlalleri ile karşı karşıya kalmıştır. Cezaevine ilk girişte annelere, çıplak arama adı altında tüm kıyafetlerini çıkartmaları dayatılmıştır.

25 Temmuz günü Batman Milletvekilimiz Zeynep Oduncu, hem Batman M Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan üç anne hem de Beşiri T Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki 6 yurttaşla görüşme gerçekleştirmiştir. Görüşmede anneler maruz kaldıkları ihlalleri anlatmışlardır. Annelere cezaevi girişinde "prosedür gereği" denilerek çıplak arama yapmaları gerektiği söylenmiş, ilk defa tutuklandıkları için de gardiyanların 'Prosedür gereği yapmak zorundayız' sözleri üzerine annelerimiz çıplak bir şekilde aranmışlardır. Görüşmede anneler, "Biz bu halimizden utandık. Soyunurken utandık. Çünkü biz bu yaşımıza kadar böyle bir şey görmemiştik. Ben evde kolumu dirseğime kadar sıyıramazken maalesef bugün soyunmak zorunda kaldık, kıyafetlerimiz arandı" demişlerdir. Anneler, cezaevine giriş işlemleri sırasında da saatlerce bekletilmiş, daha sonra koğuşa alınmışlardır.

Annelere ilk gün yiyecek olarak sadece üç kuru ekmek verilmiş başka da bir yiyecek verilmemiştir. Yine annelere cezaevine girdikleri ilk gün daha önce kullanılmış ve dezenfekte edilmeden verilmiş olan battaniye ile sünger verilmiş, temiz battaniye ve sünger talepleri günler sonra karşılanmıştır. Cezaevi kantininden karşılamak istedikleri ihtiyaçları temin edilmemiştir. Okuma yazma bilmeyen annelere ihtiyaçlarının temini, dilekçe ile talepte bulunma zorunluluğuyla keyfi olarak engellenmiştir.

Beşiri T Tipi Kapalı Cezaevi"nde tutulan Yusuf Bölek'in (68) tek başına yaşamını idame ettiremeyecek derecede hasta olduğu yerinde gözlemlenmiştir. Bölek'in kronik rahatsızlıklarının yanı sıra çok ciddi sağlık sorunları bulunmaktadır. Öyle ki tutuklanmadan önce de yatalak bir durumda olmasına rağmen hakkında tutuklama kararı verilmiştir. Cezaevinde birlikte kaldığı kişilerin aktarımlarından da ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı, koğuştaki diğer kişilerin desteğiyle ihtiyaçlarını karşıladığı öğrenilmiştir. Ayrıca Bölek, 26 Temmuz günü kaldığı koğuşta fenalaşması üzerine hastaneye sevk edilmiş, buradaki muayenesinin ardından yeniden cezaevine götürülmüştür. Hakkında "cezaevinde kalamaz" yönünde rapor alınması için başvuru yapılmış, ancak bu başvuru da henüz sonuçlanmamıştır.

Üoy

Tutuklanan yaşlı yurttaşların tamamının ağır romatizmal hastalık, şeker, tansiyon, kalp yetmezliği gibi rahatsızlıkları bulunmaktadır.

Bu bağlamda;

Kronik hastalıkları bulunan ve yaşlılık nedeniyle cezaevinde kalma koşulları daha da zorlaşacak olan kişiler için neden adli kontrol tedbirleri uygulanmamaktadır?

Tutuklama bir tedbir değil de neden cezalandırma yöntemi olarak kullanılmaktadır?

Soruşturma aşamasında yasal koşulları oluşmadığı halde otomatik bir şekilde dosyanın kısıtlanması kararları neden alınmaktadır?

Tutuklu hasta ve yaşlı mahpusların tahliyelerini engelleyerek onların sağlık ve yaşam hakkını ihlal eden uygulamalarla ilgili bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

Hasta mahpusların hastaneye sevk ile Adli Tıp Kurumu'na sevk süreçlerinin hızlanması için girişimde bulunacak mısınız?

Kısıtlama kararları savunma hakkını ihlal ettiğine göre Anayasa'ya aykırı bu kanun maddesi ve uygulaması konusunda Bakanlığınız bir girişimde bulunmayı düşünüyor

SORULAR

  1. Çıplak arama uygulaması Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası sözleşmelere aykırı değil midir?

  2. Çıplak arama dayatmasıyla ilgili bugüne kadar Bakanlığınıza kaç şikâyet iletilmiştir?

  3. Bu şikayetlerle ilgili ne tür çalışmalar yapılmıştır?

  4. Yukarıda anlatılan çıplak arama sebebiyle kişilere kötü muamelede bulunan kamu görevlileri hakkında soruşturma açılmış mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1473941 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14809 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü Tan

Sayı :E-56020453-610-1076-4947/6898 a, Konu : Yazılı soru önergesi 19/42/2024

Sayın Gülcan KAÇMAZ SAYYİĞİT Van Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14809 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Tutuklama nedenleri" kenar başlıklı 100. maddesinin birinci fıkrasında, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebileceği, işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik -tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemeyeceği,

2- "Tutuklama kararı" kenar başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında, soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafindan, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verileceği; bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterileceği ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlere yer verileceği; ikinci fıkrasında, tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda, kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerinin varlığını, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını gösteren delillerin somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterileceği,

3- "Cumhuriyet savcısının tutuklama kararının geri alınmasını istemesi" kenar başlıklı 103. maddesinin birinci fikrasında, Cumhuriyet savcısının, şüphelinin adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hâkiminden isteyebileceği; hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafiinin de aynı istemde bulunabileceği,

4- "Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri" kenar başlıklı 104. maddesinin birinci fıkrasında, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanığın salıverilmesini isteyebileceği; ikinci fıkrasında, şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verileceği; bu kararlara itiraz edilebileceği; üçüncü fıkrasında, dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap, gov.tr adresinden XDSİPLS - 711T/Po - z*te Fg85 - IcAlbA- ileerişebilirsin

Mevzuat Genel Müdürlüğü lr ne vize v salıverilme istemi hakkındaki kararın, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verileceği; bu kararın re'sen de verilebileceği,

5- "Tutukluluğun incelenmesi" kenar başlıklı 108. maddesinin birinci fıkrasında, soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından 100. madde hükümleri göz önünde bulundurularak, şüpheli veya müdafii dinlenilmek suretiyle karar verileceği; ikinci fıkrasında, tutukluluk durumunun incelenmesinin, yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde şüpheli tarafından da istenebileceği; üçüncü fıkrasında, hâkim veya mahkemenin, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da birinci fıkrada öngörülen süre içinde de re'sen karar vereceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Değinilen hükümler çerçevesinde, şüpheli veya sanığın tutuklanmasına, tutukluluğunun devamına ve tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmesine ilişkin kararlar, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilmektedir.

N- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri,; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

Mevzuat Genel Müdürlüğü KM vaz vu

NI- Arama, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

IV- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Hlazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

V- 5275 sayılı Kanunun; .

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkâmlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda

Mevzuat Genel Müdürlüğü TME muz vu bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fikrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fikrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fikrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

VI Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.

VÜ- Batman Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 26/08/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçenler hakkında başlatılan soruşturmanın devam ettiği,

B) Batman M Tipi ve T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

C) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden XbSİPLS - 71 17/Po - zte Fg65 - IcâlbA- ilk erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 5 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir