Tutukluların cenazelerine kötü muamelede bulunulduğu iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 19 Ağustos 2024 tarihinde 7/15662 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 126 gün sonra, 23 Aralık 2024).
Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Tutukluların cenazelerine kötü muamelede bulunulduğu iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15662, 19 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15662-tutuklularin-cenazelerine-kotu-muamelede-bulunuldugu-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/aad3a69d-c1fa-4978-8468-019174c1ac5d
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 126 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Son dönemde Türkiye cezaevlerinde hayatını kaybeden tutukluların cenazelerine yönelik kötü muamele iddiaları, insan hakları ihlallerinin ne denli ciddi boyutlara ulaştığını gözler önüne sermektedir. Özellikle Şefik Esen'in cenazesine yapılan muamele, bu durumun son derece vahim örneklerinden biridir. Şefik Esen, Afyon Bolvadin T Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulurken Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi gördükten sonra hayatını kaybetmiştir. Cenazesi ailesine açık yaralarla ve gerekli tıbbi müdahaleler yapılmadan teslim edilmiştir. Cenazenin açık yaralarının uygun şekilde müdahale edilmemesi, kötü muamele yasağının ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Bu durum kamuoyunda büyük infial yaratmış, insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları tarafından kınanmıştır. Bu tür olaylar, insan onuruyla bağdaşmamakta ve cenazelere yapılan kötü muameleler, ölen kişinin haysiyetini ve onurunu zedelemektedir. Ayrıca, cenazeye yapılan kötü muameleler, aileler için işkence ve travma yaratmakta; aileleri ve cenazeleri cezalandırma amacı taşımaktadır. Bu tür uygulamalar, hem ulusal hem de uluslararası insan hakları standartlarına aykırıdır ve toplum vicdanında derin yaralar açmaktadır. il
Aynı şekilde, diğer tutukluların cenazelerine yönelik kötü muamele iddiaları da artmaktadır. Bu iddialar, cenazelerin tahrip edilmesi, ailelere geç teslim edilmesi, dini ve kültürel ritüellere saygı gösterilmemesi gibi birçok insan hakları ihlalini içermektedir. Bu nedenle, cezaevlerindeki cenaze işlemlerinin insan onuruna yakışır bir şekilde gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Son beş yıl içerisinde cezaevlerinde hayatını kaybeden tutukluların sayısı nedir? Bu ölümlerin yıllara göre dağılımı nasıldır?
Hayatını kaybeden tutukluların cenazelerine yapılan kötü muamelelerle ilgili olarak kaç soruşturma başlatılmıştır? Bu soruşturmaların sonuçları nelerdir?
Şefik Esen'in cenazesiyle ilgili olarak başlatılan herhangi bir soruşturma var mıdır? Varsa bu soruşturmanın detayları ve sonuçları nelerdir?
Cenazenin açık yaralarla ve uygun şartların sağlanmaması suç değil midir? Cezaevlerinde hayatını kaybeden tutukluların cenazelerinin ailelerine teslim edilme sürecinde yaşanan aksaklıklar ve kötü muamele vakalarını önlemek amacıyla Bakanlığınız tarafından alınan önlemler nelerdir?
Daha önce defalarca yaşanan bu tür olayların önlenmesi için ölü bedenlerine işkence uygulamalarını engellemek adına ne tür tedbirler alınacaktır?
Tutsak cenazelerine yönelik kötü muamele iddialarını önlemek için cezaevi yönetimlerine ve personeline yönelik verilen eğitimler nelerdir? Bu eğitimlerin içeriği ve süresi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Cezaevlerinde hayatını kaybeden tutukluların cenazelerine yönelik kötü muamele iddialarının önlenmesi amacıyla Bakanlığınızın sivil toplum kuruluşları ve insan hakları örgütleri ile yaptığı iş birliği çalışmaları nelerdir?
Bakanlığınız, cezaevlerinde hayatını kaybeden tutukluların cenazelerine yönelik kötü muamele iddialarını uluslararası normlar ve insan hakları standartlarına uygun olarak incelemek ve denetlemek amacıyla bağımsız bir komisyon veya izleme mekanizması kurmayı planlamakta mıdır?
Cezaevlerinde tutukluların cenazelerine yönelik kötü muamele iddialarının önlenmesi için Bakanlığınızın belirlediği somut eylem planları nelerdir?
Cenazeler, yakınları için kutsal nitelikte olup bu kutsallara hakaret gerçekleştiren fiiller, ailelerin manevi duygularına yönelik bir suç olup, bu suçlara dair yaptırım uygulanmamasının izahı nedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1488487 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Muş Milletvekili Sümeyye Boz tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15 662 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. TN
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
ADALET BAKANLIĞI TİE MAREA le Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1242-5944/824$ Konu : Yazılı soru önergesi de HİZ, (2024
Sayın Sümeyye BOZ Muş Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15662 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
ILI- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fikrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
Mevzuat Genel Müdürlüğü
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
C) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fikrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfir-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.
IV- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; ceza infaz kurumlarında görevli personelin, Anayasa ve diğer ulusal mevzuat ile taraf olunan uluslararası sözleşmelere uygun olarak görevlerini ifa etmeleri için her yıl hazırlanan eğitimlerde meslek öncesi ve meslek içi eğitim programlarına katıldıkları, bu programlarda insan haklarına ilişkin olarak teorik bilginin yanında davranışa dönüştürülebilecek bilgi ve beceri kazandırılmasının da hedeflendiği anlaşılmıştır.
V- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine âittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138, maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
VE Bolvadin Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 13/09/2024 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Bolvadin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken sağlık nedeniyle 21/05/2024 tarihinde Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna misafir hükümlü olarak nakledildiği, adı geçenin Eskişehir Mevzuat Genel Müdürlüğü
Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi gördüğü sırada hayatını kaybettiği, adı geçenin cenazesinin mevzuata uygun şekilde babasına teslim edildiği, cenazenin defin işlemleri hususunda yürütülen bir soruşturmanın bulunmadığı,
B) Adı geçenin vefatı ile ilgili Kurum personelinin ihmalinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak başlatılan adli soruşturmanın devam ettiği,
C) Kurumlarda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir. — Bilgilerinize sunulur.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan