Bazı kadın hastaların tahlil sonuçlarının yakınlarına gönderilmesine ilişkin
Kaynak göster
Deniz Demir (CHP), 2 Eylül 2024 tarihinde 7/15866 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 70 gün sonra, 11 Kasım 2024).
Deniz Demir (CHP, Ankara). “Bazı kadın hastaların tahlil sonuçlarının yakınlarına gönderilmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15866, 2 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15866-bazi-kadin-hastalarin-tahlil-sonuclarinin-yakinlarina-gonderilmesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/854627bf-1abb-4c4c-8b33-0191b7fdbe4d
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 70 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 66 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Kemal Memişoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
) 4 emir
Sağlık sistemindeki açık, tepkilere neden olurken kadınları da mağdur etmektedir. Devlet hastanelerinin kadın doğum polikliniğinde tedavi gören kadınların yaptırdığı işlemler babalarına MHRS yoluyla iletilmiştir. Kayıtlarda kendi telefon numaraları olan evli kadınların bile sonuçları babalarına iletilirken avukatlar bunun KVKK kapsamında bir suç olduğunu ifade etmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Birgün"den İlayda Kaya'nın haberinde göre; 27 yaşındaki Sema T., gittiği Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'nde ultrason çektirmiştir. Tek başına yaşayan Sema T.'nin işlemlerinin ardından tüm hastane ve MHRS kayıtlarında kendi numarası olmasına rağmen bilgi mesajı kendisine değil babasının telefon numarasına iletilmiştir. Kendisine bilgi dahi verilmediğini kaydeden Sema T., yaşadıklarını şöyle anlatmıştır: "Kadın hastalıkları kapsamında yaptırdığım tahliller babama yollandı. Bu bir suç. Bu yurtdışında yaşansa tepkiyle karşılanırdı. Hatta hastaneye dava bile açılırdı. Eğer ailemden baskı gören bir kadın olsaydım doktora dahi gidemezdim."
Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'ne giderek ultrason çektiren evli ve reşit olan B. de yaşadıklarını sosyal medya hesabından şu sözlerile anlatmıştır: "Sigortamı kendim ödüyorum, acil durum numaramda ise eşim kayıtlı. İnanır mısınız bunların hiçbiri benim hakkımdaki bilginin benim dışındaki birine verilmesi için geçerli değil."
Uygulamanın KVKK kapsamında suç ve yaşananın bir hak ihlali olduğu açıkken hastaların kişisel bilgileri izinleri dışında diğer aile üyeleri ile paylaşılmaktadır. Türk Tabipleri Birliği tarafından yapılan açıklamada ise hasta hakkının ihlal edildiği kaydedilerek "MHRS sisteminde birinin numarası kayıtlıysa mesaj gidebilir. Sistemde hiç numarası yok ise bu hasta mahremiyetinin ihlaline girer. Daha önce de böyle örnekler olmuştu. Kadın bir test yaptırdığında yakınına mesaj gönderildi. MHRS üzerinden böyle mesajlar kimi zaman atılabiliyor. Bu takip edilmeli" denilmiştir.
Bu çerçevede;
I- Haberde yer alan iddialar doğru mudur? MHRS sisteminde hastaların kendi numaraları kayıtlı olmasına rağmen hastaların yakınlarına neden mesaj gönderilmektedir?
SORULAR
Reşit kadın hastaların, sağlık bilgilerinin mesaj yolu ile babalarına gönderilmesinin gerekçesi nedir?
Yaşanan durum Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesi olan "kişisel verileri başkasına verme veya yayma" suçunu oluşturmaktadır. Bu durumda kişisel verileri yayma suçuna sebep olan kişiler hakkında işlem başlatılacak mı?
Sağlık sisteminde yaşanan bu açıkları gidermek amacıyla ne gibi önlemler alınacak?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Kemal Memişoğlu, Sağlık Bakanı ·
Ankara Milletvekili Sayın Deniz DEMİR tarafından verilen "Bazı kadın hastaların tahlil sonuçlarının yakınlarına gönderilmesine ilişkin" konulu ve 7/15866 sıra sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ilişikte sunulmaktadır.
Prof. D# Kğfhhal MEMİŞOĞLU Bak
Ankara Milletvekili Sayın Deniz DEMİR tarafından verilen "Bazı kadın hastaların tahlil sonuçlarının yakınlarına gönderilmesine ilişkin" konulu ve 7/15866 sıra sayılı soru önergesi cevabıdır:
Sağlık sistemindeki açık tepkilere neden olurken kadınları da mağdur etmektedir. Devlet hastanelerinin kadın doğum polikliniğinde tedavi gören kadınların yaptırdığı işlemler babalarına MHRS yoluyla iletilmiştir. Kayıtlarda kendi telefon numaraları olan evli kadınların bile sonuçları babalarına iletilirken avukatlar bunun KVKK kapsamında bir suç olduğunu ifade etmektedir.
Bir Gün'den İlayda Kaya'nın haberine göre; 27 yaşındaki Sema T. gittiği Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'nde ultrason çektirmiştir. Tek başına yaşayan Sema T.'nin işlemlerinin ardından tüm hastane ve MHRS kayıtlarında kendi numarası olmasına rağmen bilgi mesajı kendisine değil babasının telefon numarasına iletilmiştir. Kendisine bilgi dahi verilmediğini kaydeden Sema T. yaşadıklarını şöyle anlatmıştır:
"Kadın hastalıkları kapsamında yaptırdığım tahliller babama yollandı. Bu bir suç. Bu yurtdışında yaşansa tepkiyle karşılanırdı. Hatta hastaneye dava bile açılırdı. Eğer ailemden baskı gören bir kadın olsaydım doktora dahi gidemezdim."
Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'ne giderek ultrason çektiren evli ve reşit olan B. D. yaşadıklarını sosyal medya hesabından şu sözler ile anlatmıştır: "Sigortamı kendim ödüyorum, acil durum numaramda ise eşim kayıtlı. İnanır mısınız bunların hiçbiri benim hakkımdaki bilginin benim dışımdaki birine verilmesi için geçerli değil."
Uygulamanın KVKK kapsamında suç ve yaşanan bir hak ihlali olduğu açıkken hastaların kişisel bilgileri izinleri dışında diğer aile üyeleri ile paylaşılmaktadır. Türk Tabipleri Birliği tarafından yapılan açıklamada ise hasta hakkının ihlal edildiği kaydedilerek "MHRS sisteminde birinin numarası kayıtlıysa mesaj gidebilir. Sistemde hiç numarası yok ise bu hasta mahremiyetinin ihlaline girer. Daha önce de böyle örnekler olmuştu. Kadın bir test yaptırdığında yakınına mesaj gönderildi. MHRS üzerinden böyle mesajlar kimi zaman atılabiliyor. Bu takip edilmeli" denilmiştir.
Bu çerçevede;
SORU-I: Haberde yer alan iddialar doğru mudur? MHRS sisteminde hastaların kendi numaraları kayıtlı olmasına rağmen hasaların yakınlarına neden mesaj gönderilmektedir?
SORU-2: Reşit kadın hastaların, sağlık bilgilerinin mesaj yolu ile babalarına gönderilmesinin gerekçesi nedir?
SORU-3: Yaşanan durum Türk Ceza Kanunu'nun 136. Maddesi olan "kişisel verileri başkasına verme veya yayma 2 suçunu oluşturmaktadır. Bu durumda kişisel verileri yayma suçuna sebep olan kişiler hakkında işlem başlatılacak mı?
SORU-4: Sağlık sisteminde yaşanan bu açıkları gidermek amacıyla ne gibi önlemler alınacak?
CEVAPLAR:
Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden vatandaşlarımızın hastanelerde yaptırdığı tahlil, ultrason ve patoloji vb. işlem sonuçlarının kendisine ya da sistemde kayıtlı yakınına bildirilmesi gibi bir uygulama bulunmamaktadır.
MHRS üzerinden alınan randevu bilgileri hariç herhangi bir işleme ait bilginin paylaşılması söz konusu olmamakla birlikte sadece randevuya ilişkin bilgiler MHRS'de kayıtlı bulunan cep telefonuna gönderilmektedir.
Bu bağlamda, devlet hastanelerinin kadın doğum polikliniğinde tedavi gören kadınların yaptırdığı işlemlerin kendisi dışında herhangi bir yakınına MHRS yoluyla iletildiği haberi gerçeği yansıtmamaktadır.
Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.