Hatay Milletvekili olarak seçilen Şerafettin Can Atalay'ın halen cezaevinde bulunmasına ilişkin
Kaynak göster
Cengiz Çiçek (DEM Parti), 6 Temmuz 2023 tarihinde 7/1644 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 694 gün sonra, 30 Mayıs 2025).
Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul). “Hatay Milletvekili olarak seçilen Şerafettin Can Atalay'ın halen cezaevinde bulunmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/1644, 6 Temmuz 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-1644-hatay-milletvekili-olarak-secilen-serafettin-can-atalay-in-halen-cezaevinde-bulunmasina-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a38b87d7-eb86-458f-9fc1-01892faeb548
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 694 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Cengiz Çiçek İstanbul Milletvekili
Türkiye'de parlamenterlerin siyasi saiklerle cezaevine konulması ve/ya cezaevinde tutulması demokratik siyaset hakkının engellenmesi bağlamında on yıllardır iktidarlar tarafından sürdürülen bir uygulamadır. Cumhuriyetin ilk yıllarından beri sistem, muhalif olanları sindirmek üzere demokratik siyaset hakkını engellemiştir. Hükümetlerin isimleri değişmiş ama demokratik siyaset hakkının engellenmesinde yargı sopasının kullanılması bir yönetme taktiği olarak süregelmiştir. Bu uygulama özellikle 2015 yılı sonrası AKP hükümetleri tarafından süreklileştirilmiş, demokratik siyaset alanında baş edemediği muhaliflere yönlendirilmiş bir yargı silahı haline getirilmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Hukuksuzluğu yaygınlaştıran siyasi operasyonların en kapsamlısı 4 Kasım 2016'da HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerine yönelik gerçekleştirilmiştir. Demokratik siyaset hakkının bir bütün olarak toplumsal mücadele alanlarından silinmesini amaçlayan bu operasyonlarla birlikte milletvekili tutuklama ve/ya cezaevinde tutma yönetici akıl için istisna değil, kural haline gelmiştir.
Süreklileşen bu uygulamanın son örneği 14 Mayıs 2023 Milletvekili seçimlerinde Hatay ilinden seçilen Can Atalay üzerinde uygulanmaktadır. Siyasi bir dava kapsamında tutuklanan Atalay'ın milletvekili seçilmesine rağmen cezaevinde tutulması, demokratik siyaset hakkının iktidar ve yargı ortaklığıyla askıya alınması demektir.
Bu kapsamda:
SORULAR
Anayasa ve demokratik normlar açık şekilde ortada olmasına rağmen Hatay Milletvekili Can Atalay'ın cezaevinde tutulmaya devam etmesinin gerekçesi nedir?
Can Atalay'ın serbest bırakılması için Bakanlık olarak devreye girmeyi düşünüyor musunuz?
Can Atalay'ın cezaevinden salıverilmediği her gün hukuki olarak bir suç işlendiğinin farkında mısınız? Adalet Bakanı olarak kamuoyunun gözü önünde aleni şekilde işlenen bu suça ortak olmaktan vazgeçecek misiniz?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1250987 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/1644 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
ADALET BAKANLIĞI Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-371-7021/9746 Konu : Yazılı soru önergesi ../... (2024
Sayın Cengiz ÇİÇEK İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/1644 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fikrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir. m
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan