İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/17155 GEÇ CEVAPLANDI · 111 GÜN

Konya Ereğli T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun yaşadığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 3 Ekim 2024 tarihinde 7/17155 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 111 gün sonra, 22 Ocak 2025).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Konya Ereğli T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun yaşadığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/17155, 3 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-17155-konya-eregli-t-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-yasadigi-iddia-edilen-hak-ihlal (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f4ffcc98-3ae9-4bee-9321-0192568f3cdb

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 111 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Konya/Freğli T Tipi Kapalı Hapishanesi Kadın Bölümü'nde kalan hasta mahpus Rojdan Tokçu'nun tedaviye erişim hakkı ve sevk talebi konusunda yaşadığı ihlaller, Anayasa ve uluslararası hukuktan doğan haklar bağlamında incelenmesi gereken ciddi sorunlar barındırmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu'nun hazırladığı raporda, Konya/Ereğli T Tipi Kapalı Hapishanesi'nde kalan Rojdan Tokçu"nun maruz kaldığı psikolojik baskılar detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Tokçu, cezaevi personelinin keyfi ve ideolojik yaklaşımlarının hedefi olmuş, özellikle disiplin soruşturmaları sırasında savunma yapmasına izin verilmemiş ve sürekli olarak sözünün kesildiğini ifade etmiştir. Ayrıca, kendisine yönelik provokatif eylemler de raporda yer almıştır; personellerin toplu halde "Ölürüm Türkiye'm" şarkısını söyleyip, Tokçu'yu provoke etmeye çalıştıkları belirtilmiştir. Bu tür davranışların mahpusun kimliğini hedef aldığı ve psikolojik olarak yıpratıcı bir ortam oluşturduğu vurgulanmıştır. Tüm bu ihlaller, mahpusun temel haklarının ihlali anlamına gelmekte ve cezaevinde can güvenliğini de tehdit eden bir durum yaratmaktadır.

Rojdan Tokçu, yaklaşık 10 aydır zorunlu sevkle bulunduğu bu cezaevinde ağır sağlık sorunları yaşamaktadır. Görme kaybı riskiyle karşı karşıya kalmakta ve düzenli tedavi alamamaktadır. Tokçu'nun tedavisinin düzenli yapılmadığı ve uygun bir sağlık merkezine sevk edilmediği anlaşılmaktadır. Yanında kalan diğer mahpusun başka bir cezaevine sevk edilmesinin ardından, Tokçu'nun tek başına bir hücrede tutulacağı belirtilmiştir. Ayrıca, Tokçu'nun Marmara Kadın Kapalı Cezaevi, Kandıra veya Gebze Kadın Kapalı Cezaevi gibi daha uygun şartlara sahip bir cezaevine sevk talebinin defalarca reddedildiği ve kendisine gönderilen kargoların ya verilmediği ya da 4 ay gibi uzun bir süre sonra teslim edildiği öne sürülmektedir. Bu durum hem insan haklarına hem de ulusal ve uluslararası hukuk normlarına açık bir aykırılık teşkil etmektedir.

Hasta mahpusların tedaviye erişim hakkı, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan kişi dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığın korunması hakkı kapsamında değerlendirilmelidir.

Aynı zamanda, Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Mahpusların Muamelesine Dair Asgari Standart Kurallar (Mandela Kuralları) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi gereği, cezaevinde bulunan mahpusların sağlık hizmetlerine düzenli ve yeterli bir şekilde erişim hakkı bulunmaktadır.

Tek kişilik hücrede tutulmak ve tedaviye erişimin engellenmesi, mahpusun fiziksel ve psikolojik sağlığını tehlikeye atmakta, uluslararası hukukun ihlali anlamına gelmektedir. Ayrıca, Tokçu'nun benzer mahpusların bulunduğu cezaevine sevk talebinin reddedilmesi, cezaevindeki personelin keyfi yaklaşımlarıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koymaktadır. Bu uygulamalar, eşitlik ilkesine aykırı bir tutum sergilenerek mahpusun temel haklarının ihlaline yol açmaktadır.

Bu bağlamda, hasta mahpus Rojdan Tokçu'nun tedaviye erişiminin sağlanması, uygun bir cezaevine sevk edilmesi ve kendisine gelen kargoların zamanında teslim edilmesi gerekmektedir. Bu hususta Adalet Bakanlığı'nın acil olarak harekete geçmesi, cezaevlerindeki hasta mahpusların yaşam haklarının korunması açısından elzemdir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Rojdan Tokçu'nun sağlık durumu ile ilgili Adalet Bakanlığı'na herhangi bir bilgi ulaşmış mıdır? Kendisi için düzenli sağlık kontrolleri yapılmakta mıdır?

  2. Yanında kalan diğer mahpusun başka bir cezaevine sevk edilmesinin ardından Rojdan Tokçu'nun tek başına bir hücrede tutulacağı belirtilmiştir. Bu durumun gerekçesi nedir ve yasal dayanağı var mıdır?

  3. Rojdan Tokçu'nun Marmara, Kandıra veya Gebze Kadın Kapalı Cezaevlerinden birine sevk edilmesi talebi hangi gerekçeyle defalarca reddedilmiştir? Mahpusun daha uygun şartlarda bir cezaevine sevk edilmesi konusunda bir planlama yapılmakta mıdır?

  4. Rojdan Tokçu'nun ağır sağlık sorunları yaşadığı ve görme kaybı riskiyle karşı karşıya olduğu göz önüne alındığında, uzman bir sağlık merkezine sevk edilmesi yönünde herhangi bir adım atılacak mıdır?

  5. Cezaevi personelinin, Rojdan Tokçu?yu psikolojik baskıya maruz bıraktığı, savunma yapmasına izin verilmediği ve toplu halde "Ölürüm Türkiye'm" şarkısı söyleyerek provoke etmeye çalıştıkları İHD raporunda yer almaktadır. Bu iddialarla ilgili herhangi bir disiplin soruşturması başlatılmış mıdır?

  6. Tokçu'nun maruz kaldığı psikolojik baskılar ve provokasyonlar cezaevinde can güvenliğini tehlikeye sokmaktadır. Adalet Bakanlığı, mahpusların güvenliği ve psikolojik baskıdan korunması için cezaevlerinde ne tür önlemler almayı planlamaktadır? i

  7. Hasta mahpusların tedaviye erişim hakkı, Anayasa ve uluslararası normlarla güvence altına alınmıştır. Rojdan Tokçu'nun tedaviye erişim hakkının ihlal edilmesi neden devam etmekte, bu ihlalleri önlemek için Bakanlığınız hangi tedbirleri alacaktır?

  8. Mahpuslara gönderilen kargoların 4 ay gibi uzun bir süre sonra teslim edildiği veya hiç verilmediği iddialarıyla ilgili olarak Adalet Bakanlığı herhangi bir inceleme başlatacak mıdır? Bu uygulamalarla ilgili cezaevi yönetiminin keyfi yaklaşımlarına karşı ne gibi önlemler alınmaktadır?

  9. Rojdan Tokçu'nun sağlık durumu göz önüne alındığında, tedavi süreçlerinin hızlandırılması ve gerekli sevklerin yapılması konusunda Bakanlığınızın bir denetim mekanizması bulunmakta mıdır?

  10. Cezaevinde psikolojik ve fiziki taciz iddiaları, mahpusların sağlık hakları ve yaşam güvenliği göz önüne alındığında, bu tür durumlarla karşılaşıldığında sorumluluğun cezaevi yönetiminde olduğu bilinmekte midir? Bu konuda ne gibi önlemler alınacaktır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1513245 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/17155 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1397-6309/8768 p Konu : Yazılı soru önergesi 42/01 (2025

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/17155 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, Mevzuat Genel Müdürlüğü suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fikrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fikrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

C) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri do Şrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

IV- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54, maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden EGMF3LA - ybagwtH - SIW3M/2 - TTxSygzie erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır,

V- Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 24/10/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı,

B) Adı geçenin şikâyetleri nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Konya Ereğli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ile Ereğli Devlet Hastanesinin çeşitli polikliniklerinde muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

C) Adı geçenin farklı tarihlerde nakil talebinde bulunduğu, talep edilen ceza infaz kurumlarının kapasitesinin uygun olmaması nedeniyle nakil taleplerinin karşılanamadığı,

Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden EGMF3LA - ybggwtH - SIW3M/2 - TTXSYE- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir