Türk firmalarının ürettikleri ürünlerde Türkçe isim kullanması için yapılan çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Yasin Öztürk (İYİ Parti), 25 Ekim 2024 tarihinde 7/18796 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ticaret Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 40 gün sonra, 4 Aralık 2024).
Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Türk firmalarının ürettikleri ürünlerde Türkçe isim kullanması için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/18796, 25 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18796-turk-firmalarinin-urettikleri-urunlerde-turkce-isim-kullanmasi-icin-yapilan-calismalara-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/03df28b8-1cce-4c00-b892-0192dc92db1d
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 40 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer BOLAT tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.
Türkiye?de yıllardır faaliyet gösteren ve Halkımızın büyük takdirini kazanmış birçok firma, yerli üretim yapmasına rağmen ürünlerine yabancı isimler vermekte ve ürün ambalajlarında yabancı dilleri öne çıkarmaktadır. Bu durum, Türk Milletinin Milli duygularına ters düşmekte ve üzüntüyle karşılanmaktadır. Birçok Vatandaş, yerli ürünlerin yabancı isimlerle pazarlanmasını anlamakta zorlanmakta ve bu yaklaşımı, kültürel değerlerimize karşı bir tehdit olarak görmektedir.
Özellikle Türkiye'nin doğal zenginlikleriyle üretilen ürünlerde, yabancı isim kullanımının yaygınlaşması, toplumda Milliyetçi duyguları derinden sarsmaktadır. Fındık, zeytin, pamuk gibi dünya çapında tanınan ürünlerimiz, yüzyıllardır Türk topraklarında yetiştirilen ve Türkiye'nin sembollerinden biri haline gelen doğal zenginliklerimizdendir. Ancak, bu değerli ürünler yerli firmalar tarafından işlenip piyasaya sunulurken, üzerinde taşıdığı isimlerin Türkçe değil, yabancı dillerde olması büyük bir çelişki yaratmaktadır. Fındığımızdan yapılan çikolatanın ismi yabancı, zeytinyağımızın ambalajındaki yazılar İngilizce... Bu tablo, yerli üretime olan güveni zedelemekte ve Milli Bilinçten uzak bir ticari anlayışın yaygınlaştığını göstermektedir.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Türk Milletinin karakteri, tarihten bu yana Milli ve Manevi değerlere olan bağlılıkla şekillenmiştir. Dil, bu bağlamda en önemli unsurlardan biridir. Bir Milletin diline olan bağlılığı, o Milletin bağımsızlığına ve kimliğine olan saygısını gösterir. Dilimiz, kültürümüzün en güçlü taşıyıcılarından biridir. Ancak günümüzde, ticaretin küreselleşmesi ve yabancı dillerin ticarette yaygın kullanımı, maalesef ki dilimize olan ilgiyi zayıflatmış ve birçok firma, ürünlerini pazarlarken Türkçe yerine yabancı dilleri tercih eder hale gelmiştir.
Bu noktada yetkililerin ve toplumun, bu duruma karşı daha duyarlı olması gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi, "Türk demek Türkçe demektir; ne mutlu Türküm diyene!" ifadesi, dilin Milli Kimlikteki yerine vurgu yapmaktadır. Yabancı isimlerin ürünlerde kullanılması, küresel rekabetin bir parçası olarak görülebilir; ancak bu durumun abartılması, Milli Değerlerimize ve dilimize zarar vermektedir. Firmalar, ürün isimlendirmelerinde Türkçeyi ön planda tutarak hem dilimize sahip çıkmalı hem de tüketicilerin Milli Duygularına hitap etmelidir.
Yerli üretim yapan firmalar, Türkiye'nin zenginliklerini yansıtan ürünlerinde Türkçe isimler kullanarak hem kendi markalarının Yerli ve Milli olduğunu vurgulayabilir hem de toplumun Milliyetçi duygularına daha fazla hitap edebilir. Bu, aynı zamanda firmaların iç piyasadaki tüketicilere daha samimi ve güvenilir bir imaj çizmesini sağlayacaktır. Milliyetçi bir bakış açısıyla bakıldığında, ürünlerde yabancı dil kullanımının yaygınlaşması, Ülkemizin kültürel ve ekonomik bağımsızlığına da zarar verebilecek bir eğilim olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle, yerli firmaların, bu konuya daha duyarlı olması ve ürünlerinde Türkçeyi ön plana çıkarması elzemdir.
Türk Firmalarının ürettikleri ürünlerde yabancı isimler yerine Türkçe isimler kullanması hem dilimize hem de kültürümüze olan saygıyı gösterecek, aynı zamanda Milli Birlik ve beraberliğimizi güçlendirecektir. Türk Milletinin tarihine ve kültürüne sahip çıkan bir ticari anlayışın gelişmesi, toplumda büyük bir memnuniyet yaratacak ve firmaların daha geniş bir kitleye hitap etmesini sağlayacaktır. Bu süreçte, Devletin de yerli firmalara yönelik teşvik ve desteklerle Türkçe isim kullanımını özendirmesi, Milli bir sorumluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
I) Türk Firmalarının ürettikleri ürünlerde, yabancı isimler ve açıklamalar yerine Türkçe isimler ve açıklamalar kullanmasını zorunlu hale getirmek için gerekli yasal düzenlemeleri ne zaman yapacaksınız?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
İlgi (o :04.11.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1523789 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Denizli Milletvekili Sayın Yasin ÖZTÜRK tarafından verilen 7/18796 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Prof. Dr. Ömer BOLAT Bakan
TİCARET BAKANLIĞI
Denizli Milletvekili Sayın Yasin ÖZTÜRK'e Ait 7/18796 Sayılı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
15) Oo Tüketicinin kullanımına sunulan mallara ilişkin tanıtıcı ve tüketicileri bilgilendirici açıklamaların ne şekilde yapılacağı genel olarak, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve bu kanun kapsamında çıkarılan ilgili yönetmeliklerde belirtilmiştir.
6502 sayılı Kanuna dayanarak çıkarılan "Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu Yönetmeliği"nin 5'inci maddesinin birinci fıkrası ile ister yerli üretim olsun ister ithal ürün olsun, bazı istisnalar hariç tüketicilerimizin kullanımına sunulan tüm malların Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzuyla satılması zorunluluğu getirilmiştir. Anılan Yönetmeliğin 7'inci maddesinde tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alması zorunlu bilgiler; 8'inci maddesinde ise üretici, ithalatçı ve satıcıların bu husustaki sorumlulukları ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.
Yine 6502 sayılı Kanuna dayanarak çıkarılan "Fiyat Etiketi Yönetmeliği"nin "Etiket bulundurma zorunluluğu" başlıklı 5'inci maddesinde;
"(1) Satıcı tarafından perakende satışa arz edilen malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde yazılı, dijital veya elektronik etiket konulması; etiket konulması mümkün olmayan hâllerde aynı bilgileri kapsayan listelerin görülebilir ve okunabilir şekilde uygun yerlere asılması zorunludur.
(2) Etiket ve listelerde aşağıda yer alan hususların bulunması ve Türkçe yazılması zorunludur:
a) Malın üretim yeri,
b) Malın ayırıcı özelliği,
c) Malın tüm vergiler dâhil satış fiyatı,
ç) Malın birim fiyatı." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, tüketicilerimizin kullanımına sunulan ve perakende satışa konu edilen ürünlerin büyük bir kısmını teşkil eden gıda ürünleri ile ilgili olarak, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği'nin "Dil gereklilikleri" başlıklı 18'inci maddesinde;
"() Gıda hakkında zorunlu bilgilendirme Türkçe olarak yapılır. Bu bilgilendirme Türkçe'ye ilave olarak diğer ülkelerin resmi dillerinde de yapılabilir.
(2) Ürün üzerinde Türkçe etiketin yanı sıra farklı dillerde etiket bilgileri olması durumunda etiketteki Türkçe dışındaki bilgilerin gıda hakkında bilgilendirme mevzuatında yer alan tüm etiket bilgilerini içermesi gerekmez. Ancak etikette bulunan resim, şekil ve beyan gibi bilgiler gıda hakkında bilgilendirme mevzuatına aykırı olamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Sonuç olarak, tüketicilerimizin kendi şartlarına göre doğru ve sağlıklı bir tercih yapabilmelerini teminen, ister yerli üretim olsun ister ithal olsun, tüketicilerimizin kullanımına sunulan her türlü ürünlerle ilgili olarak, ürünün cinsi, mahiyeti, içeriği, teknik özellikleri, fiyatı gibi hususlarla güvenli kullanımına ilişkin her türlü bilgilerin açık, anlaşılır ve yalın bir Türkçe ile verilmesi zorunluluğu ve bu bilgilerin ne şekilde verileceği hususu mevzuatımızda düzenlenmiştir.