Karatepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun hayatını kaybetmesine ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 9 Aralık 2024 tarihinde 7/20134 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 133 gün sonra, 21 Nisan 2025).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Karatepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun hayatını kaybetmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/20134, 9 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20134-karatepe-cocuk-ve-genclik-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-hayatini-kaybetmesine-ili (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e858ac62-6e10-4fc2-a377-0193ab123aff
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 133 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafıma iletilen bilgide; "Oğlum Vahit Arda Yılmaz, Karatepe Çocuk ve Gençlik Kapalı İnfaz kurumunda kalıyor. Oğlum 18 yaşından küçüktür. Karıştığı bir olayda yargısız infaza kurban gitti. Mahkeme heyeti herhangi bir indirim yapmadan direk kasten cinayetten ceza verdi. Olayda benim oğlum ağır yaralanmış bir kişide yaşamını yitirmişti. Ölen kişinin ailesi oğlumdan şikâyetçi olmadı. Çıkan balistik raporunda silahın kendi kendine patlamış olabileceği yazıyor. Adli tıpa göre üç kişinin boğuşma yaşadığı esnada silah ateş almış ve benim oğlum ağır yaralanırken aynı silahtan çıkan mermi bir başkasının da ölümüne sebep olmuş. Görgü tanıkları olayın kazayla olduğunu herhangi bir kasıt olmadığını söylemesine rağmen oğlum 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti oğlumun vurularak 2 ay yoğun bakımda yattığını ve ölümden döndüğünü göz önünde bulundurmadı. Çocuk olmasına rağmen en ağır cezayı vermişler. Şahitlerin kaza demesi, ölen kişinin ailesinin şikâyetçi olmaması ve oğlumun yaralanmaya dayalı hastalıkları göz önünde bulundurularak mahkeme heyetinin kararlarının yeniden değerlendirilerek oğlumun tahliye edilmesini talep ediyorum." ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?
Eğer bu iddialar doğruysa Vahit Arda Yılmaz'a hapis cezası verilirken hangi kriterler göz önünde bulundurulmuştur?
Eğer bu iddialar doğruysa 18 yaşından küçük olan Vahit Arda Yılmaz'a verilen hapis cezasının kendisini psikolojik olarak olumsuz etkilememesi için ne tür önlemler alınmaktadır?
Eğer bu iddialar doğruysa olayın kaza ile yaşandığını söyleyen şahitler, ailenin şikâyetçi olmaması ve Vahit Arda Yılmaz'ın çocuk olması göz önünde bulundurularak tahliye edilmesi için Bakanlık olarak ne yapmayı planlıyorsunuz?
TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1546843 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/20134 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. p
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htin://vatandaş uvan.2ov.tr adresinden SZimxe9 - 7Zn8n7S - Gm94dDS - MXİHTC- ile erisehilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1767-1440/2086 Konu : Yazılı soru önergesi 14. 0k 2025
Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/20134 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Anayasanın;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı; yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını (o hiçbir O suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, açılan davalarla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması ve sonucuna göre karar verilmesi aşamalarında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmakta olup, yargısal faaliyet kapsamında kalan soru önergesinde bahsi geçen hususlarla ilgili Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.
1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; "Çocuk kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 11. maddesinin ikinci fikrasında, oniki-onsekiz yaş grubu çocukların, cinsiyetleri ve fiziki gelişim durumları göz önüne alınarak bu kurumların ayrı ayrı bölümlerinde barındırılacağı; üçüncü fikrasında, bu hükümlülerin, kendilerine özgü kurumun bulunmadığı hâllerde kapalı ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerine yerleştirileceği, kurumlarda ayrı bölümlerin bulunmaması hâlinde, kız çocuklarının kadın kapalı ceza infaz kurumlarının bir bölümünde veya diğer kapalı ceza infaz kurumlarının kendilerine ayrılan bölümlerinde barındırılacağı hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Mevzuat Genel Müdürlüğü
HI- 28/03/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Psiko-sosyal yardım servisi" kenar başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; psiko-sosyal yardım servisinin, personel ve hükümlülerin ruh ve beden sağlığı ve bütünlüğüne ilişkin koruyucu, geliştirici programları araştıran, uygulayan ve gerektiğinde tedavi sürecine katılarak psikolojik destek ve müdahalede bulunan, ayrıca hükümlülerin bireysel özelliklerini, yaşam koşullarını ve suç işleme nedenlerini belirleyerek bireysel gelişmelerine yardımcı olan, kurum yaşamına uyumlarını ve toplumsal yaşamla uyumlaşmalarını sağlayan ve bireyin yeniden suç işlemesini engelleyecek önlemleri alan ve bu amaçla gerektiğinde kurum en üst amirinin bilgisi dahilinde, aileler ve sosyal çevreyle görüşme yapan servis olduğu, psiko-sosyal yardım servisinde, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog ve çocuk gelişimi uzmanının görev yapacağı hükmüne yer verildiği malâmlarıdır.
Bu kapsamda çocuklar, psikolojik ve sosyal problemlerine çözüm sağlamak amacıyla kurumda görevli psikolog ve sosyal çalışmacılar ile görüşebilmektedirler. Psiko-sosyal yardım servisi uzmanlarınca çocukların bireysel özellikleri de dikkate alınarak, bireysel görüşme ya da grup çalışması yoluyla onlara içinde bulundukları koşullara yönelik farkındalıklarını artırma ve durumlarına uygun alternatif çözümler geliştirme yönünde destek verilmektedir. Bu esnada ailesi ya da başka sosyal destek sistemleri harekete geçirilerek çocuğa gerekli müdahalelerde bulunulmaktadır. Salıverilme sonrası koruma ve yardım çalışmaları ile çocukların eğitimlerini sürdürmelerine ve iş bulmalarına yardımcı olunmaktadır. Böylece toplumda uyumlu bireyler olarak yer almalarına katkı sağlanmaktadır.
Ceza infaz kurumlarında bulunan çocukların topluma kazandırılması için çalışan personelin psiko-sosyal ve yönetim becerilerinin güçlendirilmesi amacıyla geliştirilen ve çocuğun yüksek yararını esas alan, çocuk odaklı ve bütüncül bir bakış açısıyla hazırlanmış olan Ardıç Programı; Ardıç Yönetici ve Personel Eğitimi Programı ve Ardıç Psiko-Sosyal ve Müdahale Programından oluşmaktadır.
Ardıç Psiko-Sosyal ve Müdahale Programı kurumda bulunan çocuklara, personele ve çocukların ailelerine yönelik geliştirilmiş olup psiko-sosyal yardım servisi tarafından bireysel ve grup çalışması yoluyla verilmektedir. Ardıç Psiko-Sosyal ve Müdahale Programı; Kişilik Gelişim Modülü, Aile Eğitimi Modülü, Öfke Kontrol Modülü, Bağımlılık Müdahale Modülü, Güvenli Davranış Geliştirme Modülü (Buradayım), Cinsel Saldırı Suçuna Yönelik Modül, Üreme ve Cinsel Sağlık Modülü ve seminerlerden (Bağımlılık Önleme, Sigaranın Zararları, Yaşam Düzeni, İnternet/Medya, İstismardan Korunma, Öfke/Stres, İletişim) oluşmaktadır.
IV- Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 23/12/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde adı geçen hükümözlünün Tekirdağ 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, hakkında yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararların istinaf kanun yolu incelemesinin devam ettiği bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan