İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/20915 GEÇ CEVAPLANDI · 394 GÜN

Diyarbakır ili Bağlar ilçesinde bulunan ve depremde hasar gören bir binaya ilişkin

Kaynak göster

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 17 Aralık 2024 tarihinde 7/20915 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 394 gün sonra, 15 Ocak 2026).

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Diyarbakır ili Bağlar ilçesinde bulunan ve depremde hasar gören bir binaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/20915, 17 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20915-diyarbakir-ili-baglar-ilcesinde-bulunan-ve-depremde-hasar-goren-bir-binaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6919bc0d-3c8e-40d7-894e-0193d9706a68

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 394 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tarafima iletilen bilgide; "Ben Arif Altundal (T.C. Kimlik No: ) Diyarbakır ili Bağlar ilçesinde ikamet ediyorum. Asgari ücret ile çalışmaktayım. Biri 7 yaşında ve biri 2 yaşında olmak üzere iki kızım var. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Maraş merkezli depremde kaldığımız bina hasar aldı. Çevre, Şehircilik ekiplerinin ilk etapta olsun ve sonrasında biz bina sakinlerinin itirazı üzerine olsun birkaç kere yapılan inceleme sonrası kaldığım bina orta hasarlı olarak kayda geçilmiştir. Bina orta hasarlı olduğu için mecburiyetten başka bir yerde kiralık daire tuttuk. Ayda 9000 TL kira ödemeye başladık. Bina hasarlı olduğu için AFAD tarafından kira desteği almaya başladık. Devletin aldığı karar ile bütün orta hasarlı binalar ağır hasarlı kategorisine alınarak yıkılmasına karar verildi. Kaldığım binanın altında bulunan dükkan sahipleri biz bina sakinlerinden habersiz avukat tutmuşlar ve Diyarbakır İdare Mahkemesi'ne binanın durumunu az hasarlı hale getirmek için dava açmışlar. Bu süreçte mahkeme bina hakkında keşif yapmış ve binanın incelenmesi üzerine zabıt tutulmuş. Keşif sonrası 3 tane bilirkişi tarafından bilirkişi raporu tanzim edilmiş. Bilirkişilerin binanın az hasarlı hale getirilmesi için aslı astarı olmayan bilgiler ile bir bilirkişi raporu sunmuşlar mahkemeye. Kaldığımız bina bulunduğumuz semtte neredeyse en ağır binalardandır. Binamızda ortalama 75-80 adet kolon mevcuttur ve binanın altındaki dükkanların neredeyse hepsi giyim ve tesettür ve takı malzemeleri satan dükkanlar olup bu dükkanlarda bulunan kolonların tamamı etrafları kaplama ile kapatılmış kolonlardır. Bu kaplamalardan dolayı hangi kolonların ne kadar zarar görmüş veya görmemiş buna dair ne biz bina sakinlerinin bir bilgisi var ne de mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda bahsedilmemiş detaylı gerçek ibareler hiçbir şekilde yoktur. Binamız 30 yaşından büyük, bodrum kat dahil 8 katlı ve her katta 6 daire mevcut olduğu halde bilirkişi raporunda bina genç gösterilmiş, binanın her katında 4 daire olduğu ibaresi düşülmüş. Bu bilirkişiler tabiri caizse mahkemeyi ikna etmek için ellerinden geleni yapmışlar. Belli ki raporu hazırlayan bilirkişiler binayı göz kararı ile incelemiş belki de binanın içerisine bile

TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara girmemiş ve binanın içinin nasıl olduğunu görme gereği bile duymamış olduğunu gösteriyor. Bina altından bulunan dükkan sahiplerinin hiçbiri bu binada oturmamakta. Daha sonra binanın az hasarlı hale getirilmesi için davanın açıldığını sonradan öğrendik ve kısıtlı imkanlar ile bir avukat tuttuk dosyaya müdahil olduk ve dosya halen Gaziantep Bölge İstinaf Mahkemesi"ndedir. Bina hakkında alınan karar mahkemece biz bina sakinlerinden hiçbirine tebliğ edilmemiş itiraz etme fırsatı sunulmamıştır. Dükkan sahiplerinden biri mahkemece alınan karar örneğinden bir nüsha alıp Diyarbakır AFAD'a sunmuş ve bu durumdan dolayı AFAD biz bina sakinlerine verilen kira desteğini keserek bizleri ciddi manada mağdur etti. Bu olaydan ötürü biz bina sakinleri gerek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olsun, gerek Valilik olsun ve gerekse AFAD olsun derdimizi anlatmamıza rağmen hiçbiri mağduriyetimizi kale almadı. Biz bina sakinlerinin çoğu kira veremeyecek durumda insanlarız ve bu yüzden kira desteğimiz kesildiği için orta hasarlı binamıza geçmek mecburiyetinde kaldık ve tamamen ölüme terkedilmiş bulunmaktayız. Her gün korkulu bir şekilde sabahı getiriyoruz. Elimiz kolumuz bağlı. Belki bir daha olabilecek bir deprem sonrası bu binanın biz bina sakinlerinin bir çoğuna mezar olacak. Avukatımız bize "AFAD sizin kesilen kira desteğini geriye dönük ne varsa vermesi gerekiyor ve kira desteğinizin sürdürülmesi gerekiyor ama AFAD keyfiliğini öne sürerek kira desteğinizi vermiyor." diyor. Çaresiz durumda kaldık." ifadeleri yer almaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?

  2. Eğer bu iddialar doğruysa yurttaşların hasarlı binada oturulmasının gerekçesi nedir?

  3. Bilirkişilerin hakkaniyete uygun rapor vermedikleri iddiası doğru mudur?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1555877 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/20915 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ADALET BAKANLIĞI Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1852-360/564 Konu : Yazılı soru önergesi İk Gİ 12026

Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/20915 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir