Türkoğlu 2 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun adil yargılanmadığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 7 Ocak 2025 tarihinde 7/21718 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 79 gün sonra, 27 Mart 2025).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Türkoğlu 2 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun adil yargılanmadığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/21718, 7 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-21718-turkoglu-2-nolu-l-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-adil-yargilanmadigi-iddiasin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/75cb3f4b-dae4-4a26-a5f0-019440f09547
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 79 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın
98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafıma iletilen mesajda; "Ben Mehmet Sıraç Aslan Kahramanmaraş Türkoğlu 2 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalıyorum. 9 kardeşiz, 4 kardeşim cezaevinde. 2014 yılına kadar 2 kez cezaevine girdim ve orada çocuklar kötü muamele ve işkenceye maruz kalıyordu. 23 Şubat 2016 tarihinde gözaltına alındım. Hakkımdaki suçlamalar; " Terör örgütüne üye olmak, terör propagandası yapmak, patlayıcı maddeleri izinsiz olarak bulundurmak, kamu malına zarar vermek" gibi suçlamalardı. İfade sırasında avukat geldi ve sosyal medya paylaşımlarımdan gözaltına alındığımı söyledi. Bu paylaşımlar ise ifade özgürlüğü çerçevesinde paylaşımlardı. Ben buriları kabul etmek istedim ancak avukat bana "Bunu kabul edersen diğerlerini de kabul etmiş sayılırsın." dedi ve suçlamaları reddettim. Adana Adliyesinde aynı gün ifade vermek üzere savcılığa çıkarıldım. Savcı bana paylaşımları sordu kabul etmedim, avukat bunların suç olmadığını söyledi. Daha sonra savcı bana karanlıkta çekilmiş net olmayan fotoğraflar gösterdi. Elinde silah ve Molotof kokteyli olan bir gencin fotoğrafı. Resimdeki kişinin yüzü kapalı ve resim net çıkmamış ancak silah sıkarken resimde sol el üzerinde kişinin belirgin şekilde yıldız dövmesi vardı zaten savcılık üzerine "Mehmet Sıraç Aslan adlı şahsın sol el üzerinde yıldız dövmesi" diye yazmış. Resimdeki kişi olmadığımı söyledim. Savcı "Kanıtlayabilir misin?" diye sordu. Oysa benim olduğumu yasal olarak kendisi kanıtlamak zorundaydı. Akabinde savcı bana "Soruşturmayı kapatıyorum gidebilirsin." dedi fakat gidemedim çünkü gitmeme izin vermediler. Akabinde bana "Bir ifaden daha var." denildi. Polisler âdliye koridorunda beni saat beklettiler. 1 saat sonra başka bir savcıya çıkarıldım. Aynı fotoğraflar ve aynı sosyal medya paylaşımlarını sordu. Daha önce kapatılan dosya ile aynı dosya. Diğer savcıya " Başka savcı az önce dosyayı kapattı." dedim. Yeni savcı " O seni serbest bıraktı ama ben seni bırakmıyorum. O dosya başka bu dosya başka." dedi ve nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk etti. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine her iki savcıyı da anlattım. Olaylar ile bir bağımın olmadığını belirttim. Hakim elime baktı, dövme yoktu. Bir süre kararsız kaldı ama sonuçta. isnat edilen" "suçların ağırlığı gerekçe gösterilerek tutukladı ve Adana Kürkçüler E Tipi Kapalı Cezaevi'ne seyk etti. Cezaevi girişinde zorla çıplak arama yapıp o halde darp ve işkence ettiler. 16 Haziran /2016 tarihinde mahkemeye çıktım, Mahkeme Başkanı resimlerin yeterli somut. delil olmadığından tahliyeme
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
TBMM Halkla İlişkiler Binası, am 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara
DME karar verdi ve tahliye edildim. Tahliye edildikten 2 ay sonra 10 Ağustos 2016 tarihinde başka bir ihbar ve ifade üzerine gözaltına alındım. Adliyede kardeşim Abdulkadir Aslan da vardı. - Aynı dosyadan gözaltına alınmıştık. Dosyada Furkan Çapar isimli zihinsel engelli bir çocuk yakalanıyor ve mahalledeki tüm gençler için ifade veriyor ve çocuğun akıl sağlığı yerinde değil diye serbest bırakılıyor. Onun ifadesiyle tutuklandık. Eylemde o gün o saatte Adana Yumurtalık*taydım. Kamera kayıtları var. Şahitlerim var. İlk dosyamdan kuvvetli şüphe nedeniyle 9 yıl 21 ay hapis cezası aldım. 2. Dosyamdan 31 Ocak 2017'de ifade veren Furkan Çapar mahkemede polislerin zorla ifadeyi imzalattığını, boynuna bıçak dayadığını söyledi ve o dosyadan beraat aldım.31 Ocak 2017'de tahliye oldum. 27 Şubat 2017'de tekrar gözaltına alındım. Dosyam 15 Şubat 2017'de onandı. 28 Şubat 2017'de tutuklandım. Cezaevinde gardiyanlar fiziki saldırılarda bulunuyordu bunun üzerine 7 hücre cezası ve 4 yıl disiplin cezası aldım. Akabinde yine gardiyanlar tarafından tarafıma işkence yapıldı şikayetlerini sonuçsuz kaldı. 4 yılı aşkındır bitmiş olan cezamı yatıyorum. Maraş depremi sırasında Ereğli Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne nakledildik. Revire çıktığımızda orada Vahdettin Erdemci isimli bir mahpus vardı ve astım ve kalp hastasıydı. Doktor ile tartıştı. Ben de kapıya vurdum ve savcılık soruşturması neticesinde 7 ay 15 gün hapis cezası verildi. Hakim bu dosyada mahkeme yapmadı. Kamera kayıtlarının izlenmesini istedim izlemedi. Dudak okuma uzmanlarına gönderilmesini istedim taleplerim reddedildi. Ben ana dosyam için AYM'ye başvurdum. AYM "Örgüte üye olmamakla beraber..." maddesinin kanuni olmadığına ilişkin karar aldı. Pilot kararda benim de dosyam var, cezam bitmek üzere ve hala karar verilmiş değil. 6 Mart'ta çıktığım kurul 3 ay tahliyemi erteledi. İsmail Çoban isimli mahpus iyi halli olmasına rağmen cezaevi gözlem kurulu tarafından iyi hali elinden alıp yıllar önceki eylemleri gerekçe göstererek tahliye etmedi. Hikmet Çalağan isimli mahpus 31 yıldır cezaevinde ve infazı yakılmış." ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?
Eğer bu iddialar doğruysa Mehmet Sıraç Aslan isimli yurttaşın tutuklanmasının gerekçesi nedir?
Mehmet Sıraç Aslan isimli yurttaşın adil yargılanmadığı iddiası doğru mudur?
Mehmet Sıraç Aslan isimli yurttaşın tahliye edilmediği iddiaları doğru mudur? Eğer bu iddialar doğruysa Mehmet Sıraç Aslan isimli yurttaş ne zaman tahliye edilecektir?
İsmail Çoban isimli yurttaşın tahliye edilmediği iddiaları doğru mudur? Eğer bu iddialar doğruysa İsmail Çoban isimli yurttaş ne zaman tahliye edilecektir?
Hikmet Çalağan isimli yurttaşın tahliye edilmediği iddiaları doğru mudur? Eğer bu iddialar doğruysa Hikmet Çalağan isimli yurttaş ne zaman tahliye edilecektir?
7TMehmet Sıraç Aslan isimli yurttaşın cezaevlerinde kötü muamele ve işkence gördüğü iddiaları doğru mudur? Eğer bu iddialar doğruysa cezaevlerinde yaşanan işkence ve kötü muameleler hakkında açılmış soruşturmalar var mıdır? Varsa bunların akıbetleri ne durumdadır?
Cezaevlerinde 18 yaşından küçük çocukların kötü muamele ve işkence gördükleri iddiaları doğru mudur? Eğer bu iddialar doğruysa konu ile ilgili bakanlığınızın kötü muamele ve işkenceleri önlemek ve denetlemek amacıyla yapmış olduğu çalışamalar nelerdir?
9MMehmet Sıraç Aslan isimli yurttaşın yaptığı suç duyurularına takipsizlik kararları verildiği iddiaları doğru mudur?
AYM kararlarının uygulanması ile ilgili bakanlığınızın yapmış olduğu çalışmalar var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?
Son 6 yılda adil yargılanma talebi ile tarafınıza başvuru yapan yurttaş sayısı kaçtır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1568885 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/21718 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. , p
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
İsi
Mevzuat Genel Müdürlüğü
2Sayı : E-56020453-610-76-1164/1692 Konu : Yazılı soru önergesi 16. A72025
Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/21718 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri, uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak Ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
I- Arama, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Mevzuat Genel Müdürlüğü yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
IL- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme Süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
B) 5275 sayılı Kanunun;
1. "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fikrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,
2. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fikrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafindan iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı
YİYAN Dilinin Binenemim dei bae Anki mmm tetmiHeinknm dan sninm mnar ba mdemnimdan Ahura KOATvTIna > TEMİTKMİ — SİN a. kinin Mevzuat Genel Müdürlüğü iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile Spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
©) 3713 sayılı Kanunun 17. maddesinin ikinci fıkrasında, tutuklu veya hükümlü iken firar veya ayaklanma suçundan mahkum edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanların, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamayacakları hükmü yer almaktadır.
Ç) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza
İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazr Hakkında
Yönetmeliğin;
1. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109, maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,
2. "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi
Diğ
Mevzuat Genel Müdürlüğü de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği, Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.
IV- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
V- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede, istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte, yıllar itibarıyla Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sayılarına ilişkin istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https://www.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.
VE Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 11/02/2025 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen üç hükümlünün Türkoğlu 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı,
B) Adı geçenlerden biri hakkında Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 01/12/2024 tarihi itibarıyla iyi halli olmadığına dair karar verildiği, birinin koşullu salıverilme tarihinin 05/04/2025 olduğu, diğerinin ise 3713 sayılı Kanunun 17. maddesinin ikinci fikrası gereğince koşullu salıverilmeden yararlanamadığı,
C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, ©) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,
Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan ile ericehilircin
Yılmaz TUNÇBakan