Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi bir kadının hayatını kaybetmesi üzerine yürütülen soruşturmaya ilişkin
Kaynak göster
Gülderen Varli (DEM Parti), 8 Ocak 2025 tarihinde 7/21844 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 97 gün sonra, 15 Nisan 2025).
Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi bir kadının hayatını kaybetmesi üzerine yürütülen soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/21844, 8 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-21844-van-yuzuncu-yil-universitesi-ogrencisi-bir-kadinin-hayatini-kaybetmesi-uzerine-yurutulen-s (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/76c0590b-75b6-4ca2-b05d-01944b078ed1
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 97 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)TBMM HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ
• GRUP BAŞKANLIĞI
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Şeyi ass yartaamasınan Tarih 9 öx0l.2925 91844
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞP'NA
Aşağıdaki sorularımın Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 96"ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 08.01.2025
Gülderen VARLİ Van Milletvekili
Türkiye'de kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri 2024 yılında da artarak devam etmiştir. Basında yer alan bilgilere göre, son 10 yılın en yüksek kadın cinayetlerinin görüldüğü Ekim ayında şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren kadınlardan biri de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öğrencisi Rojin Kabaiş"ti. Van'da 27 Eylül'de kaybolan, 15 Ekim'de Van Gölü'nün Mollakasım Köyü sahilinde cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş'in otopsi raporu açıklanmasına rağmen ölümüne dair şüpheler aydınlatılmamıştır. Kabaiş'in şüpheli ölümüne dair dosyadaki kısıtlılık kararının kaldırılması ve etkin bir soruşturmanın yürütülmesi için kampanya başlatan Van Barosu 6 Ocak 2025 tarihinde 10 baro ile beraber ortak basın açıklaması yapmıştır.
Yapılan açıklamada: "Rojin Kabaiş dosyasında alınan ilk ATK raporu birçok eksiklik barındırmaktadır. Tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için yapılan talep ve itirazlar dosyada mevcuttur. İtirazlar ve talepler üzerine alınan ek rapor ise yalnızca sonuç kısmı değiştirilerek, adeta dosyada başka bir bilgi yer almasının ve soruşturmaya devam edilmesinin gereksiz olduğu intibası uyandıracak şekilde hazırlanmıştır. Rapordaki tek değişiklik suda kalma süresinin Rojin'in kaybolduğu gün ile uyumlu olduğu bilgisi olmuştur. Raporun bu haliyle kabul edilmesi mümkün değildir. Ek rapora ilişkin talep ve itirazlar dosyaya sunulmuştur ATK raporlarında Rojin'in ölümünün intihar mı, kaza mı, cinayet mi olduğu hususunda net bir açıklama yapılmamıştır. Her bir şüpheli kadın ölümünü maddi gerçeklik akıllarda soru işareti bırakmayacak şekilde ortaya çıkana kadar soruşturmak yargı makamlarının görevidir. Kayıpların şüpheli ölümlere dönüşmemesi, ölüm gerçekleştiyse delillerin kaybolmaması açısından hayati öneme sahiptir. Yalnızca intihar olasılığı üzerinde durulmuş olması bu ihmallere sebebiyet vermiştir. Hiçbir şüpheye yer bırakmayacak delillerle ispatlanmadığı sürece Rojin'in intihar ettiğine inanmayacak ve ölümünün aydınlatılması için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu eksiklikler, soruşturmanın ciddiyeti konusunda ciddi şüpheler yaratmaktadır. Van Barosu olarak yapılan işlemler ve erişilen dosya içeriği ile ilgili ayrıntılı rapor yakın zamanda kamuoyu ile paylaşılacaktır. Rojin Kabaiş ve şüpheli şekilde ölen tüm kadınlar için buradayız. Şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması için hukuki mücadelemiz devam edecek." Belirtilerek dosyada eksik ve şaibeli durumlara dair itirazlar dile getirilmiştir. Bu bağlamda;
SORULAR
Kaybolduktan sonra şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin var olan şüphelerin giderilmesine yönelik bakanlığınızın yaptığı çalışmalar nelerdir?
Bir yıl içinde, sadece basına yandığı kadarıyla şüpheli bir şekilde öldürülen 259 kadından biri olan Rojin Kabaiş ve 258 kişinin ölümümün aydınlatılmasına dair bakanlık olarak uyguladığınız yeni politikalar var mıdır?
Bakanlığınız tarafından Van İlinde yaşanan kadın cinayetlerine ve şüpheli kadın ölümlerine dair izlenen politikalar nelerdir?
Şiddete maruz kalan kadınların başvuracağı kurumlar nelerdir? Bu kurumların sayısı kaçtır?
Şüpheli bir şekilde yakınını kaybeden bir yurttaşa sağlanan herhangi bir destek var mıdır? Aylardır Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin adalet arayan baba Kabaiş'e bakanlığınız tarafından sağlanan Psikolojik, sosyal ve hukuki destek var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o :a)21.01.2025 tarihli ve 1569399 sayılı yazınız. b)14.02.2025 tarihli ve 1583293 sayılı yazınız.
İlgi yazılar ekinde alınan Van Milletvekili Sayın Gülderen VARLİ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/21844 ve 7/23849 Esas Numaralı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
Van Milletvekili Sayın Gülderen VARLİ"ye Ait 7/21844 ve 7/23849 Esas Numaralı Yazılı
Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni
Kadına yönelik şiddetle mücadele ve kadın cinayetlerinin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, tüm tarafların iş birliğinde çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir:
2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin yasal altyapı güçlendirilmiş ve bu mücadele bir üst seviyeye taşınmıştır. Kanun etkin olarak uygulanmasına yönelik yönetmelikler ve Bakanlık genelgeleri yürürlüktedir.
2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 25 Kasım 2023 tarihinde yayımlanmış olup kadına yönelik şiddetle mücadelenin en üst düzeyde ele alındığına yönelik önemli bir göstergesi olarak ilgili mevzuatta yerini almıştır.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede temel yasal enstrümanlardan biri olan Türk Ceza Kanunu'nda, 2021 ve 2022 yıllarında yapılan değişikliklerle kadına yönelik işlenen fiillere ilişkin cezai müeyyideler artırılmış, daha önce başka suçların içerisinde değerlendirilen ısrarlı takip eylemleri ise Türk Ceza Kanununa eklenen 123/A maddesi ile ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.
Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021- 2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır. Ulusal Eylem Planının etkin olarak hayata geçirilmesi hedefiyle Yıllık Faaliyet Planları hazırlanmaktadır. Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmalarımız hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu kadına yönelik şiddet konusundaki çalışmaları-gelişmeleri değerlendirmekte, bu konuda öneriler sunmaktadır. Kurul bugüne kadar 17 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları" ile kadına yönelik şiddetle mücadelede il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak, şiddete maruz kalan ya da şiddete maruz kalma riski bulunan kişilerin başvurabileceği, danışmanlık, rehberlik ve yönlendirme hizmetleriyle, ihtiyaç duydukları konularda güçlendirici ve destekleyici hizmetleri veren ve çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 84 ŞÖNİM hizmet vermektedir.
Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Bakanlığımıza bağlı 112, diğer kamu kurumları ve belediyelere bağlı 38 kadın konukevi olmak üzere toplam 150 kadın konukevi bulunmaktadır.
Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 420 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.
ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Bu kapsamda şiddet mağdurları ile mesleki görüşmeler yapılarak vaka formülasyonu ve müdahale planları hazırlanmakta, yapılan planlama çerçevesinde gerekli mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Söz konusu çalışmaların etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla mesleki personelin kapasitesi temel ve ileri düzey eğitimlerle artırılmaktadır.
Bununla birlikte şiddet mağdurlarının psikososyal ihtiyaçlarının etkin bir şekilde giderilmesi ve psikolojik ve sosyal işlevselliklerini artırmak üzere sunulacak psikososyal destek hizmetlerini model halinde yapılandıracak AR-GE çalışmalarımız da devam etmektedir. Söz konusu çalışmalarla psikososyal destek hizmetlerinin sunumu ile izleme, değerlendirme ve kalite geliştirme çalışmalarının standardizasyonunu sağlanarak hizmetler bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve mağdurun özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde yapılandırılacaktır ve hizmetlerimiz bir ileri seviyeye taşınacaktır.
Bu mekanizmaların yanı sıra İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler sürdürülmektedir. Bu alanda Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı 1.287 birim, Adalet Bakanlığına bağlı 171 Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü ile sorumlu kurumlar ile eş güdüm ve koordinasyon içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları devam etmektedir.
Şiddet mağdurlarına daha hızlı ulaşılarak müdahalenin etkinliğini artırmak amacıyla paydaş kurumlar ile elektronik veri tabanları arasında entegrasyon sağlanmıştır.
Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında pilot olarak uygulanan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır. Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için 0 (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca Whatsapp ve BİP platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır. e Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek Sistemi (KADES) hayata geçirilmiştir. Aplikasyonda yer alan acil durum butonuna basılması halinde Acil Çağrı Merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır. e Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturulması ve zihniyet dönüşümünün sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 4,5 milyon kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır. e Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. Bu "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Kurumsal Kapasitenin ve Toplumsal Farkındalığın İletişim Boyutuyla Artırılması Projesi", "Türkiye?de Depremden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" ve "Kadın Konukevleri Hizmetlerinde İhtisaslaşmış Bir Yaklaşım: Güçlenme ve Etkin Destekle Verimli Entegrasyon Projesi (GÜVEN)" başlıklı projeler devam etmektedir.
Öte yandan, Bakanlığımız tarafından 6284 sayılı Kanunun 20/2 maddesinde yer verilen "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir." hükmü uyarınca çocuklara yönelik cinsel istismar dosyalarına katılım sağlanmaktadır. Bakanlığımız avukatları tarafından, yargılama sürecinde gerek görülmesi halinde ilgili mahkemelerden sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmekte ve tutukluluk kararı verilmesi veya tutuksuz yargılanma kararlarına itiraz edilmektedir. Takdiri indirim veya haksız tahrik indirimi uygulanan dosyalarda ise somut olaya göre ele alınarak kararlara karşı süresinde kanun yollarına başvuru yapılmakta, uygulanan indirimin kaldırılarak sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmektedir.
Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.
Haksız tahrik indirimi Türk Ceza Kanunun 29. maddesinde "Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir." şeklinde düzenlenmiş olup şartları oluşmayan ve kararda uygulanan tahrik indirimlerine karşı da kanun yoluna gidilmektedir.
7/21844 Esas numaralı soru önergesinde bahsi geçen olaya ilişkin Van Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/18538 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan soruşturma halen devam etmekte olup Bakanlığımızca Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na soruşturma sonucunun bildirilmesi talepli yazı gönderilmiştir. Süreç yakından takip edilmekte ve olaya ilişkin şüpheli durumların tespiti halinde bu hususların araştırılması için Van Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasına talepte bulunulmaktadır. İddianamenin düzenlenmesi durumunda söz konusu iddianame incelenerek 6284 sayılı Kanun kapsamında müdahillik talebinde bulunulacaktır.
7/23849 Esas Numaralı soru önergesinde bahsi geçen ve Muğla ilinde meydana gelen P. G.'in vefatına yönelik olay ise sürecin başından bu yana Bakanlığımız görevli avukatları tarafından takip edilmekte ve gerekli adli destek sağlanmaktadır. Dava süreci yakından takip edilmektedir.
Soru önergesinde yer alan diğer konular, diğer bakanlıkların görev ve faaliyet alanında olduğundan değerlendirilememiştir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan