Mahkumların ailelerinin ikametlerine yakın yerlerdeki cezaevlerine nakledilmesi talebine ilişkin
Kaynak göster
Zeynep Oduncu Kutevi (DEM Parti), 27 Ocak 2025 tarihinde 7/22471 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 100 gün sonra, 7 Mayıs 2025).
Zeynep Oduncu Kutevi (DEM Parti, Batman). “Mahkumların ailelerinin ikametlerine yakın yerlerdeki cezaevlerine nakledilmesi talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/22471, 27 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-22471-mahkumlarin-ailelerinin-ikametlerine-yakin-yerlerdeki-cezaevlerine-nakledilmesi-talebine-i (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d3a3afb2-17c6-4ae3-aa38-0194abe342be
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 100 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 27.01.2025 y EVİ Batman Milletvekili
Cezaevlerinde uygulanan sevk politikalarının, mahpusların cezalarını adeta iki katına çıkaran bir yönteme dönüştüğü görülmektedir. Tutuklu veya hükümlülerin, ailelerinden yüzlerce kilometre uzaklıktaki cezaevlerine gönderilmeleri, yalnızca mahpusları değil, aynı zamanda ailelerini de cezalandırmaktadır. Bu durum, uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan temel insan haklarına aykırı olduğu gibi, toplumsal vicdanı da derinden yaralamaktadır.
Mahpusların ailelerinden uzak cezaevlerine sevk edilmeleri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 3. Maddesinde düzenlenen infaz rejiminin temel amacına da ters düşmektedir. Aile bağlarının korunması ve mahpusun sosyal destek sistemine erişimi gibi en kritik unsurlarından biridir. Buna karşın, mevcut uygulamalar mahpusları yalnızlaştırmakta, aile bağlarını koparmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (13 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen "Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü"nün 19. ve 20. maddelerinde, tutulan veya hapsedilen kişilerin aileleriyle iletişim kurma haklarına ve mümkün olan en yakın cezaevinde tutulmalarına özel olarak vurgu yapılmıştır. Bu uluslararası yükümlülükler, Türkiye'nin de taraf olduğu sözleşmeler çerçevesinde bağlayıcı niteliktedir. Ancak, ailelerin ikametgahlarına yakın cezaevlerine sevk taleplerinin keyfi olarak reddedilmesi ve mahpusların ailelerinden uzak yerlerde. tutulması, bu temel prensipleri ihlal etmektedir.
Sevk politikalarının aileler üzerindeki ekonomik ve psikolojik yükü de göz ardı edilemez. Zaten zor ekonomik koşullarda yaşayan aileler, uzak mesafelerdeki cezaevlerine seyahat etmek için ek maliyetlere katlanmak zorunda kalmakta, bu da aile içi destek mekanizmalarını daha da zayıflatmaktadır. Çalışan aile üyeleri izin alamamakta, yaşlı veya dezavantajlı yakınlar ise uzun yolculukları göze alamamaktadır. Dolayısıyla, bu uygulamalar yalnızca mahpusların değil, aynı zamanda ailelerinin de yaşamını derinden etkilemektedir.
Mevcut sevk uygulamalarının gözden geçirilmesi, aileye yakın cezaevlerinde bulundurulmayı temel alan yapısal bir düzenleme yapılması elzemdir. a) p.
Bu bağlamda,
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, mahpusların ailelerine yakın cezaevlerinde tutulmasını öngörmektedir. Ailelerin ikametgahlarına yakın cezaevlerine sevk taleplerinin keyfi olarak reddedilmesinin gerekçesi nedir?
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 3. maddesi, infaz rejiminin temel amacının mahpusların sosyal bağlarını korumak olduğunu belirtmektedir. Uygulanan sevk politikalarının bu maddeye açıkça aykırı olduğu düşünüldüğünde, Bakanlığınız bu durumu düzeltmek için hangi adımları atmayı planlamaktadır?
Uzak cezaevlerine yapılan sevklerin, mahpusların aile bağlarını kopardığı açıkça ortadayken, bu uygulamanın devam ettirilmesinin gerekçesi nedir?
Ailelerin ekonomik koşullarını zorlayan ve psikolojik yükler getiren bu uygulamalar hakkında Bakanlığınızın bir etki analizi yapıp yapmadığı, yaptıysa sonuçlarının ne olduğu açıklanabilir mi?
Mahpusların ailelerinden yüzlerce kilometre uzak cezaevlerine gönderilmelerinin ailelerin ziyaret sıklığını azalttığı ve ekonomik olarak yıprattığı göz önüne alındığında, bu maliyetleri azaltacak bir çözüm planınız var mı?
Yaşlı ve dezavantajlı aile bireylerinin uzun mesafeli cezaevi ziyaretlerini gerçekleştirmekte zorlandığı biliniyorken, bu zorlukların giderilmesi noktasında bakanlığınızın ne tür çalışmaları bulunmaktadır?
Aileye yakın bir cezaevine sevk talebinin reddedilmesi durumunda, bu red kararının gerekçelerinin detaylı ve şeffaf bir şekilde açıklanması için bir mekanizma oluşturulması planlanmakta mıdır?
Birleşmiş Milletlerin 19. ve 20. maddelerinde güvence altına alınan mahpusların aileleriyle iletişim hakkının ihlal edilmesi, Türkiye'nin uluslararası yükümlülüklerini nasıl etkiliyor? Bu durumu düzeltmek için adımlar atılacak mı?
Mevcut sevk politikalarının gözden geçirilmesi ve aileye yakın cezaevinde bulundurulmayı temel alan bir düzenleme yapılması için somut bir takvim belirlemeyi düşünüyor musunuz?
SORULAR
2015-2024 yılları arasında aileye yakın bir cezaevine sevk talebinde bulunup bu talebi reddedilen mahpus sayısı kaçtır? Bu red kararlarının gerekçeleri nelerdir ve bu süre zarfında bu konuda yapılan başvurulara ilişkin bir veri analizi yapılmış mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1574996 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Batman Milletvekili Zeynep Oduncu Kutevi tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22471 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ZLVhSOM - NEVPH8O - CGyl ElC - Wkg E8Ç- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-239-948/1386 Konu : Yazılı soru önergesi ghe3 0025
Sayın Zeynep ODUNCU KUTEVİ Batman Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22471 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,
B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malâmlarıdır.
1i- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve Mevzuat Genel Müdürlüğü mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
İDİEAİLIİ İle *emi
Yılmaz TUNÇBakan