İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/25370 GEÇ CEVAPLANDI · 68 GÜN

İç borç faiz yükünde yaşanan artışa ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 68 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazin olarak cevaplandırılmasını arz ederim. *

Av.Dr.M. /Sezgin TANRIKULU Diyarbakır Milletvekili

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yayımladığı Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü istatistiklerine

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

.göre, Türkiye'nin iç borç faiz yükü son yıllarda dramatik bir şekilde artmış ve borç-faiz dengesi olumsuz yönde değişmiştir.2012 ve 2013 yıllarında iç borç anapara-faiz oranı 100 liraya karşılık yaklaşık 36-37 lira faiz yükü şeklinde iken, 2023 yılı itibarıyla bu oran 100 Türk lirasına 138 Türk lirasına çıkmış, 2024 başında ise 100 Türk lirasına 145 Türk lirası faiz yüküne ulaşmıştır.

2025 başı itibarıyla merkezi yönetimin toplam iç borç anapara tutarı 4,96 trilyon Türk lirası, buna karşılık faiz yükü ise 6,63 trilyon Türk lirası olup, toplam ödeme tutarının 9057'sinin faiz giderlerinden oluştuğu görülmektedir. 2025 yılı başında ise 100 Türk lirası anaparanın karşılığında oluşan faiz yükü ise 134 Türk lirasıdır.

Bu çerçevede:

İç borç faiz yükündeki bu dramatik artışın sebepleri nelerdir?

2012 ve 2013 yıllarında 100 Türk lirasına karşılık 36-37 Türk lirası olan faiz yükünün, 2025 itibarıyla 134 Türk lirasına çıkmasının başlıca nedenleri arasında hükümetin 2021 sonrası izlediği ekonomi politikaları mi yer almaktadır?

2021'den itibaren faiz oranlarının düşürülmesiyle başlayan süreçte, kur artışı ve enflasyonun yükselmesi nedeniyle iç borçlanmada TÜFE'ye endeksli ve döviz cinsi borçlanma araçlarının ağırlığının arttığı bilinmektedir. Bu durumun kamu maliyesine yüklediği ek maliyet hesaplanmış mıdır? Eğer hesaplandıysa, söz konusu maliyetin toplam iç borç faiz yüküne, etkisi nedir?

2025 yılı itibarıyla iç borç anapara ve faiz dengesinin 100 Türk lirasına 176 Türk lirasi olması, kamu finansmanı açısından sürdürülebilir bir tablo mudur? Bakanlığınız bu borç yükünü yönetmiek ve azaltmak için hangi politikaları hayata geçirmeyi planlamaktadır?

2025 Yılı için öngörülen 2,1 trilyon Türk lirası iç borç ödemesinin bütçe üzerindeki etkisi nasıl olacaktır?

SORULAR

  1. 2,1 triyon Türk lirası ödeme bütçe açığını ne oranda artıracaktır?

  2. 2026 ve sonrasında yapılması öngörülen iç borç ödemelerinin azaltılması için, faiz yükünün hafifletilmesine yönelik herhangi bir reform planlanmakta mıdır? Eğer planlanıyorsa, bu reformların içeriği ve uygulanma takvimi nedir?

  3. Son dört yılda iç borç faiz yükündeki artışın ekonomi üzerindeki olası uzun vadeli etkileri hakkında bir risk analizi yapılmış mıdır? Eğer yapıldıysa, sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·

İlgi yazınız ekinde alınan Diyarbakır Milletvekili Sayın Av, Dr. M. Sezgin TANRIKULU'na ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Mer

Mehmet ŞİMŞEK Bakan

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

7125370 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni

Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

Faiz harcamalarının faiz oranı seviyesi, enflasyon ve döviz kuru gibi değişkenlere duyarlı olup faiz harcamalarında aşağı veya yukarı yönlü riskler barındırmaktadır. Diğer taraftan 2012 yılında iç borç faiz harcamalarının milli gelire oranı 962,6 iken 2024 yılında "02,2 seviyesine gerilemiştir.

Ayrıca, Hazine iç borçlanma stratejileri makroekonomik dengeleri gözeterek para ve maliye politikalarıyla uyumlu, sürdürülebilir, saydam ve hesap verilebilir bir borçlanma politikası izlenmesi; finansman ihtiyaçlarının, iç ve dış piyasa koşulları ve maliyet unsurları göz önüne alınarak belirlenen risk düzeyi çerçevesinde, orta ve uzun vadede mümkün olan en uygun maliyetle karşılanması ilkeleri ile piyasa koşulları ve nakit gerçekleşmeleri esas alınarak duyurulmaktadır. Bu kapsamda belirlenen stratejik ölçütlere uygun olarak ihraç yöntem ve tutarları kamuoyu ile paylaşılmaktadır.

2003 yılından bu yana sürdürülmekte olan stratejik ölçütlere dayalı borçlanma politikası sayesinde ülkemizin AB tanımlı genel yönetim borç stokunun GSYH/"ye oranı önemli ölçüde azaltılmış olup 2002 yılı itibarıyla 9671,5 seviyesinde olan oran, 2024 yılı sonu itibarıyla 924,7 olarak gerçekleşmiştir. Bu seviye 2001 yılından bu yana ulaşılan en düşük seviye olup Hazine'nin borç portföyünün döviz, faiz ve likidite risklerine olan duyarlılığı önemli ölçüde azalmıştır. Bu bağlamda Türkiye, tüm sektörler dikkate alındığında dahi toplam borç oranı en düşük ülkeler arasında yer almakta olup sürdürülebilir bir borç seviyesine sahiptir.

Diğer taraftan, 2025 yılında uygulamasına devam edilecek stratejik ölçütler marifetiyle piyasa riskleri kontrol altında tutularak borcun sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla borçlanma politikası sürdürülecektir. Bu kapsamda, faiz harcamalarının GSYH'ye oranının program dönemi boyunca kademeli olarak azalması ve 2027 yılında 93 seviyesine gerilemesi beklenmektedir.

Ayrıca, iç ve dış borçlanmaya ilişkin ayrıntılı bilgiler "https://www.hımb. gov.ir/kamu-Jinansmani-istatistikleri" internet adresinde yayımlanmakta ve kamuoyuyla paylaşılmaktadır.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEKBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir