Yaşanan depremler sonrası görülmesi muhtemel psikolojik sorunlara karşı yapılan çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Cem Avşar (Yeni Yol), 8 Mayıs 2025 tarihinde 7/28089 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 78 gün sonra, 25 Temmuz 2025).
Cem Avşar (Yeni Yol, Tekirdağ). “Yaşanan depremler sonrası görülmesi muhtemel psikolojik sorunlara karşı yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28089, 8 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28089-yasanan-depremler-sonrasi-gorulmesi-muhtemel-psikolojik-sorunlara-karsi-yapilan-calismalar (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8e7676e0-6da7-428f-8362-0196b419b674
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 78 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Dünyanın en önemli sismik kuşaklarından birisi olan Alp-Himalaya Kuşağı üzerinde yer alan ülkemiz, haritalanmış olan 485 diri fay ile toprakları üzerinde dünyanın en fazla diri fayına sahip ülkesidir. Bu faylar, Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu fay hatları olup 14.500 km'lik uzunluğa sahip ve tarih boyunca en büyük depremlere yol açan fay sistemlerinin başında gelmektedir. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler ve son 23 Nisan Silivri depremi bu jeolojik riskin acı bir gerçeğe dönüşebileceğini bir kez daha göstermiştir.
Türkiye'nin sahip olduğu bu jeolojik gerçeklik yanında, mevcut yapı stokunun depreme karşı dirençsiz olması da önemli bir risk unsuru oluşturmaktadır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre, ülke genelinde 7,5 milyon riskli bağımsız birim bulunmakta ve bunlardan 2 milyonunun acilen dönüştürülmesi gerekmektedir. İstanbul özelinde ise yaklaşık 1,5 milyon yapının riskli olduğu, bunların da 600 bininin kendiliğinden çökebilecek kadar tehlikeli durumda olduğu ifade edilmektedir. Bu veriler ışığında ülkemizin hem yüksek deprem riski hem de mevcut konut stokunun niteliği nedeniyle büyük bir tehdit altında olduğu açıktır.
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Halkımız, bu gerçeği 23 Nisan Silivri Depremi ve sonrasında yüzlerle ifade dilen artçı sarsıntılarda ve ülkemizin değişik birçok yerinde 4 ve üzeri büyüklükte meydana gelen depremlerde yaşamıştır. İnsanımız geceler boyu parklarda, sosyal alanlarda ve sokaklarda kalmıştır. Birçok insan İstanbul'u terk etmiştir. Bunun yanında bilim adamları farklı senaryolar çizmiş ve panik hali atmıştır. Her ne kadar bir can kaybı olmasa da büyük endişe ve korkuya yol açmıştır.
Uzmanlar, deprem travmasını, depreme direkt ya da dolaylı yoldan maruz kalan kişilerin yaşadığı fiziksel ve/veya ruhsal bütünlüğünü tehdit eden olay ya da durum olarak tanımlamaktadır. Doğal bir felaket olan depremin kişilerde şok, şaşkınlık, öfke, çaresizlik, güçsüzlük, güven kaybı, kontrol kaybı, ölüm korkusu duygularını ortaya çıkardığını, herkes için en güvenli yer anlamı taşıyan evleri, yuvaları artık bu anlamından uzaklaşıp korku, kaygı ve güvensizlik temelli bir anlam taşımaya başladığını ifade etmektedir.
Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA av 18089
Uzmanlar; "Birebir depreme maruz kalmayan ama haberlerde gören, takip eden, sosyal ve duygusal olarak maruz kalan kişilerde de ikincil travma denilen durum ortaya çıkar. Onlar da yaşamış gibi etkilenmekte, yaşayanlara yönelik yoğun bir üzüntü, çaresizlik, kaygı ve suçluluk duyguları yaşayabilmektedirler. Aynı zamanda benzer bir felaketi kendilerinin yaşamasına yönelik yoğun korku ve kaygı hissedebilirler. Depremden sonra bir ay kadar akut stres tepkileri dediğimiz durumları yaşamak çok olağan ve doğaldır. Devamındaki süreçte bu belirtilerde hiçbir azalma yoksa, kişinin işlevselliğinde bozulmalar başladıysa destek alması gereklidir.", şeklinde açıklamalarda bulunmaktadır.
Deprem gibi toplumun büyük kesimini etkileyen doğal afetlerde toplumsal destek, dayanışma, paylaşım sürecin atlatılmasında büyük önem taşımakta ve iyileştirici özelliği bulunmaktadır. Bununla birlikte ilgili kurumlar tarafından rehabilitasyon, psikolojik destek ve çeşitli rahatlatıcı etkinlik ve çalışmalar ayrı bir öneme sahiptir.
Bu bağlamda;
I. Bir deprem ülkesi olan Türkiye'nin deprem gerçeği ve sürekli meydana gelme ihtimali göz önüne alınarak depremin yol açtığı travmatik sorunlar ve psikolojik etkilere karşın bir politikanız var mıdır? Söz konusu sorunla ilgili bakanlığın kurumsal yapısı içerisinde gerekli altyapıya ve nitelikli kadroya sahip bir yapılanma bulunmakta mıdır?
SORULAR
Son 23 Nisan Silivri depremi ve artçı sarsıntıları sonrası çocuk, yaşlı ve dezavantajlı gruplar başta olmak üzere toplumda oluşan travmatik sorunlar ve psikolojik etkilerin tespitine yönelik yapılmış bir araştırmanız bulunmakta mıdır? Söz konusu araştırmaya göre bu sorunları yaşayan kaç kişi tespit edilmiş ve bu kişilerin etkilenme oranı nedir?
Uzmanlara göre "en güvenli yer anlamı taşıyan evlerin artık bu anlamından uzaklaşıp korku, kaygı ve güvensizlik temelli bir anlam taşıdığı" ve bu durumdan en çok da çocukların etkilendiği gerçeğinden hareketle özellikle çocukların ruh sağlığı ve kişilik gelişimi bakımından oluşabilecek hasarın bertaraf edilmesi için aile, okul ve Bakanlığınızın ortak iş birliğinde bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz? Bu hususta bir projeniz var mıdır?
Bakanlığın korumasında olan yaşlı bakın evleri, çocuk bakım evleri, çocuk yuvaları, kadın sığınma evleri vb. kurumlarda kalan kişilere yönelik depremin yol açtığı travmatik sorunlar ve psikolojik etkilere karşın bir rehabilitasyon ve psikolojik destek çalışması yapılmış mıdır?
Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
7/28y98 6
İlgi (o :a)24.03.2025 tarihli ve 1602858 sayılı yazınız.
b) 02.05.2025 tarihli ve 1620822 sayılı yazınız. c)21.05.2025 tarihli ve 1630684 sayılı yazınız.
ç) 28.05.2025 tarihli ve 1636603 sayılı yazınız.
İlgi yazılar ekinde alınan Tekirdağ Milletvekili Sayın Cem AVŞAR tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/25620, 7/27056, 7/28089 ve 7/28498 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
I - 7/25620 Cevap Metni (3 Sayfa) 2 - 7127056 Cevap Metni (5 Sayfa) 3 - 7/28089 Cevap Metni (5 Sayfa) 4 - 7/28498 Cevap Metni (4 Sayfa) —— — Telefon No:(312) 705 7330 Öğ
Tekirdağ Milletvekili Sayın Cem AVŞAR'a Ait 7/28089 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni
Afet ve acil durum hallerinde Türkiye'de yaşanabilecek her tür ve ölçekteki afet ve acil durumlara etkin müdahale edilebilmesi için görev alacak kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve gerçek kişiler Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında belirlenmekte olup Ayni Bağış Depo Yönetimi ve Dağıtımı Çalışma Grubu faaliyetlerinin yürütülmesinde Bakanlığımız görevlendirilmiştir. Bu kapsamda ayni bağışların toplanmasından, tasnif edilmesinden ve dağıtımından Bakanlığımız sorumludur.
Ayrıca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla Afet ve Acil Durum Hallerinde Yürütülecek İş ve İşlemler ile Zarar Gören Hanelere Yapılacak Sosyal Yardımlara İlişkin İlke Kararı kapsamında afetten etkilenen hanelere yönelik acil temel ihtiyaç, ev eşyası ve barınma yardımları yapılmaktadır.
Öte yandan Bakanlığımız TAMP ile Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda afetlerde Psikososyal Destek Çalışma Grubunun koordinasyonundan sorumlu ana çözüm ortağı olarak görevlendirilmiştir. Bakanlığımız, Psikososyal Destek Çalışma Grubu görev ve sorumluluklarını TAMP'ta yer alan destek çözüm ortağı paydaş kurum ve kuruluşları koordine ederek iş birliği içinde yürütmektedir.
Bu kapsamda 6 Şubat tarihli Kahramanmaraş depremlerinde ilk andan itibaren vatandaşlarımıza destek olunmuştur. Afet ve acil durum süreçlerinden etkilenenlerin güçlenmelerinin sağlanmasını hedefleyen psikososyal destek çalışmaları yürütülmektedir. Gerek deprem illerinde gerekse diğer illerde yani 81 ilimizde psikososyal destek ekipleri seferber edilerek vatandaşlarımıza psikososyal destek sunulmuş, normal yaşama geçiş süreçlerine destek olunmuştur.
Ebeveynlere yönelik psikolojik bilgilendirme, gizlilik ve mahremiyet eğitimi, çocuk ve yetişkinlere yas danışmanlığı hizmeti verilmektedir. Psikososyal destek hizmeti kapsamında deprem sonrası yas süreci yaşayan çocuklar meslek elemanları aracılığıyla psikolojik ilk yardım, psikoeğitim, grup çalışmaları, bireysel görüşme vb. müdahale araçları ile desteklenmektedir. Söz konusu çalışmaların yürütülmesine yönelik olarak barınma alanlarında psikososyal destek çalışmalarını yürütmek ve takip etmek üzere yetişkinler ve çocuklar için psikososyal destek birimleri kurulmuştur. Geçici barınma merkezlerinde yeni bir yaşama uyum sağlanabilmesi için gizlilik ve mahremiyet, aile içi iletişim, kadına yönelik şiddet vb. farkındalık eğitimleri düzenlenmiştir.
Psikolojik ilk yardım hizmeti ve psikososyal destek hizmeti sunulması esnasında riskli durumdaki kadınların tespiti halinde Bakanlığımızın hizmet modellerine gerekli yönlendirmeler yapılmaktadır.
Bununla birlikte yerleşik bir düzene giren afet sahasında; hobi kurslarının açılması, spor faaliyetleri düzenlenmesi, kültürel ve sosyal iyileştirme etkinliklerinin düzenlenmesi ile hayatın normale dönmesi amaçlanmaktadır. Bütün bu hizmetler çerçevesinde, yaşanan travmatik olayla baş etme becerilerinin güçlendirilmesi ve psikolojik sağlamlığın artırılması amaçlanmaktadır.
Bakanlığımız çocuklarımızın korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, tüm risklere karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmaları çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütmektedir.
Çocuklara yönelik tüm hizmetler ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile iş birliği içinde gerçekleştirilmektedir.
6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremlerin ardından deprem bölgesinde bulunan bütün konteyner kentlerde çocuk alanları oluşturulmuş, çocukların ihtiyaçlarının giderilmesi için PSD ekipleri düzenli alan taramaları ve talep odaklı çalışmalar yürütmüştür.
Geçici barınma alanlarındaki çocukların desteklenmesi, 12-18 yaş aralığındaki çocukların iyi olma hallerini gözeten ve akranları ile zaman geçirmelerini destekleyen güvenli alanların oluşturulması amacıyla Suna ve İnanç Kıraç Vakfı ile iş birliği protokolüne istinaden deprem bölgelerine yönelik modüler yapılardan oluşan Çocuk Yaşam Merkezleri oluşturulmasına ilişkin çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, 27 Nisan 2023 tarihinde Kahramanmaraş-Pazarcık, 26 Mayıs 2023 tarihinde Hatay-Güzelburç ve 15 Aralık 2023 tarihinde Adıyaman-Merkez'de bulunan üç konteyner kentte Çocuk Yaşam Merkezleri kurulmuştur. Merkezlerde esenlik atölyesi, yürüyüş, harita atölyesi ve kız çocuklarla STEM atölyesi etkinlikleri gerçekleştirilmektedir. Suna İnan Kıraç Vakfı ve UNICEF iş birliği ile 12 Ocak 2024 tarihinde Hatay-Antakya ve 28 Şubat 2024 tarihinde Şanlıurfa-Harran'da iki konteyner kentte Çocuk Yaşam Merkezleri kurulmuştur.
Merkezlerin yaygınlaştırılması amacıyla 28 Kasım 2024 tarihinde resmi olarak başlayan IPA TI "Acil Durumlara Duyarlı Çocuk Koruma Hizmetlerinin ve Desteklerinin Geliştirilmesi Yoluyla Çocukların Yaşamlarının İyileştirilmesi" projesi kapsamında Bakanlığımız ve UNICEF iş birliği ile Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay olmak üzere dört deprem ilinde çocuk yaşam merkezlerinin kurulacaktır.
Bununla birlikte, koruyucu ve önleyici çalışmalarımız kapsamında çocukların korunması ve desteklenmesine yönelik faaliyetlerin bir bölümünü de eğitici, rehberlik edici ve farkındalık oluşturmaya yönelik faaliyetler oluşturmaktadır. Bu yöndeki çalışmalarımız ihtiyaçlar doğrultusunda çocukları, ebeveynleri, çocuklarla çalışan profesyonelleri, çocuklarla temas halinde olan tüm yetişkinleri ve nihayetinde toplumun genelini kapsamaktadır.
11. ve 12. Kalkınma Planı ile 2022, 2023 ve 2024 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında yer alan "Erken çocukluk döneminden başlamak üzere çocuklara ihmal, istismar ve şiddet konularında farkındalık eğitimleri verilecek, çocukların yaşam becerileri güçlendirilecektir." tedbiri doğrultusunda Genel Müdürlüğümüz tarafından 0-18 yaş aralığındaki çocukların ihmal, istismar ve şiddetten korunması, iyilik hallerinin arttırılması, sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla "Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı" hazırlanmaktadır.
Eğitim programının ilk aşaması olarak 0-6 yaş aralığındaki çocukların ebeveyn/bakım verenlerine yönelik modüller tamamlanmıştır. Program; "İhmal ve İstismarın Önlenmesi-Ebeveyn İçin Temel Bilgiler", "Ebeveynlik", "Gelişim", "Duyarlı Bakım", "Pozitif Disiplin", "Günlük Rutinler", Dijital Ebeveynlik", "Etkileşimli Rutinler: Oyun Oynama ve Kitap Okuma" başlıklı modüllerden oluşmaktadır. Eğitim programı ile ebeveyn/bakım verenlerin, doğumdan itibaren sevgi ve şefkat odağında çocukların gelişimi, duyarlı bakımı, ihtiyaçları ve gelişim süreci içinde nasıl desteklenmeleri gerektiği hususlarında güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu kapsamda program, yukarıda bahsi geçen ebeveyn-çocuk ilişkisinden kaynaklanan riskleri önleyici, ebeveyn-çocuk bağını güçlendirici, ebeveyn farkındalığını artırıcı bir programdır ve madde bağımlılığına karşı da koruyucu nitelikte bir programdır. Söz konusu bu program cinsiyet ayırt etmeksizin tüm çocuklarımız için hazırlanmıştır.
Programın 7-18 yaş grubu çocuklara ve ebeveynlerine yönelik modüllerinin geliştirilmesine ilişkin çalışmalar devam etmektedir.
Bakanlığımızca depremden etkilenen 10 ilimiz ve diğer tahliye illerinde deprem sebebiyle ebeveyn kaybı yaşamış çocukların tespiti, çocuk ve ailesi/bakım veren bireylerin ihtiyaçlarının belirlenmesine yönelik olarak hane ziyaretleri yapılmıştır. Ayrıca, depremden etkilenen çocuklar için hane ziyaretleri yapılarak sosyal hizmet konusunda ihtiyaç tespiti ve yönlendirme yapılmıştır.
Ankara'da gerçekleşen Koruyucu Aile Hizmet İçi Eğitimi kapsamında İl Müdürlüklerimizde görevli personele afet ve acil durumlara yönelik psikososyal destek eğitimi de dâhil olmak üzere hizmet içi eğitim verilmiştir.
Çocukla çalışan profesyonellere yönelik "Psikososyal Destek Çalışmalarında Afet Döneminde Çocuklara Yaklaşım Rehberi" ile çocuk bakım kuruluşlarında yaşayan çocukların yaşam becerilerini geliştirmek ve onları hayata hazırlamak amacıyla hazırlanan "Çocuk Destek, Gelişim ve Eğitim Programı Yaşam Becerilerinin Geliştirilmesi ve Hayata Hazırlama Modülü" deprem döneminde çocuklarla yapılacak çalışmalar özelinde uyarlanarak resmi yazı ile tüm illerimize duyurulmuştur. ,
Çadır ve konteyner kentlerde çocukla temas halinde olan personele yönelik hazırlanan "Çocuklarda Mahremiyet: Afet Döneminde Özellikle Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar " konulu eğitim modülü Cumhurbaşkanlığı Uzaktan Eğitim | Kapısı (uzaktanegitimkapisi.cbiko.gov.tr) aracığı ile tüm ilgili taraflar ve kamuoyu ile paylaşılmıştır.
6 Mayıs 2023 tarihinde Deprem Sonrası Psikososyal Destek Eylem Planı kapsamında depremden etkilenen çocukların risk ve ihtiyaçlarının belirlenmesi ve Çocuklar Güvende Ekipleri aracılığıyla izleme ve takiplerinin yapılması konusu resmi yazı ile tüm illerimize duyurulmuştur.
Hizmet verilecek çocuk gruplarının (uzuv kaybı, ebeveyn kaybı, gelişim geriliği, zihinsel engellilik vb) belirlenebilmesi ve gruplar özelinde çalışma programlarının oluşturulabilmesi amacıyla odak grup görüşmeleri yapılmıştır.
Yaşanan depremin travmatik etkilerinin azaltılmasına yönelik çocuk bakım kuruluşlarında çalışan personelin ihtiyaç odaklı eğitimler verilerek desteklenmesi ve deprem sonrası kuruluş bakımındaki çocuklara psikososyal destek ve ruhsal sağlık hizmetleri sunulması amacıyla Dünya Sağlık Örgütü iş birliği ile "Koruma ve Bakım Altındaki Çocuklara Yönelik Deprem Sonrası Psikososyal Destek Programı" geliştirilmiştir. Program kapsamında depremin çocuklar üzerinde sebep olduğu travmatik etkilerin azaltılması amacıyla çocuk bakım kuruluşlarında çalışan personele yönelik hizmet içi eğitimler yapılmıştır. Eğitim programı kapsamında personele süpervizyonluk ve destek sağlanmasına yönelik de oturumlar düzenlenmiştir. Hizmet içi eğitimlere, deprem bölgesindeki çocuk bakım kuruluşlarında çalışan personel ile çocuklarımızın nakil edildiği diğer illerdeki kuruluşlarda çalışan personel katılım sağlamıştır.
UNİCEF iş birliği ile depremden etkilenen koruyucu ailelerimize yönelik "Çevrimiçi Psikolojik Destek Programı" gerçekleştirilmiştir.
Diğer taraftan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planında Koruyucu ve Önleyici Hizmetler hedefi kapsamındaki "Afet, acil durum ve salgın hastalık vb. olağanüstü dönemlerde hizmetlere erişim ve hizmet sunumunun aksaklığa uğramaması için gerekli tedbirler alınacaktır." stratejisi kapsamında 6 Şubat 2023 tarihli depremlerin ardından Bakanlığımız merkez teşkilatı tarafından depremden etkilenen illerde bulunan kadın hizmet kuruluşlarımızın mevcut durum ve ihtiyaçları tespit edilmiş, personelimizin sağlık durumları hakkında bilgi alınmıştır. Bakanlığımız ve ilgili paydaşlarla iş birlikleri ile en kısa sürede ihtiyaçlar karşılanmış, kuruluşlarımız konteyner, tefrişat, personel ve mesleki yönden desteklenmiştir. Bu kapsamda; e Depremin verilen hizmete etkilerini yerinde görmek amacıyla deprem bölgesine il ziyaretleri gerçekleştirilmiştir.
"e Adıyaman ve Hatay ŞÖNİM hizmet binası taşınma işlemleri gerçekleştirilmiş, 11 ilimizdeki ŞÖNİM"lere tefrişat desteği sağlanmıştır.
Adıyaman, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş illerindeki ŞÖNİM"lere personel görevlendirmesi yapılmıştır.
Depremden doğrudan etkilenen 11 ildeki ŞÖNİM personelinize yönelik olarak hem depremin neden olduğu olumsuz etkilerin giderilmesi ve personelin hayatın olağan akışına dönmelerini kolaylaştırmak hem de hizmet sunum kapasitesini desteklemek üzere çeşitli eğitim ve destek programları hazırlanmış ve uygulanmıştır.
Afet süreci ve sonrasında kadın hizmetlerinin merkez, taşra, ilgili kamu kurum ve kuruluşları iş birliğinde etkin yürütülebilmesine yönelik "Afet ve Acil Durumlarda Kadın Hizmetleri Rehberi" hazırlanmıştır.
Koruyucu ve önleyici faaliyetler kapsamında başta afetten etkilenen vatandaşlar olmak üzere 81 ilde kamuoyunun bilgilendirilmesine yönelik "erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele" alanında farkındalık çalışmaları ile eğitim, meslek edindirme, kadın kooperatifleri faaliyetlerine katılma ve istihdam konularında faaliyetler yürütülmüştür. Afet ve acil durumlar sonrasında erken yaşta ve zorla evlilik olgusunun artışına ilişkin riskin önlenmesi amacıyla Adana, Adıyaman, Elazığ, Malatya ve Osmaniye illerinde Erken Yaşta ve Zorla Evliliklerle Mücadele İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur.
Erken Yaşta ve Zorla Evliliklerle Mücadele İl Eylem Planı bulunan illere yönelik Erken Yaşta ve Zorla Evliliklerde Mücadele İl Eylem Planı Desteklenmesi Eğitimi gerçekleştirilmiştir.
Olağan dönemde 6284 sayılı Kanun kapsamında yürütülen iş ve işlemlerin afet sonrası süreçte de herhangi bir aksaklığa mahal verilmeden uygulanması amacıyla; o Gizlilik, teknik yöntemlerle takip gibi özel nitelikli kararların uygulanması, ŞÖNİM hizmetleri ve psikososyal müdahalenin etkin yürütülmesine yönelik olarak Bakanlık içi birimler ile İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, AFAD, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve 81 İl Valiliği ile aktif biçimde koordinasyon sağlanmıştır. o Haklarında önleyici tedbir kararı alınmış olan şiddet uygulayanlara Aile İçi Şiddetle Mücadele Seminer Programı'nın düzenli olarak uygulanması amacıyla gerekli tedbirler alınmış bu kapsamda programın uygulayıcı sayısını artırmak için personelimize "Aile İçi Şiddetle Mücadele Semineri Uygulayıcı Eğitimi" düzenlenmiştir.
Türkiye'de depremden etkilenen ve deprem sonrası yoğun olarak göç alan illerde şiddet riski altında olan kadınlar ve kız çocuklarına yönelik nitelikli önleme, koruma ve güçlendirme hizmetlerine erişimi artırmak amacıyla Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında Birleşmiş Milletler Kadın Birimi iş birliği ile "Türkiye'de Depremden Etkilenen Bölgede Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" projesi hayata geçirilmiştir. Proje kapsamında Adıyaman, Hatay, İstanbul ve Kocaeli olmak üzere 4 ilde toplam 4 kadın konukevinin inşa edilmesi, 15 ilde kadın konukevi ve ŞÖNİM"lerin güçlendirilmesi, bakım-onarım ve tadilat gereksinimlerinin karşılanması ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve koruyucu hizmet kapasitesinin arttırılmasına yönelik eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.
Deprem sonrasında şiddet mağduru kadınlar ve beraberindeki çocuklara yönelik kadın konukevi hizmetlerine kesintisiz olarak devam edilmiştir. Konukevi hizmetine ihtiyaç duyan kadın ve varsa beraberindeki çocukları için mesleki değerlendirme yapılarak aynı ilde veya başka bir ildeki kadın konukevine nakil edilerek hizmet almaları sağlanmıştır.
Bununla birlikte kadın konukevlerinde kendileri de depremzede olan personele, hizmet alan kadın ve beraberindeki çocuklara daha nitelikli hizmet sunumu sağlanması için aşağıdaki kapasite geliştirme ve sağaltım destekleri sunulmuştur: e UN Womenteknik desteği ile deprem bölgesinde görev yapan ve depremi yaşayan ŞÖNİM ve kadın konukevi personeline yönelik "Depremzede Meslek Elemanlarına Yönelik Psikolojik Destek Çalışması Proje"si gerçekleştirilmiştir. Söz konusu proje ile ŞÖNİM ve kadın konukevlerinde çalışan tüm meslek elemanı ve destek personeline psikolojik destek ve EMDR terapi desteği sunulmuştur. Bu kapsamda, psiko-eğitim ve stabilizasyon teknikleri öğretimi, yüz yüze saha çalışmaları, online grup çalışmaları ve online/çevrim içi bireysel çalışmalar şeklinde gerçekleştirilmiştir. Sürece katılım sağlayan tüm katılımcılara çalışmanın başında ve sonunda "Olayların Etkisi Ölçeği" uygulanarak etkinliği değerlendirilmiştir. e 22-24 Mart 2023 tarihlerinde öncelikle 11 deprem ilinden başlamak üzere 81 ilin ŞÖNİM ve Kadın Konukevi personeline yönelik yaklaşık 500 kişinin katılım sağladığı Psikolojik İlk Yardım eğitimi gerçekleştirilmiştir. e 10-12 Nisan 2023 tarihlerinde ŞÖNİM ve Kadın Konukevi meslek elemanlarına yönelik yaklaşık 100 kişinin katılım sağladığı Çözüm Odaklı Terapi eğitimi gerçekleştirilmiştir. e 5-9 Haziran 2023 tarihlerinde UNFPA iş birliğinde kadına yönelik şiddetin önlenmesi konularında bir eğitim programı hazırlanmıştır. Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Ankara ASH İl Müdürlüğü, ŞÖNİM, Kadın Konukevi ve Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlerine yönelik kapasite geliştirme eğitimi; Afet ve Acil Durumlarda Kadına Yönelik Şiddet Eğitimi gerçekleştirilmiştir.
Diğer taraftan, Bakanlığımıza bağlı yatılı kuruluşlarımızdan hizmet alan engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın; deprem başta olmak üzere diğer afet ya da acil durumlara karşı hazırlıklı olma, bu durumlar sırasında uygun becerileri sergileyip gerekli girişimlerde bulunma, afet ve acil durumlar sonrasında gereksinimlerini karşılayabilme gibi konularda ek ya da özelleştirilmiş hizmet ya da uyarlamaların geliştirilmesi, afet ve acil durum planlarının revize edilmesi amacıyla; Engelli ve Yaşlı Alanında Uzun Süreli Bakım Hizmeti Sunan Kuruluşlarda Afet ve Acil Durum Planı Geliştirilmesi Projesi hazırlık çalışmaları devam etmektedir.
Kuruluşlarımızda kalan yaşlı bireylere mesleki personel tarafından düzenli olarak psikososyal destek verilmektedir. Ayrıca yaşlı bireylerin afet ve acil durumlarda minimum seviyede bu olumsuz durumu atlatmaları için yaşlılarımız ile birlikte personelin de eğitilmesi, afet ve acil durum planlarının revize edilerek, kuruluşları acil durumlara hazırlamak amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar gerçekleştirilmiştir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan