Kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin
Kaynak göster
Talat Dinçer (CHP), 5 Mayıs 2025 tarihinde 7/28296 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 81 gün sonra, 25 Temmuz 2025).
Talat Dinçer (CHP, Mersin). “Kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28296, 5 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28296-kadina-yonelik-siddet-olaylari-ile-kadin-cinayetlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8c6f1b14-f1cf-4afd-ae0c-0196a4c45cad
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 81 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Lol
. (o Aşağıdaki sorularımı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98. Ve TBMM İçtüzüğü"nün 96. Maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.29/04/2025
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Talat DİNÇ Mersin Gilletvekili
Türkiye'de kadınların yaşam hakkı her geçen yıl daha fazla ihlal ediliyor. 2024 yılı kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinde rekor düzeyin görüldüğü kara bir yıl oldu. Son 10 yılda en az 4.255 kadın cinayeti işlendi. Buna ek olarak, son 7 yılda 1.441 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Böylece 2010'dan bu yana erkek şiddeti sonucu yaşamını yitiren kadınların toplam sayısı 5.696'ya ulaştı. Bu bir katliamdır.
Bu cinayetlerin 057'si kadının kendi evinde işlendi. 280 kadın evli oldukları erkek, baba, oğul ya da diğer aile bireyleri tarafından öldürüldü. Kadınların büyük bir kısmı, boşanmak istemek evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi bitirmek gibi kendi hayatlarına dair kararlar aldıkları için öldürüldü. 111 kadın yalnızca bu gerekçelerle katledildi. Kadınların 9657'si ateşli silahlarla 94 29'u kesici aletlerle öldürüldü. İçişleri Bakanlığı, 2024 yılının ilk 10 ayında 276 kadın cinayeti işlendiğini açıklarken, Platform'un verileri bu sayının 394 olduğunu ortaya koyuyor. Üstelik resmi kayıtlarda şüpheli kadın ölümlerine ilişkin herhangi bir veri yer almıyor. Oysa yalnızca 2024'te, 259 kadın şüpheli biçimde hayatını kaybetti. Bu vakaların .çoğu, hiçbir derin soruşturma yapılmadan "intihar" denilerek kapatılıyor. Öldürülen kadınların yaşlarına bakıldığında tablo daha da vahim bir hal alıyor. 2024'te öldürülen kadınların 72'si 18 yaş altıydı. 15-25 yaş arası 50 kadın cinayete kurban gitti. Bu genç kadınların 16'si birlikte olduğu ya da daha önce ilişki yaşadığı erkekler tarafından öldürüldü. 19 kız çocuğu ise doğrudan babası tarafından, bazen anneleriyle birlikte katledildi.
Bu veriler, aile içi şiddetin yalnızca eşler arasında değil, çocuklara kadar uzanan bir sistematik şiddet biçimine dönüştüğünü gösteriyor. Bireysel silahlanmanın önüne geçilmemesi ve cezasızlık politikaları, kadın cinayetlerinin artışındaki başlıca sebepler arasında yer alıyor. Fail çoğu zaman devletin göz yummasıyla cesaret buluyor; "iyi hal" ve "haksız tahrik" gibi indirimlerle adeta ödüllendiriliyor. Bu cinayetler kader değil, bir devlet politikasının görmezden gelmenin, suskunluğun, caydırmayan yasaların ve uygulanmayan kararların doğrudan sonucudur.
Bu bilgiler doğrultusunda;
SORULAR
. 2024 yılında öldürülen 394 kadından 280'inin evli olduğu erkek ya da aile üyeleri tarafından öldürülmesi hakkında bakanlığınız ne tür bir önleyici politika yürütmektedir?
. Kadınların 9657'sinin kendi evinde öldürüldüğü göz önüne alındığında, aile içi şiddetin önlenmesine yönelik denetleme ve müdahale mekanizmalarınız neden yetersiz kalmaktadır?
. Kadın cinayetlerinin önemli bir bölümünde boşanmak isteme, ilişkiyi bitirme gibi sebeplerin yer alması, kadınların yaşam hakkını savunma konusunda bakanlığınızı nasıl bir sorumluluk altına sokmaktadır?
. Şiddet şikâyetiyle başvuran kadınların korunması için kullanılan sığınma evlerinin sayısı ve kapasitesi nedir? Bu sayılar 2024 yılında artan şiddet karşısında yeterli midir?
. 2024 yılında 72 kız çocuğunun öldürülmesi üzerine, çocukların aile içinde korunmasına yönelik hangi somut adımlar atılmıştır?
. Bakanlığınız, 2024 yılında 259 kadının şüpheli şekilde hayatını kaybetmesi ve bu ölümlerin çoğunun intihar olarak kapatılması hakkında ne düşünmektedir? Bu olaylarda etkin soruşturma yapılması için İçişleri Bakanlığı ile ortak bir mekanizma geliştirilmiş midir?
. Kadına yönelik şiddette cezasızlığın artışı, faillerin "iyi hal" ve "haksız tahrik" indirimlerinden faydalanması konusunda bakanlığınız Adalet Bakanlığı ile herhangi bir girişimde bulunmuş mudur?
. Bakanlığınız, kadın cinayetlerinin önlenmesi ve aile içi şiddetin sona erdirilmesi adına 2025 yılı için nasıl bir yol haritası belirlemiştir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o : a) 26.05.2025 tarihli ve 1634428 sayılı yazınız.
b) 28.05.2025 tarihli ve 1636504 sayılı yazınız.
İlgi yazılar ekinde alınan Mersin Milletvekili Sayın Talat DİNÇER tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/28296 ve 7/28411 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan I - 7728296 Cevap Metni (4 Sayfa) 2 - 728411 Cevap Metni (3 Sayfa)
Telefon No:(312) 705 7330
7/2$796
Mersin Milletvekili Sayın Talat DİNÇER'e Ait 7/28296 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni
Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir:
"e 2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin yasal altyapı güçlendirilmiştir. Kanun'un etkin olarak uygulanmasına yönelik yönetmelikler ve Bakanlık genelgeleri yürürlüktedir. e 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 25 Kasım 2023 tarihinde yayımlanmış olup kadına yönelik şiddetle mücadelenin en üst düzeyde ele alındığına yönelik önemli bir gösterge olarak ilgili mevzuatta yerini almıştır. e Kadına yönelik şiddetle mücadelede temel yasal enstrümanlardan biri olan Türk Ceza Kanunu'nda, 2021 ve 2022 yıllarında yapılan değişikliklerle kadına yönelik işlenen fiillere ilişkin cezai müeyyideler artırılmış, daha önce başka suçların içerisinde değerlendirilen ısrarlı takip eylemleri, eklenen 123/A maddesi ile ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. e Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır. Ulusal Eylem Planının etkin olarak hayata geçirilmesi hedefiyle Yıllık Faaliyet Planları hazırlanmaktadır. Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur. e Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmalarımız hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu kadına yönelik şiddet konusundaki mevcut durumu değerlendirmekte, bu konuda öneriler sunmaktadır. Kurul bugüne kadar 18 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları" ile kadına yönelik şiddetle mücadelede il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.
"* Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM),; şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak destek ve izleme hizmetlerinin verildiği merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde $4 ŞÖNİM hizmet vermektedir.
ŞÖNİM'lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Bu kapsamda şiddet mağdurları ile mesleki görüşmeler yapılarak vaka formülasyonu ve müdahale planları hazırlanmakta, yapılan planlama çerçevesinde gerekli mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Söz konusu çalışmaların etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla mesleki personelin kapasitesi temel ve ileri düzey eğitimlerle artırılmaktadır. Bununla birlikte şiddet mağdurlarının psikososyal ihtiyaçlarının etkin bir şekilde giderilmesi ve psikolojik ve sosyal işlevselliklerinin arttırılması için sunulacak psikososyal destek hizmetlerini model halinde yapılandıracak ar-ge çalışmalarımız da devam etmektedir. Söz konusu çalışmalarla psikososyal destek hizmetlerinin sunumu ile izleme, değerlendirme ve kalite geliştirme çalışmalarının standardizasyonunu sağlanarak hizmetler bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve mağdurun özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde yapılandırılacakve hizmetlerimiz bir ileri seviyeye taşınacaktır. Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde toplam 150 kadın konukevi bulunmaktadır.
Her ilde en az | kadın konukevi bulunmakla birlikte Bakanlığımıza bağlı toplam 112 kadın konukevinde 2.814 kapasite ile hizmet verilmektedir. Daha etkin ve verimli hizmet sunumunun sağlanması amacıyla illerde bulunan kadın konukevlerinin yoğunlukları dikkate alınarak, ihtiyaç duyulması halinde sunulan hizmetlerin niteliğini arttırabilmek amacıyla kadın konukevi sayısının arttırılması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Ülke genelinde Bakanlığımıza bağlı kadın konukevlerinin 2024 yılı doluluk oranı ortalama "0170-75 olarak gerçekleşmiştir.
Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 424 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.
Bu mekanizmaların yanı sıra İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler sürdürülmektedir. Bu alanda Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı uzman kolluk birimleri, Adalet Bakanlığına bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ile eş güdüm ve koordinasyon içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları devam etmektedir.
Şiddet mağdurlarına daha hızlı ulaşılarak müdahalenin etkinliğini artırmak amacıyla paydaş kurumlar ile elektronik veri tabanları arasında entegrasyon sağlanmıştır. Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında 2015 yılında pilot olarak başlatılan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır. e Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca Whatsapp ve BİP platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır. e Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek (KADES) Uygulaması hayata geçirilmiştir. Uygulamada yer alan acil yardım butonuna basılması halinde Acil Çağrı Merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır. e Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.
" Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Türkiye'de Depremden Etkilenen Bölgede Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" ve "İhtisaslaşmış Kadın Konukevlerinin Kurumsal Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi" başlıklı projeler devam etmekte olup "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Kurumsal Kapasitenin ve Toplumsal Farkındalığın İletişim Boyutuyla Artırılması Projesi" ise tamamlanmıştır. e Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturulması ve zihniyet dönüşümünün sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. e 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 4,5 milyon kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak (o toplumsal (farkındalığı (geliştirmek amacıyla çeşitli (o çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır.
Bu çerçevede kadına yönelik şiddetle mücadele konusunu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikaları detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirmeye devam etmekte, konuya ilişkin olarak toplumun farklı kesimlerine ulaşarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.
Diğer taraftan Bakanlığımız ülkemizdeki tüm çocukların korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimini temin etmek ve tüm risklere (ihmal, istismar, taciz, şiddet vb.) karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmalar çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütülmektedir.
Koruyucu ve önleyici çalışmalarımız kapsamında çocukların korunması ve desteklenmesine yönelik faaliyetlerin bir bölümünü de eğitici, rehberlik edici ve farkındalık oluşturmaya yönelik faaliyetler oluşturmaktadır. Bu yöndeki çalışmalarımız ihtiyaçlar doğrultusunda çocukları, ebeveynleri, çocuklarla çalışan profesyonelleri, çocuklarla temas halinde olan tüm yetişkinleri ve nihayetinde toplumun genelini kapsamaktadır.
11. ve 12. Kalkınma Planı ile 2022, 2023 ve 2024 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında yer alan "Erken çocukluk döneminden başlamak üzere çocuklara ihmal, istismar ve şiddet konularında farkındalık eğitimleri verilecek, çocukların yaşam becerileri güçlendirilecektir." tedbiri doğrultusunda Bakanlığımız tarafından 0-18 yaş aralığındaki çocukların ihmal, istismar ve şiddetten korunması, iyilik hallerinin arttırılması, sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla "Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı" hazırlanmaktadır.
Eğitim programının ilk aşaması olarak 0-6 yaş aralığındaki çocukların ebeveyn/bakım verenlerine yönelik modüller tamamlanmıştır. Program; "İhmal ve İstismarın Önlenmesi-Ebeveyn İçin Temel Bilgiler", "Ebeveynlik", "Gelişim", "Duyarlı Bakım", "Pozitif Disiplin", "Günlük Rutinler", Dijital Ebeveynlik", "Etkileşimli Rutinler: Oyun Oynama ve Kitap Okuma" başlıklı modüllerden oluşmaktadır. Eğitim programı ile ebeveyn/bakım verenlerin, doğumdan itibaren sevgi ve şefkat odağında çocukların gelişimi, duyarlı bakımı, ihtiyaçları ve gelişim süreci içinde nasıl desteklenmeleri gerektiği hususlarında güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu kapsamda program, yukarıda bahsi geçen ebeveyn-çocuk ilişkisinden kaynaklanan riskleri önleyici, ebeveyn-çocuk bağını güçlendirici, ebeveyn farkındalığını artırıcı bir programdır ve madde bağımlılığına karşı da koruyucu nitelikte bir programdır. Söz konusu bu program cinsiyet ayırt etmeksizin tüm çocuklarımız için hazırlanmıştır.
Programın 7-18 yaş grubu çocuklara ve ebeveynlerine yönelik modüllerinin geliştirilmesine ilişkin çalışmalar devam etmektedir.
Diğer taraftan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden Bakanlığımız açılmış davalara katılmakta olup adli süreçlere ilişkin yargılama aşamaları sonuna kadar titizlikle takip edilmektedir.
Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır.
Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde ise Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan