Bir televizyon kanalında ücretleri ödenmeyen çalışanların işi durdurma kararı almasına ilişkin
Kaynak göster
Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 18 Haziran 2025 tarihinde 7/29883 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 104 gün sonra, 30 Eylül 2025).
Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Bir televizyon kanalında ücretleri ödenmeyen çalışanların işi durdurma kararı almasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29883, 18 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29883-bir-televizyon-kanalinda-ucretleri-odenmeyen-calisanlarin-isi-durdurma-karari-almasina-ili (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/60f0d947-91f7-4850-987b-01978726571e
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 104 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğü "nün 96 ile 99 uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Türkiye'de medya sektöründe çalışan emekçilerin uzun yıllardır karşı karşıya kaldığı güvencesizlik, mobbing, düşük ücret politikaları ve sendikasızlaştırma uygulamaları, her geçen gün daha da derinleşmektedir. Son olarak KRT TV çalışanlarının yaşadığı süreç, bu sorunların en çarpıcı ve tarihsel örneklerinden biri olmuştur.
28 Mart 2025 tarihinden bu yana maaşlarını alamayan, üç aydır yemek kartı hakları ödenmeyen, ağır iş yükü altında çalışan KRT TV emekçileri; tüm bu hak gasplarına karşılık, 4 Haziran 2025 tarihinde iş bırakma kararı alarak yayını durdurmuşlardır. Türkiye yayıncılık tarihinde ilk kez bir işyeri direnişi, televizyon yayınının kesilmesine yol açmıştır. Bu, işçilerin yaşadığı mağduriyetin ne denli derin olduğunu açıkça göstermektedir.
Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İşverenin çalışanlara herhangi bir ödeme takvimi sunmaksızın "kademeli istifa edin" önerisinde bulunması, iş hukukuna ve insan onuruna aykırı bir tutumdur. Bu öneri, açıkça istifaya zorlamak ve hak arama mücadelesini dağıtmak anlamına gelmektedir. Ayrıca çalışanlara hiçbir yazılı güvence sunulmaksızın yapılan bu teklif, 4857 sayılı İş
Kanunu'nun iş güvencesi ilkesine de aykırıdır.
Direnişin 14. gününe gelinmesine rağmen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından herhangi bir açıklama yapılmamış, denetim ya da çözüm yönünde adım atılmamıştır. Oysa ki Bakanlığın temel görevlerinden biri, işçilerin temel haklarını korumak, ücretlerin zamanında ödenmesini sağlamak ve işveren ihlallerine karşı denetim mekanizmalarını devreye sokmaktır.
KRT yönetimi, bu ağır koşullar altında çalışanlara herhangi bir ödeme planı sunmak yerine, "kademeli istifa" önerisinde bulunmuş; bu ise işçilerin haklarını talep etmeleri karşısında açık bir baskı yöntemi olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, işveren Fırat Bozfırat'ın defalarca verdiği sözleri tutmadığı, görüşmeleri sürekli ertelediği ve son olarak "avukatı ilgilenecek" diyerek muhataplıktan çekildiği iddiaları da çalışanlar tarafından kamuoyuna açıklanmıştır.
İşçilerin gerçekleştirdiği basın açıklamasında işverenin yüksek meblağlı araçlar ve lüks yaşam sürdürürken işçilerin temel haklarını gasp ettiği belirtilmiştir. Bu durum sınıfsal bir adaletsizliğin ve sorumsuzluğun görünür hale geldiğini göstermektedir.
Ayrıca, çalışanlar defalarca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurmuş ve geçtiğimiz hafta itibarıyla müfettiş görevlendirmesi yapıldığı bildirilmiştir. Ancak hâlâ ücretlerin ödenmemiş olması, denetimlerin caydırıcılıktan uzak yürütüldüğüne işaret etmektedir.
Bu durum yalnızca bireysel bir mağduriyet değil, medya sektöründe güvencesizlik, sendikasızlaştırma ve hak gasplarının nasıl yaygınlaştığını da ortaya koymaktadır. KRT TV örneği, işveren keyfiyetinin denetimsizlikle birleştiğinde nasıl bir emek kıyımına dönüştüğünün somut örneğidir.
Medya sektöründe yaşanan bu tür ihlaller, yalnızca KRT TV ile sınırlı değildir. Sendikalılaşmanın önündeki engeller, esnek çalışma modelleri, güvencesizlik, ücretlerin geç ödenmesi veya hiç ödenmemesi gibi sorunlar; sektörde çalışan binlerce basın emekçisinin ortak kaderi haline gelmiştir. Bu bağlamda KRT TV direnişi, sadece bir işyeri mücadelesi değil; aynı zamanda sektörel bir sorunun kamusal alana taşınmasıdır.
Diğer yandan, yayın lisansları RTÜK tarafından verilen ve kamusal sorumluluk taşıyan bir televizyon kuruluşunun, emekçilerine karşı bu denli sorumsuz ve hukuk dışı uygulamalara imza atması, kamu denetiminin zayıflığını da göstermektedir. Bu durum, yalnızca işçilerin değil; kamuoyunun haber alma hakkının da ihlal edilmesine yol açmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Bakanlığınıza bağlı iş müfettişleri KRT TV ve bağlı şirketlerinde hangi tarihte denetim gerçekleştirmiştir? Denetim raporlarında hangi tespitler yapılmıştır?
KRTTW'de kaç çalışanın maaş ve sosyal hak alacağı bulunmaktadır? Toplam ödenmeyen ücret ve yan hakların parasal tutarı nedir?
İş Kanunu'nun 34'üncü maddesi uyarınca 20 günü aşan ücret gecikmeleri halinde işçinin iş görmeme hakkı mevcuttur. Bakanlığınız bu madde kapsamında ne tür idarı tedbirler almıştır?
Ücretlerin ödenmemesi nedeniyle işin durdurulmasına yol açan bu süreçte işveren hakkında idari para cezası, işyeri kapatma veya kamu ihalelerinden men gibi yaptırımlar uygulanmış mıdır?
Çalışanlara "kademeli istifa" önerildiği iddiası araştırılmış mıdır? Bu durumun mobbing niteliğinde olduğu kanaatine varılmışsa, adli-idari soruşturma başlatılmış mıdır?
KRT işvereninin çalışanlara "kademeli istifa" önerdiği iddiası tarafınızca incelenmiş midir? Bu uygulama mobbing ya da istifaya zorlama olarak değerlendirilmekte midir
Bakanlığınız medya sektöründe yaşanan ücret gaspı vakalarına karşı sektörel denetim takvimi oluşturmayı planlamakta mıdır?
Ücret Garanti Fonu'nun kapsamının radyo-televizyon ve dijital yayıncılık işkolundaki tüm basın emekçilerini içerecek şekilde genişletilmesi yönünde bir çalışma var mıdır?
Bakanlığınız ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) arasında, yayın lisanslarının yenilenmesinde işverenlerin iş ve sosyal güvenlik mevzuatına tam uyumunu zorunlu kılacak bir protokol yapılması gündemde midir?
Ücretlerini alamayan çalışanların genel sağlık sigortası (primlerinin yatırılmaması nedeniyle yaşadığı mağduriyetler konusunda Bakanlığınızın tasarrufu nedir?
KRT TW'de ödenmeyen ücretler için 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında toplu pazarlık süreci başlatılmış mıdır?
Bakanlığınız bu süreçte arabuluculuk/kolaylaştırıcılık rolü üstlenecek midir?
Maaşlarını alamayan işçilerin bu süreçte barınma, ulaşım ve sağlık gibi temel haklara erişiminin engellendiği göz önüne alındığında, Bakanlık bu krize karşı neden acil müdahale mekanizmalarını devreye sokmamıştır?
Çalışanların yönetime yönelttiği "lüks yaşam ve mal varlığı iddiaları" göz önünde bulundurularak işverenin ödeme gücüne rağmen ücretleri ödememesi,
Bakanlığınız nezdinde kasten işçi mağduriyeti yaratmak kapsamında değerlendirilecek midir?
Medya sektöründe yaşanan bu ve benzeri ihlallerin önlenebilmesi amacıyla, basın emekçilerine yönelik özel mevzuat çalışmaları ya da sektörel sendikalaşma teşviki planlanmakta mıdır?
KRT TV çalışanlarının direnişi süresince yaşadığı hak kayıpları ve psikolojik baskılar göz önünde bulundurularak, bu kişilerin uğradığı zararların tazmini için
Bakanlığınız herhangi bir hukuki destek mekanizması sunmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o : 07.07.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1657840 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile Erzurum Milletvekili Sayın Meral DANIŞ BEŞTAŞ tarafından yöneltilen 7/29883 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Ek-1 inci maddesi kapsamında; işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi nedenleri ile işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde geçerli olmak üzere, hizmet akdine tabi olarak çalıştırdığı işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacakları Ücret Garanti Fonundan karşılanmaktadır.
Bu itibarla 4447 sayılı Kanunda yer alan şartların sağlanması halinde Basın İş Kanununa tabi basın mensupları da hâlihazırda Ücret Garanti F onu ödemesinden yararlanabilmektedir.
Çalışma hayatında insana yakışır iş anlayışının yaygınlaştırılması ve işyerlerinde şiddete sıfır tolerans gösterilmesi hususlarına önem vermekte ve bu konuda politikalar üretmektedir. Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik taciz (mobbing) olaylarının önlenmesi amacıyla hazırlanan "İşyerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi" konulu 201 1/2 sayılı Genelgenin 5 inci maddesi uyarınca Bakanlığımız bünyesinde Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu" oluşturulmuştur. 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Kurul yeniden teşekkül ettirilmiştir.
Söz konusu Kurul psikolojik tacizin önlenmesine yönelik olarak ülke çapında politikaların belirlenmesine katkı sağlama, eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerini koordine etme, rapor, rehber ve bilgilendirme dokümanları hazırlama çalışmalarını yürütmekte ve Bakanlığımız koordinasyonunda toplanmaktadır.
Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi Jaaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı teftişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir.
Diğer yandan, Bakanlığımız tarafından ALO 170 hattının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve çalışanlar tarafından bireysel dilekçeler yoluyla yapılan mobbing şikayet süreçleri takip edilmektedir. Bu kapsamda başvurular, başvuruyu yapan kişinin kamu veya özel sektörde çalışmasına bağlı olarak farklı şekilde değerlendirilmektedir. Özel sektör çalışanlarınca yapılan başvurular, başvuruyu yapan kişinin çalıştığı ildeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri tarafından incelenmekte; kamu sektöründe çalışanlar tarafından yapılan başvurular ise taciz DU kurum tarafından incelenmekte ve Bakanlığımıza bilgilendirme yapılmaktadır. " A Bilgilerinize arz ederim. #45 77
Prof. Dr. Vedat İŞIKHAN
Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68
Talefan: 21MM N0£ inan