İskenderun T Tipi Cezaevinde bulunan bir mahkumun Adli Tıp Kurumuna sevkine ilişkin
Kaynak göster
Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 17 Haziran 2025 tarihinde 7/29906 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “İskenderun T Tipi Cezaevinde bulunan bir mahkumun Adli Tıp Kurumuna sevkine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29906, 17 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29906-iskenderun-t-tipi-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-adli-tip-kurumuna-sevkine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6543e4b1-7d82-4899-afca-0197832ce672
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 485 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM iç tüzüğünün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
SORULAR
06.2025
İskenderun T Tipi Cezaevi'nde tutulan 85 yaşındaki ağır hasta mahpus Sıddık Güler, alzaymır. kalp, hipertansiyon ve romatizma gibi ciddi ve ilerlemiş hastalıklarla mücadele etmektedir. Daha önce İzmir Atatürk Araştırma Hastanesi tarafından hakkında "kocama hali" raporu düzenlenmiş, ancak bu rapor cezaevi idaresince yok sayılmış. hasta mahpus tedaviyi reddettiği iddiasıyla tekrar İskenderun Cezaevi'ne gönderilmiştir.
Tedaviye rıza gösterdiği bilinen mahpusun. kolluk güçleri tarafından suç türünün sağlık personeline iletilmesi nedeniyle hastane sürecinde onur kırıcı ve ayrımcı muamelelere maruz kaldığı, bu nedenle insanlık dışı muameleyi protesto ettiği ise bilinmektedir.
Tüm bu süreçler sonucunda yatalak hale gelen Sıddık Güler'e ihtiyaç duyduğu elektrikli tekerlekli sandalye kurumca temin edilmemiş, cezaevi müdürlüğü yalnızca suç türüne dayalı ayrımcı gerekçelerle talebi reddetmiştir. |
Ancak en çarpıcı ve vahim gelişme. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.05.2025 tarihli resmi yazısında, hasta mahpusun randevu almaksızın, yani önceden herhangi bir bürokratik engelleme ya da planlama olmaksızın Adli Tıp Kurumu'na (ATK) çarşamba, perşembe veya cuma günlerinden birinde kimlik ve tıbbi belgeleriyle birlikte götürülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmiş olmasına rağmen. bu sevk işlemi bugüne kadar gerçekleştirilmemiştir. Cezaevi yönetiminin jandarmaya resmi bildirim yaptığı bilgisi mevcutken. Jandarma Komutanlığı'nın sevki hâlâ yerine getirmemesi. ağır hasta bir mahpusun yaşama ve sağlık hakkını ihlal etmekte. ihmali kasıt sınırına dayanan bir sorumsuzluk örneği oluşturmaktadır.
Bu durum hem idari ihmal hem de Anayasa. AİHS ve Nelson Mandela Kuralları gibi temel hukuk belgelerine aykırılık teşkil etmektedir.
I- İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 21.05.2025 tarihinde yazılan ve "randevu almaksızın" ifadesiyle açıkça belirtilerek Sıddık Güler'in Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesini zorunlu kılan resmi yazıya rağmen. aradan geçen sürede bu sevkin neden gerçekleştirilmediği konusunda İçişleri Bakanlığı'nın bilgisi var mıdır?
Cezaevi yönetimi tarafından sevk işlemi için gerekli resmi bildirim yapılmış olmasına rağmen, ilgili Jandarma Komutanlığı'nın sevk görevini yerine getirmemesi ile ilgili herhangi bir idari soruşturma başlatılmış mıdır?
85 yaşındaki ağır hasta bir mahpusun yaşam ve sağlık hakkını doğrudan etkileyen bu ihmal, ilgili kolluk personelleri hakkında adli veya idari bir sorumluluk doğurmuş mudur? Eğer bu kişilere karşı herhangi bir işlem başlatılmamışsa, bunun gerekçesi nedir? |
Kolluk birimleri, mahpusların hastane sevklerinde neden sağlık personeline "suç türlerini" bildirmektedir? Bu uygulama Bakanlık tarafından verilen yazılı bir talimatla mı yürütülmektedir? Eğer böyle bir düzenleme yoksa. bu uygulamaya son verilmesi yönünde herhangi bir denetim ya da düzenleme planlanmakta mıdır?
Hasta mahpusların sağlık kuruluşlarına sevkleri sırasında. "kişisel haklara saygı". "ayrımcılığın önlenmesi" ve "insan onuruna uygun muamele" ilkelerinin korunması amacıyla kolluk kuvvetlerine yönelik özel bir eğitim veya izleme-denetim mekanizması
Bakanlık bünyesinde mevcut mudur?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir