13 Temmuz 2025 tarihinde bir kadının polis müdahalesine maruz kaldığı ve travma nedeniyle erken doğum gerçekleştirdiği iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 17 Temmuz 2025 tarihinde 7/30980 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “13 Temmuz 2025 tarihinde bir kadının polis müdahalesine maruz kaldığı ve travma nedeniyle erken doğum gerçekleştirdiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30980, 17 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30980-13-temmuz-2025-tarihinde-bir-kadinin-polis-mudahalesine-maruz-kaldigi-ve-travma-nedeniyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9d92041e-608f-47ee-8734-01981d30e62b
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 455 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU tarafından Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 96"ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
10 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul Bayrampaşa"da yaşandığı bildirilen olayda, araçta Kürtçe müzik dinleyen bir ailenin polis müdahalesine uğradığı; aralarında bir çocuk ve hamile kadının da bulunduğu 10 kişinin darp edilerek gözaltına alındığı iddia edilmiştir. Gözaltına alınan hamile kadının, karın bölgesine aldığı tekme nedeniyle sancılanarak sezaryene alındığı, doğan bebeğin kafa travması geçirdiği ve kuvözde tedavi altına alındığı İnsan Hakları Derneği tarafından kamuoyuna duyurulmuştur. Bu olay yalnızca bir kolluk şiddeti meselesi değildir; aynı zamanda doğrudan anne ve çocuk sağlığına yönelik ağır bir ihlal, kadına yönelik kamusal şiddetin sağlık alanındaki yıkıcı sonuçlarının somut bir örneğidir. Sağlık Bakanlığı, böyle durumlarda yalnızca tedavi hizmeti sunmakla değil, travmaya maruz kalan kadın ve çocukların bütüncül sağlık hakkını korumak, gerekli tıbbi ve adli kayıtları eksiksiz tutmak, travmaya yönelik psikolojik ve sosyal destek süreçlerini başlatmak, anne ve bebeğin hem kısa hem uzun vadeli sağlık izlemini sağlamak ve şiddetin toplumsal bağlamını gözeten özel koruma protokollerini uygulamakla da sorumludur. Bu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği, yalnızca bireysel mağdurların değil, kamusal vicdanın ve toplumsal adaletin bir meselesidir. Bu bağlamda:
SORULAR
Polis müdahalesine maruz kalan hamile kadının hastaneye sevki, muayenesi ve sezaryen doğumu hangi sağlık kuruluşunda gerçekleştirilmiştir? Acil doğumun tıbbi gerekçesi Bakanlığınıza bildirilmiş midir?
Kadının karın bölgesine darbe aldığı yönündeki iddialar ışığında sağlık personelince herhangi bir adli bildirim yapılmış mıdır? Bu olay Bakanlığınız sistemine "adli vaka" olarak kaydedilmiş midir?
Travmaya bağlı olarak erken doğum gerçekleştiği, doğumun ardından yeni doğan bebeğin kuvözde tedavi altına alındığı ve kafa travması geçirdiği bilgisi doğru mudur? Bebeğin hayatını kaybettiği iddiası doğru mudur? Ölüm nedeni resmi. Kayıtlara ne şekilde geçmiştir?
Bakanlığınız bünyesinde, kolluk şiddetine veya kamusal şiddete maruz kalmış kadınlara ve çocuklara yönelik özel sağlık hizmet protokolleri veya izlem rehberleri bulunmakta mıdır? Bu vakada bu protokoller devreye sokulmuş mudur?
Bakanlığınız, bu olayda görev alan hastane personelinden ya da ilgili kurumlardan detaylı bilgi almış mıdır? Olayla ilgili herhangi bir inceleme, denetim veya soruşturma başlatılmış mıdır?
Son 5 yıl içinde, darp, gözaltı, kolluk şiddeti gibi nedenlerle hastanelere başvuran | hamile kadın sayısı kaçtır? Bu kadınların kaçı doğum öncesinde veya sonrasında travmaya bağlı komplikasyon yaşamıştır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir