İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/31555 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 36 GÜN

Fiziki şiddete ve dijital tacize uğrayan bir kadına ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 23 Temmuz 2025 tarihinde 7/31555 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 36 gün sonra, 28 Ağustos 2025).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Fiziki şiddete ve dijital tacize uğrayan bir kadına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31555, 23 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31555-fiziki-siddete-ve-dijital-tacize-ugrayan-bir-kadina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/da10c290-bc6e-438c-91c4-01983780a0f8

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 36 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

GAZ

Öznur Bartin

Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Kadına yönelik şiddet, Türkiye'de yapısal ve çok boyutlu bir kriz olarak derinleşmektedir. Şiddet yalnızca fiziksel olarak değil; psikolojik, dijital, sosyal, ekonomik ve kurumsal biçimleriyle de kadınların yaşam alanlarını daraltmakta, haklarını ihlal etmekte ve yaşamlarını tehdit etmektedir. Bu çok katmanlı şiddet ortamı, yalnızca bireysel trajedilere değil, devletin cinsiyet temelli eşitsizlikleri önleyememesi ve failleri yeterince cezalandırmaması nedeniyle toplumsal bir adaletsizlik krizine dönüşmektedir.

Bize ulaşan M.K. isimli yurttaşın iddialarına ve sunduğu belge/kanıtlara göre, M.K.'nin dijital, psikolojik ve sosyal şiddet türlerine bir arada ve süreklilik arz edecek şekilde maruz kaldığı ileri sürülmektedir. İddialara göre, M.K,, üniversite yıllarında tanıştığı A.A. isimli erkek tarafından yıllar boyunca dijital mecralar üzerinden sistematik biçimde tehdit edilmiş, fiziksel saldırıya uğramış, özel yaşamına ait görüntüleri izinsiz şekilde kaydedilerek ifşa edilmekle tehdit edilmiş; bu içeriklerin sosyal medya platformlarında ve cinsel içerikli sitelerde yayılması sonucu hem mesleki kariyeri hem de sosyal yaşamı ciddi biçimde zarar görmüştür.

Bu dijital taciz, yalnızca mağdur üzerinde değil; anne, baba ve kardeşleri dahil olmak üzere ailesi üzerinde de doğrudan psikolojik ve sosyal bir tahribata neden olmuş, sağlık sorunlarını tetiklemiş ve ailenin sosyal çevresinde yalnızlaşmasına yol açmıştır.

M.K., sürekli tehditler sonucu eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmış, baskı ve manipülasyonla zorla evlendirilmeye sürüklenmiş, daha sonra istemediği bir köy okuluna görevlendirilmiş; burada da sosyal medya üzerinden yapılan karalama kampanyaları nedeniyle dışlanmıştır. Failin mağdurun fotoğraflarını TikTok, Telegram, Escort siteleri gibi platformlarda dolaşıma soktuğu, ailesine ait müstehcen içerikler yaydığı ve mağduru "tecavüz mağduru gibi göstererek" itibarsızlaştırdığı iddiaları son derece ağırdır. Tüm bu süreçte mağdurda epilepsi hastalığı geliştiği; çalıştığı çağrı merkezinde dahi krizler yaşadığı, ağladığı ve yaşam direncinin ciddi biçimde zayıfladığı, ailesinin de maddi-manevi olarak çöktüğü ifade edilmektedir.

Söz konusu eylemler; Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşama hakkını, 20. maddede düzenlenen özel hayatın gizliliği ilkesini, ayrıca Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair 6284 sayılı Kanunu, Türk Ceza Kanunu'nun özel hayatın gizliliğini ihlal, tehdit, şantaj, hakaret, iftira ve cinsel şiddet maddelerini doğrudan ihlal etmektedir. " X51555

M.K..'nın yaşadığı dijital ve psikolojik şiddetin yanı sıra, doğrudan fiziksel şiddete de maruz kaldığı; bu şiddet olaylarını defalarca adli makamlara bildirdiği, resmi şikâyetlerde bulunduğu halde, faile yönelik hiçbir tutuklama kararı verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durum, kadına yönelik şiddet vakalarında cezasızlığın hâlâ büyük bir sorun olduğunu, caydırıcılığın sağlanamadığını ve devletin etkili koruma yükümlülüğünü ihlal ettiğini göstermektedir. 6284 sayılı Kanun uyarınca risk analizi yapılarak mağdurun yaşam hakkını güvence altına alacak önlemler alınması gerekirken, olayın giderek ağırlaşmasına rağmen etkili koruma ve yargılama mekanizmalarının işletilmemesi; Anayasa'nın ilgili maddeleri uyarınca devletin "bireyin güvenliğini sağlama" yükümlülüğüne aykırıdır.

2025 yılının ilk altı ayında 136 kadın cinayeti, 145 şüpheli kadın ölümü gerçekleşmiş; yalnızca 2024 yılında 394 kadın cinayeti kayıtlara geçmiştir. Bu veriler, dijital şiddetin de dahil olduğu psikolojik şiddet türlerinin sıklıkla ölümle sonuçlandığını göstermektedir. Devletin koruma yükümlülüğü, yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı olmamalı; dijital ve psikolojik şiddeti de kapsamalıdır.

2020 yılından bu yana M.K.'nın çalıştığı kurumlarda dışlanması, görev yerinin değişmesi ve barınma hakkından dahi mahrum kalması, kamusal alanda kadına yönelik ayrımcılığın, kurumsal mobbingin ve devletin yükümlülüklerini yerine getirmediğinin açık göstergesidir.

Bu gibi vakalar yalnızca bireysel değil, ataerkil tahakküm ve sistemsel şiddet ilişkilerinin bir yansıması (oolarak (o değerlendirilmektedir. £ Kadınların (Oyaşam O haklarını, (beden dokunulmazlıklarını ve dijital varlıklarını korumak devletin asli sorumluluğudur. Bu bağlamda, M.K. için etkin koruma sağlanması, fail hakkında etkin soruşturma yürütülmesi ve benzeri vakaların önlenmesine yönelik kurumsal reformlar hayata geçirilmesi elzemdir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. M.K.'nın öğretmenlik döneminde dijital ifşalar nedeniyle yaşadığı kurumsal baskı ve dışlanma süreci Bakanlık tarafından incelenmiş midir?

  2. Öğretmenlerin dijital şiddete karşı korunmasına yönelik bir iç yönerge ya da özel protokol mevcut mudur?

  3. MK.'nın köy okuluna "zorla gönderildiği" yönündeki iddialar üzerine soruşturma yürütülmüş müdür?

  4. Dijital karalama kampanyalarına maruz kalan öğretmenlerin disiplin süreçlerinden muaf tutulabilmesi için yeni bir mevzuat çalışması yapılmakta mıdır?

  5. Dijital flört şiddeti ve ifşaya karşı öğrenci ve öğretmenlere yönelik farkındalık ve eğitim programları uygulanmakta mıdır?

  6. M.K.'nın fiziksel şiddet gördüğü süreçte öğretmen olarak görev yaptığı okullarda herhangi bir destek birimi ya da rehberlik hizmeti sunulmuş mudur? Öğretmenlerin fiziksel şiddete uğraması durumunda Bakanlık protokolü neyi öngörmektedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

7121354 - 3/5SŞ

c) 04/08/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1675623 sayılı yazınız. 2/1605

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c)'de kayıtlı yazıyla iletilen Diyarbakır Milletvekili M. Sezgin TANRIKULU'nun 7/30759, Diyarbakır Milletvekili Adalet KAYA'nın 7/31540, İstanbul Milletvekili İskender BAYHAN'ın 7/3 1541, İstanbul Milletvekili Medeni YILMAZ'ın 731549, Manisa Milletvekili Şenol SUNAT'ın 7731551, Edirne Milletvekili Mehmet AKALIN"'ın 7/31552, Siirt Milletvekili Sabahat ERDOĞAN SARITAŞ"ın 7/31553, Şanlıurfa Milletvekili Ferit ŞENYAŞAR'ın 7/31554, Hakkari Milletvekili Öznur BARTİN"in 7/31555, İstanbul Milletvekili Doğan BEKİN"in 7/31563, Konya Milletvekili Barış BEKTAŞ"ın 7731663 ve Giresun Milletvekili Elvan IŞIK GEZMİŞ'in 7/31665 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

7İ3 1555 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI (00 şiizirn Strateji Geliştirme Başkanlığı O) sizi Vala SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Soru önergesinde bahse konu kişiye ilişkin belirleyici bilgi bulunmadığından Bakanlığımız kayıtlarında araştırma yapılamamıştır.

Bununla birlikte; öğretmenlerin her türlü şiddetten korunmalarına yönelik olarak 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu'nun "Eğitim çalışanlarının şiddetten korunması" başlıklı 33'üncü maddesi ile birtakım düzenlemeler yapılmıştır.

Öte yandan Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 81 il valiliğine gönderilen yazı ile görevleri sırasında veya görevleri nedeniyle şiddete maruz kalan, başta öğretmenlerimiz olmak üzere, bütün eğitim çalışanlarına il hukuk hizmetleri birimince hukuki yardımda bulunulması ve diğer tüm birimlerce de her türlü desteğin sağlanması istenmiştir.

Bakanlığımıza bağlı okul/kurumlarda görevli personelin, mevzuatla belirlenen ödev ve sorumluluklarını ihlal ettiği, kanunla belirlenen yasaklara aykırı hareket ettiği yönündeki ihbar ve şikâyetlerle ilgili Bakanlık/Valilik makamından alınan Olur'a istinaden müfettiş marifetiyle inceleme-soruşturma başlatılmakta, iddiaların doğrulanması hâlinde durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre ilgili mevzuat hükümlerince belirlenen yaptırımlar teklif edilmektedir.

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir