6 Temmuz 2025 tarihinde Kuzey Irak'ta gerçekleşen ve askerlerimizin şehit olduğu olaya ilişkin
Kaynak göster
Turhan Çömez (İYİ Parti), 14 Temmuz 2025 tarihinde 7/31564 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Savunma Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 43 gün sonra, 26 Ağustos 2025).
Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir). “6 Temmuz 2025 tarihinde Kuzey Irak'ta gerçekleşen ve askerlerimizin şehit olduğu olaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31564, 14 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31564-6-temmuz-2025-tarihinde-kuzey-irak-ta-gerceklesen-ve-askerlerimizin-sehit-oldugu-olaya-ili (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0bcf1e7b-f39a-4e60-83fa-01981824ec7a
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 43 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğü 'nün 96 ncı maddeleri gereğince Milli Savunma Bakanı Sayın Yaşar Güler tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Turhan ÇÖMEZ Balıkesir Milletvekili İYİ Parti Grup Başkanvekili
Bakanlığınız 6 Temmuz 2025 tarihinde kamuoyuna aşağıdaki açıklamayı yapmıştır; "Değerli Basın Mensupları,
Gerekçenin tamamını göster (53 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Pençe-Kilit Harekâtı kapsamında 28 Mayıs 2022 tarihinde icra edilen mağara arama-temizleme faaliyeti sırasında, teröristlerin açtığı ateş sonucu P. Ütğm. Nuri Melih Bozkurt şehit olmuş, yoğun ateş nedeniyle naaşına ulaşılamamıştır. Bölge kontrol altına alınmış, teröristler etkisiz hâle getirilmiş ancak tüm aramalara rağmen şehidimizin naaşına henüz ulaşılamamıştır.
Arama çalışmalarında, naaşın bulunabileceği tüm alanlar özel teşkil edilen ekiplerce titizlikle taranmaktadır. Devam eden arama faaliyetleri kapsamında; Pençe-Kilit Harekât bölgesinde bulunan, önceden hastane maksadıyla kullanıldığı bilinen, teröristlerden temizlenmiş olan 852 rakımlı tepedeki bir mağarada 6 Temmuz 2025 tarihinde yapılan arama-tarama faaliyeti sırasında 19 personelimiz metan gazına maruz kalmış, derhâl hastaneye sevk edilmiş; yapılan tüm müdahalelere rağmen beş kahraman personelimiz şehit olmuştur.
Bölgede kurtarma faaliyetleri tam teçhizatlı AFAD ve TSK ekiplerinin koordineli çalışmalarıyla devam etmektedir.
Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu elim olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve asil milletimize başsağlığı ve sabır; etkilenen personelimize acil şifalar dileriz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği
T.C. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi 8 Temmuz 2025 tarihinde kamuoyuna aşağıdaki açıklamayı yapmıştır;
"Bazı basın yayın organlarında, Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde yaşanan elim olayla ilgili, emekli bir personelin değerlendirmesine dayandırılan "mağarada tuzaklama yapıldığı" yönündeki iddialar, dezenformasyon ürünüdür.
Milli Savunma Bakanlığı'ınız tarafından yapılan açıklamadan, 6 Temmuz 2025 tarihinde 852 Rakımlı Tepe'de meydana gelen elim hadisede tuzaklama iddiasının asılsız olduğu net biçimde anlaşılmaktadır.
Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarının vurguladığı üzere söz konusu mağara yaklaşık iki yıldır TSK kontrolünde olduğu için teröristlerin kimyasal tuzaklama yapması söz konusu değildir. Etkilenen personelin mağaraya aynı anda sokulduğu iddiası da doğru değildir.
Emekli asker sıfatıyla yapılan yorumlar, kamuoyunda resmi bilgi gibi algılanmamalıdır. Şehitlerimizin Aziz Hatırasını kullanarak bilgi kirliliği yaratmaya çalışan kişi veya odaklara karşı, toplumsal sorumluluk bilinciyle dikkat edilmesi gerekmektedir.
Kamuoyunun, yalnızca resmi makamlarca yapılan açıklamaları esas alması, asılsız iddialarla oluşturulmak istenen dezenformasyon kampanyalarına karşı dikkatli olması büyük önem arz etmektedir."
Bakanlığınız Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü 10.07.2025 tarihinde kamuoyuna aşağıdaki açıklamayı yapmıştır;
"ŞEHİT VERDİĞİMİZ OLAYLA İLGİLİ İDARİ TAHKİKAT DEVAM EDİYOR
Türk Silahlı Kuvwvetlerimiz; ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışmaya, milli birlik ve beraberliğimiz ile ülkemizin varlığına yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesine azim ve kararlılıkla devam etmektedir.
Pençe-Kilit Harekâtı kapsamında; 28 Mayıs 2022'de teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit olan ve yapılan tüm aramalara rağmen naaşına ulaşılamayan kahraman silah arkadaşımız Piyade Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt'un aziz naaşını arama faaliyeti esnasında, teröristlerden temizlenen 852 rakımlı tepedeki bir mağarada 6 Temmuz'da metan ve karbonmonoksit gazına maruz kalarak şehit olan kahraman silah arkadaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet; kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır; tedavileri devam eden personelimize acil şifalar diliyoruz.
Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayın ardından beraberinde Genelkurmay
Başkanı ve Kuvvet Komutanları ile Hakkâri'ye giden Sayın Bakanımız;
• Aziz şehitlerimiz için düzenlenen uğurlama törenlerine katılmış, ardından 3'üncü Piyade
Tümen Komutanlığında yapılacak faaliyetlere ilişkin talimatlar vermiş,
• Müteakiben, söz konusu olay sonrası Ankara'ya sevk edilen ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavileri devam eden kahraman Mehmetçiklerimizi ziyaret etmiştir.
Bahse konu olayla ilgili derhâl başlatılan idari tahkikat süreci devam etmekte, olay tüm yönleri ile ayrıntılı şekilde incelenmektedir."
ANKA Haber Ajansı'nın duyurduğu, Milli Savunma Bakanlığı'nın 12 askerin şehit olduğu olaya ilişkin 10.07.2025 tarihinde kamuoyuna yaptığı açıklaması;
"...Bahse konu mağarada 1-5 Temmuz tarihleri arasında öncelikle keşif köpeği, sonrasında Mayın ve El Yapımı Patlayıcı Tespit ve İmha Timi marifetiyle birinci katta arama tarama faaliyeti icra edilmiş, basamaklı ve kademeli bir yapıda ikinci bir kat daha olduğu tespit edilmiştir
Olayın yaşandığı 6 Temmuz'da mağaraya girilmeden köpek ile tekrar keşif yapılmış, herhangi bir olumsuzluk tespit edilmemesi üzerine 3 grup hâlinde (6*4*2) aralıklarla toplam
12 personelimiz ile mağaraya girilmiştir
Bir gün önce tespit edilen ikinci katın arama tarama faaliyeti esnasında önde ilerleyen unsurlarımızda sendeleme ve bayılmaların olması üzerine en arkadaki irtibat ve emniyet timi
(2 kişi) dışarı çıkarak yardım istemiştir
Dışarıda bulunan 5 personel yardım çağrısı üzerine silah arkadaşlarını kurtarmak için derhal mağaraya girmiş, girenlerin bir kısmında da sendeleme ve bayılmalar olmuştur. Ardından, dışarda bulunan 12 personelimiz ikişerli gruplar hâlinde mağaraya girmiş, gazdan etkilenen personeli dışarıya çıkarmaya çalışmıştır
En önde bulunan 7 silah arkadaşımız hariç gazdan etkilenen tüm personelimiz, arama tarama faaliyetinde görevli personelimizin fedakârlığıyla dışarı çıkarılmış ve derhâl hava yolu ile hastaneye sevk edilmiş, tüm müdahalelere rağmen 5 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuştur
İlk defa karşılaşılan bir durum olması nedeniyle AFAD ve Türkiye Taş Kömürü Kurumuna bağlı uzman arama kurtarma ekiplerinden destek talep edilmiştir. Uzman ekipler tarafından yapılan ölçümlerde mağara içerisinde karbonmonoksit, metan ve hidrojen sülfür gazlarına rastlanmış, oksijen oranının yüzde 19'a düştüğünün tespit edilmesi üzerine mağaraya fanlarla oksijen basılmıştır
Oksijen seviyesinin yüzde 60'a çıkarılması sonrası mağaraya giren Türkiye Taş Kömürü Kurumu uzman ekipleri tarafından şehit olan 7 kahraman silah arkadaşımızın naaşına ulaşılmıştır..."
Gazeteci Saygı Öztürk'ün 11 Temmuz 2025 tarihindeki "O mağarada yaşananları yaşayandan dinledim" başlıklı yazısı;
Rehine kurtarma operasyonları kolay değil. Bölücü terör örgütü PKK'nın kaçırdığı asker ve polislerimiz, örgütün güneş görmeyen cezaevi olarak kullandığı mağarada tam altı yıl tutuldu. Pençe-Kilit Harekat Bölgesinde Gara'da 10 Şubat 2021'de Kurtarma operasyonu düzenlendi. Ancak hainler, 12 polisimiz ve askerimizin kafalarına kurşun sıkıp şehit etti. O gün Gara'da yaşananları "Cehennemi Yaşadım" kitabımda yazdım. Olaydan bir yıl sonra Avaşin bölgesinde teröristlerle girişilen çatışmada Piyade Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt şehit edildi. Teröristlerin önemli bir bölümü etkisiz hale getirildi ama şehidimizin naaşına o günden bu yana ulaşılamadı.
Aradan üç yıl daha geçti. Şehit Bozkurt'un naaşı bu kez terör örgütünün bir dönem hastane olarak kullandığı 832 numaralı mağarada aranmaya başlandı. Oysa aynı mağara kahraman askerimizin operasyonları sonucu PKK'lılar tarafından boşaltılmıştı. Orada arama yapılmış, mağara kullanılmaz hale getirilmiş, giriş-çıkışı kapatılmıştı. Güvenlik güçlerine, şehit Üsteğmenin naaşının daha önce aranan mağarada olduğu istihbaratı ulaştı. Nitekim, arama tarama sırasında istihbaratçı olduğu bakanlık tarafından açıklanan bir subay bulunduğu da belirtildi. Yapılan ihbar nedeniyle mağarada şehidimiz aranacaktı. Asker, şehidini unutmaz, aradan iki-üç yıl geçse de cesedini aramayı, ondan geriye kalanlara ulaşmaya çalışır. Bu da askerimizin ayrı bir hasletidir. Silah arkadaşlığı da bunu gerektirir.
PKK İTİRAFÇISI KIZ
Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreterliği, dün yeniden açıklama yapma gereği duydu. Açıklamadaki en çarpıcı bölüm, "12 askerimizin şehit olduğu bu olay istisnai, öngörülemez ve olağandışı bir durum olarak gelişmiş, istenmeyen ve hepimizi derinden yaralayan bir şekilde sonuçlanmıştır" cümlesiydi.
O istisnai, öngörülemeyen, olağandışı olayın ne olduğunu araştırdım. Bir askerin devre arkadaşına anlattıklarından, edindiğim bilgileri aktarıyorum:
ELM
"PKK'lı bir kadın terörist itirafçı olarak bu birliğe teslim oluyor. Şehit üsteğmen Nuri Melih Bozkurt'un cesedinin de mağarada olduğu bilgisi de alınıyor. 2024 yılına kadar bu mağaraya giriş çıkış oluyormuş. 2024 yılında, askerimiz mağaraya müdahale ediyor ve hastane olarak kullanılan mağaradan teröristler çekiliyor.
5 AYRI KAÇIŞ KAPISI
PKK'lılar, bu mağaraya kaçış kapıları açmış. 5 ayrı kapı olduğu ilk operasyon sonucu belirlenmişti. Operasyon sırasında da beş ayrı kapı kullanılarak teröristlerin bir kısmı kaçmayı başardı am önemli bir bölümü de öldürülmüştü. Hastane olarak kullanılan mağara tahliye edildi, kapılar belirlenip girişleri kapatıldı. Yani burası kullanılmaz hale getirildi. Terörist kadının şehit Üsteğmen Bozkurt'un cesedinin bu mağarada olduğunu söylemesi üzerine her türlü hazırlık yapıldı. Hatta, mağaraya giriş-çıkış olmasın diye hemen yakınına yürüme mesafesi 5 dakika uzaklıkta olan üs bölgesi oluşturuldu.
Kadın teröristin ihbarından sonra sürekli gözetim altında tutulan mağarada, 2022'de şehit düşen ve naaşına o günden bu yana ulaşılamayan teğmenin cesedinin bulunabileceği umuduyla, kapatılan mağara kapılarından birisi patlatıldı ve oradan giriş yapıldı. Mağarada arama-tarama yapılmaya başlandı. Arama tarama operasyon 2 gün sürdü. Ancak, teğmenin naaşı da, suç unsuru olabilecek bir malzemede bulunmadı.
GİREN, BİR TÜRLÜ ÇIKAMIYOR
Üçüncü gün aramalara devam edildi. Bu kez arama bölgesinde ranzalar, yatak, yorgan, tıbbi malzemeler bulundu Hepsi yerindeymiş. Oradan demir kapıyla kapatılmış bir bölüm bulundu. Kapıyı açmak için tüm zorlamalara rağmen açmak mümkün olmadı. Açılması için kapının girişine patlayıcı madde yerleştirildi. Patlama sonucu demir kapı kırıldı. İçeriye, maskeleri de olan ve biraz sonra şehit düşeceği aklımızdan bile geçmeyen arkadaşlarımız iki tim halinde girdi. İçeriye girmelerinden sonra timlerde haber alınamıyor.
Kapıda bekleyen subay, içeriye bakması için bir uzman çavuşu gönderdi. O Uzman çavuştan da haber alamayınca ikinci uzman çavuş içeriye giriyor. İçeri karanlık olduğu için ne olduğunu başta anlamıyor. Ayağı kendisinden önce giren arkadaşının cesedine çarpıyor. Hemen oradan ayrılıyor. Boğazında yanma başlıyor. Nefes nefese üsteğmenin yanına gidiyor. Arkadaşının yerde yattığını belirtiyor. Askerlerden girenler oradan bir daha çıkamıyor.
Üsteğmen, bazı makamları arıyor, durumu bildiriyor. İstisnai, öngörülemez ve olağandışı bir durum yaşanıyor. Bu sırada Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığından, Zonguldak kömür madeni işletmeleri tahlisiye ekibinden destek isteniyor. Bu işler çok hızlı bir biçimde yapılıyordu.
EN FAZLA 10 DAKİKA KALIYORLARDI
AFAD ve Tahlisiye ekipleri maskeleriyle, özel kıyafetleriyle içeriye girmelerine rağmen, içeride en fazla 10 dakika kalabiliyorlardı. Ancak yarım saat dinlendikten sonra kendilerine gelebiliyorlardı. Bu şekilde yaklaşık 4 saat süren çalışma sonucu içeriden önce dört şehit çıkarıldı. Cesetler çok zor koşullarda çıkarılıyordu. Bazıları henüz vefat etmemişti. Onlardan kendilerinden geçmiş vaziyette kurtarılan arkadaşlarımız oldu.
Daha sonra devam eden araştırmalarda, girilen yerin tıbbi malzeme deposu olduğu anlaşıldı. Burada ilaçlar, serumlar, değişik kimyasal ürünler, tıbbi malzemelerle dolu olduğu anlaşıldı. Sonuç olarak tıbbi malzeme odasında askerlerimiz şehit oldu. Sağ olarak kurtarılanlardan bazıları da hastanede vefat etti."
Milli Savunma Bakanlığı da konuya ilişkin açıklamayı geç de olsa yaptı. Keşke, bakanlık ilk günden itibaren kapsamlı bir açıklama yapmış olsaydı. Bu konu burada kapanmaz. Açıklama üzerine milletvekillerinin de yönelteceği sorular olacağını tahmin ediyorum.
Şehitlerimize Allahtan rahmet, ailelerine sabır diliyoruz.
Bu çerçevede aşağıdaki sorularımın cevaplandırılması büyük önem arz etmektedir.
SORULAR
Pençe Kilit Harekâtı kapsamında 28 Mayıs 2022 tarihinde icra edilen mağara arama, temizleme faaliyeti sırasında PKK'lı teröristlerin açtığı ateş sonucu P. Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt şehit olmuş ve sonrasında tüm aramalara rağmen şehidimizin naaşına ulaşılamamıştır. Aradan geçen 3 yıl içerisinde şehidimizin naaşına ulaşmak için hangi çalışmalar sürdürülmüştür? Bu çalışmalardan ne gibi bir sonuç ve bilgi edinilmiştir? Bugün yapılan mağara araması ile ilgili karar hangi bilgiye ve veriye dayalı olarak verilmiştir ve arama faaliyeti neden bugün yapılmıştır? Aynı mağarada başka zamanlarda da arama yapılmış mıdır? Söz konusu mağaranın tek seferde tamamı mı yoksa farklı zaman dilimi içerisinde farklı bölgeleri mi aranmıştır? P. Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt'un Milli Savunma Bakanlığı'nın yaptığı açıklamalarda şehit olarak ifade edilmesine rağmen kendisine resmi olarak "Şehit" statüsü verilmediği bilgisi doğru mudur?
12 Askerimizin şehit olduğu gün hangi gerekçe ile söz konusu mağarada arama faaliyeti yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur? Herhangi ihbar ve bilgi mi vardır? Varsa bunun kaynağı nedir? PKK itirafçısı bir kadın terörsitin vermiş olduğu bilgiler üzerine mağarada arama yapıldığı iddiaları doğru mudur? Bu bilgi doğru ise mağara ve çevresinde daha geniş çaplı önlemlerin alınması ve operasyon planlaması yapılması gerekmez miydi?
. Söz konusu mağarada arama yapmak için giren askerlerimizin toplam sayısı nedir?
Askerlerimiz neden bu kadar çok sayıda ve birlikte söz konusu mağaradaki aramaya katılmışlardır? Neden küçük bir öncü birlik gönderilip mağaranın temiz olduğu bilgisinin ardından geniş çaplı bir arama gerçekleştirilmemiştir?
. Şehit yakınlarından intikal eden bilgilere ve yapılan resmi açıklamalara göre mağaraya önce eğitimli köpeklerin gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu köpeklerin mağaradan geri dönmelerinden sonra askerlerimize içeri girme emri verildiği bildirilmektedir. İçeride metan gazı olduğu bilgisi doğruysa köpekler oradan nasıl canlı olarak geri dönebilmişlerdir?
Söz konusu aramaya katılan askerlerimizin mağarada arama yapmak için önce gaz dedektörleri ile bir durum tespiti yapmaları gerekirken yapılan açıklamalarda öyle bir hazırlığın olmadığı anlaşılmaktadır. Bunun gerekçesi nedir?
Yöredeki mağaralarda belli intifada olanların metan gazı ihtiva edeceği bir gerçektir. Bu neden öngörülmemiş, neden gaz dedektörleri kullanılmamış ve askerlerimize neden gaz maskesi verilmemiştir?
Mağaranın içinde alt, üst ve orta katların bulunduğu, üst ve orta katların bir önceki gün arandığı, alt katın ise bugün arandığı, söz konusu vahim olayın burada gerçekleştiği bilgisi doğru mudur?
T.C. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin 8 Temmuz 2025 tarihinde yaptığı açıklamada, "Söz konusu mağaranın iki yıldır TSK kontrolünde olduğu ifade edilmektedir." Ancak Milli Savunma Bakanlığı'nın yapmış olduğu açıklamada arama faaliyetleri yapıldığı sırada ikinci bir katın daha olduğunun tespit edildiği ifade edilmektedir. İki yıldır kontrol altında tutulduğu ifade edilen mağarada son aramada yeni bir katın bulunmuş olması ciddi bir ihmal anlamına gelmez mi?
Milli Savunma Bakanlığı ilk gün yapmış olduğu açıklamada askerlerimizin metan gazı ile şehit olduklarını söylemişti. Sonraki yaptığı açıklamada ise askerlerimizin metan ve karbonmonoksit gazına maruz kalarak şehit olduklarını açıkladı. Karbonmonoksit varlığı ortamda bir yangına ve buna neden olabilecek bir patlamaya işaret etmektedir.
Bu durumda mağarada bir patlama yaşanmış mıdır? Şehit olan askerlerimizin bazılarında yanıkların olduğu iddiaları doğru mudur?
Mağaraya giren askerlerimizin boğazlarında yanmaların olduğu, gazdan etkilenenlerin yaralı halde dışarıya çıkarıldıklarında ağızlarından ve burunlarından kan geldiği ifade edilmektedir. Metan gazı zehirlenmesinde bu tür belirtilerin olması beklenmez, oksijen eksikliğine bağlı sersemlik, bayılma ve ani ölüm olur. Ayrıca metan gazı renksiz ve kokusuzdur. Bu durumda askerlerimizin şehadetlerine sebep olan şeyin metan gazı olmadığı anlaşılmaktadır. İlk açıklamada metan gazı, ikinci açıklamada ek olarak karbonmonoksit gerekçe gösterilmişti. (o Yapacağınız sonraki açıklamalarda askerlerimizin şehadetine neden olan başka bir gaz ihtimali de var mıdır?
Söz konusu vahim olayın metan gazından kaynaklanan bir zehirlenme olmayıp bir kimyasal tuzaklama neticesinde meydana gelmiş olma ihtimali var mıdır? Askerlerimizin kısa sürede hayatlarını kaybetmesi (şehit olmaları), dışarıya çıkartılanların ağızlarından ve burunlarından kan gelmesi, kurtarma çalışmalarına katılan ekiplerin özel kıyafet ve gaz maskelerine rağmen içeride çok az süre kalabilmeleri, boğaz yanması gibi irritatif ve toksik belirtilerle dışarıya çıkmaları içeride bir kimyasal maddenin varlığına, özellikle korozif, asfiksiyan veya nörotoksik etkisi olan bir gazın varlığına işaret etmektedir. Bu konuda yorumunuz nedir?
. Saha çalışmalarına ve arama faaliyetlerine katılan askeri personelin tecrübe yetersizliği iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Tecrübe yetersizliği yoksa böyle bir vahim olay neden öngörülememiştir? Tecrübe yetersizliği varsa askeri personelimize bu sorumluluk neden verilmiştir?
Arama faaliyetleri için neden AFAD'a ve Zonguldak'tan getirilen madencilere ihtiyaç duyulmuştur? Bir patlama sonrası meydana gelen bir göçük nedeni ile mi getirilmişlerdir? Olayın gerçekleştirilmesinin -ardından olay mahalline intikal eden AFAD ve madencilerin bölgeye ulaşması için en az birkaç saat geçmesi gerekmektedir. AFAD ve madenciler mağaraya maskeleri ve özel kıyafetleri ile girmelerine rağmen içeride en fazla 10 dakika kalabildikleri bilgisi doğru mudur? Bu bilgi doğru ise içerideki gazın metan olmadığı başka bir gaz olduğu anlaşılmaktadır.
Bu gazın ne olduğunun tespiti için ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?
Söz konusu mağaranın görüntülerine bakıldığında PKK'lı teröristlerin yaşam alanı olarak kullanıldığı anlaşılıyor. Böyle bir alanda metan gazının bulunuyor olmasını nasıl izah edersiniz?
Bazı askerlerimizin şarapnel ile yaralandığı ve şehit olduğu bilgisi doğru mudur?
Mağarada bir patlamanın gerçekleştiği ve ardından bir yıkımın oluştuğu bilgisi doğru mudur? AFAD ekipleri ve Zonguldak'tan gelen madenciler bu yıkıntı ve göçük nedeniyle mi bölgeye intikal ettirilmiştir?
Yapılan resmi açıklamalarda askerlerimizin şehit olmasının gerekçesinin metan gazı olduğu ifade edilmektedir. Metan gazı zehirlenmeleri ani ölüm sebebidir. Bu bilginin ışığında neden ilk gün 5 şehit daha sonraki gün de 7 şehit haberi kamuoyu ile paylaşılmıştır? Daha sonra açıklanan 7 şehidimizin madenciler ve AFAD ekipleri tarafından göçük altından çıkartıldığı bilgisi doğru mudur?
15 gün önce aynı bölgede gerçekleşen drone saldırısı ile bugün yaşanan vahim olayın bir bağlantısı var mıdır? Bahse konu drone saldırısı ile ilgili vermiş olduğum soru önergesine ve medya yolu ile yapmış olduğum çağrılara rağmen neden kapsamlı ve ikna edici bir açıklama yapılmamıştır?
Şehit olan askerlerimizin tamamına otopsi yapılmış mıdır? Bunlardan herhangi birine ölüm sebebi olarak metan gazı, toksik madde ile zehirlenme, şarapnel veya göçük altında kalma, akciğer ödemi veya iç kanama şeklinde rapor edilmiş midir?
DEM Parti yetkililerinin yapmış olduğu resmi açıklamadan anlaşıldığına göre olay günü sabah saat 11.00'de teröristbaşı Abdullah Öcalan'a detaylı bilgi intikal ettiği görülmektedir. Bu bilgi teröristbaşına Milli Savunma Bakanlığı ya da devletin yetkili organları tarafından mı intikal ettirilmiştir? Bunun gerekçesi nedir? Öte yandan vahim olaya dair kamuoyuna paylaşılan ilk bilgi Milli Savunma Bakanlığı tarafından aynı gün saat 17.18'de olmuştur. Terör örgütü elebaşına intikal ettirilen bilgi neden Türk kamuoyu ile tam altı saat sonra paylaşılmıştır? Bunun terör örgütü PKK ile sürdürülen pazarlıklarla bir ilgisi var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yaşar Güler, Milli Savunma Bakanı ·
İlgi (O: 01.08.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1675051 sayılı yazınız.
Balıkesir Milletvekili Turhan ÇÖMEZ tarafından TBMM Başkanlığına verilen ve Milli Savunma Bakanı tarafından cevap verilmesi talep edilen, 7/31564 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
Yazılı soru önergesinde yer alan hususlarla ilgili 07 Ağustos 2025 tarihinde Bakanlığımız tarafından basın açıklaması yapılmıştır.
Güvenevler Mah.Kuzgun Cad.No:51 Aşağı Ayrancı/ANKARA Milli Savunma Uzmanı Santral; (0312) 466 07 37 Belgegeçer No: (0312) 417 94 41 Telefon No: Dahili 2211
İnternet Adresi:www.msb.gov.tr