İstanbul'da Cumartesi Annelerinin eylemlerinin engellendiği iddiasına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 2 Ağustos 2023 tarihinde 7/3171 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 362 gün sonra, 29 Temmuz 2024).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “İstanbul'da Cumartesi Annelerinin eylemlerinin engellendiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/3171, 2 Ağustos 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-3171-istanbul-da-cumartesi-annelerinin-eylemlerinin-engellendigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/59c99869-8c6b-4d29-8dee-0189bb4233a3
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 362 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
SORULAR
08.2023 o
Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların cezalandırılması talebi ile 1995 yılından beri Galatasaray Meydanı'nda meşru ve demokratik protesto hakkını kullanan Cumartesi Anneleri/İnsanlarının basın açıklaması 29 Temmuz 2023 tarihinde bir kez daha engellenmiştir.
700. hafta buluşmasının yasaklanması ve buna yönelik polis müdahalesi hakkında Anayasa Mahkemesi "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkı'nın "ihlal" edildiği" kararını vermişti. Resmi Gazete'de de yayınlanan 23.02.2023 tarihli AYM kararında "Grubun kaybolan yakınlarının bulunması ve kamuoyunda farkındalık yaratılması amacına yönelik oturma eylemi ve basın açıklaması yapmak istemesi demokratik bir toplumda saygı ile karşılanmalıdır" ifadeleri yer alıyor. AYM kararının ardından 941. haftadan itibaren her hafta olduğu gibi 29.07.2023 tarihinde de gerçekleştirilmek istenen basın açıklaması engellenmiş ve Cumartesi Anneleri/İnsanları'nın halen yargılandığı davada ihlal edilen 2911 sayılı yasa ile dahi çelişecek şekilde polis müdahalesi gerçekleşmiştir. Açıklama yapmak için toplanan gruba kolluk kuvvetleri tarafından ulusal ve uluslararası hukuka aykırı şekilde müdahale edilmiş, ters kelepçe uygulanmış ve İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Hanifi Zengin tarafından ilgili darp raporlarında da belgelendiği gibi sözlü ve fiziksel şiddet uygulanmıştır.
Toplantı, gösteri ve yürüyüş özgürlüğü ile ifade özgürlüğünün sağlanmasının yanı sıra mutlak yasak olan işkence ve kötü muamele yasağının her hafta ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için önemli olan AYM kararının uygulanmasına zemin hazırlanması açısından ilgili soruların yanıtlanması önem arz etmektedir.
Bu bağlamda;
Anayasa Mahkemesinin "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkı'nın "ihlal? kararına ve "saygı duyun" ifadelerine rağmen Türkiye'nin en uzun soluklu barışçıl protestosunun engellenmesine nasıl bir hukuki açıklama getiriyorsunuz?
AYM kararlarını tanımayarak her hafta ve birçok kez de usule aykırı olarak yasaklama kararı talep eden ve bu talepleri kabul eden emniyet yetkilileri ve idari amirler hakkında suç duyurusunda bulunarak soruşturma başlatılmasının takipçisi olmayı planlıyor musunuz? Ayrıca Beyoğlu Kaymakamlığı'nın AYM kararlarını yok sayacak şekilde verdiği yasaklama kararları hakkında bir işlem başlatmayı düşünüyor musunuz? Yoksa siz de Adalet Bakanlığı olarak Anayasa Mahkemesinin lağvedilmesi gerektiğini mi düşünüyorsunuz?
Galatasaray Meydanı da dahil olmak üzere ülkenin çeşitli yerlerinde çevik kuvvet polislerinin "güvenlik çemberi" adı altında bir uygulama yaptığı, barışçıl gösteri ve yürüyüş düzenleyenleri ablukaya alarak çember içerisindeki olası hak ihlallerinin görüntülenmesini de keyfi olarak engellediği bilinmektedir. "Güvenlik çemberi" denilen bu uygulamanın yasal dayanağı var mıdır? Varsa neye dayanılarak bu uygulama yapılmaktadır?
AYM kararları uyarınca hükmedilen tazminatlar ihlallere neden olan kamu görevlilerine rücu edildi mi?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır'ın annesi Berfo Kırbayır ile bir araya gelmiş, oğlunun faillerinin cezalandırılacağına dair söz vermişti. Cemil Kırbayır Davası'nın zaman aşımından kapatılması SÖZ konusu fakat henüz gözaltında kaybedilen kişilerin faillerinin bulunması, yargılanması ve cezalandırılması konusunda bir adım atılmış değil. Hükümetiniz için faili meçhul cinayetler ile mücadele etmek bir öncelik değil mi?
Basın açıklamasının engellenmesi ve kolluk kuvvetlerinin müdahalesi açıkça AYM kararını ihlal eden bir tutumdur. AYM kararlarının uygulanması konusunda bir yetersizlik olduğunu düşünüyor musunuz? Başta Maside Ocak Kışlakçı ve Gülseren Yoleri kararları olmak üzere AYM kararlarının uygulanmasını nasıl sağlamayı düşünüyorsunuz?
07.2023 tarihinde İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hanifi Zengin tarafından birçok kişi darp edilmiş ve sözlü tehdite maruz kalmıştır. İlgili polis amiri hakkında daha önce de gazeteci, avukat ve özellikle kadın protestoculara yönelik şiddet ve tacizleri hakkında suç duyurusunda bulunulmuş fakat İstanbul Valiliği, Zengin hakkında soruşturma izni vermemişti. Ardından, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nin kararı ile Zengin hakkında soruşturma yapılmak üzere dosya başsavcılığa gönderilmişti. Başta ilgili dosya olmak üzere Hanifi Zengin hakkında açılan soruşturmaların akıbeti ve bu zamana kadar açılmış soruşturma sayısı nedir? Zengin hakkında süren soruşturma dosyalarına rağmen terfi ettirilmesi, konusu işkence suçunu oluşturan müdahale biçimlerinin devamlılığı konusunda "teşvik edici" değil midir?"
İşkence ve kötü muamele iddiaları için Zengin hakkında herhangi bir idari ya da adli yaptırım uygulanmış mıdır?
Kamu görevlilerini suça teşvik eden cezasızlık uygulamasına son verilmesi için ne tür adımlar atacaksınız?
Gözaltına alınan kayıp yakınları ve protestocuların hava sıcaklıklarının 35 dereceyi bulduğu bir ortamda saatlerce otobüslerde keyfi olarak bekletilmeleri bir işkence değil midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1272644 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili İskender Bayhan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3171 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan I- Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-600-64/103 Konu : Yazılı soru önergesi Ja, 1 /20244
Sayın İskender BAYHAN İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3171 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve
Eli
Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
1i- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 12/09/2023 tarihli cevapta: soru önergesinde adı geçen İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hakkında açılmış bir soruşturma bulunmadığı bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden tf5SdBr - d g3 Bi1T - kiz bg UO - WBFECS— il erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan