Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin
Kaynak göster
Çiçek Otlu (DEM Parti), 11 Ağustos 2023 tarihinde 7/3193 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 131 gün sonra, 20 Aralık 2023).
Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/3193, 11 Ağustos 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-3193-bakirkoy-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/09df67d4-e13f-440f-8bfc-0189f32f7c16
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 131 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98. ve İç
Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Çolu
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu; hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenledikleri "F Oturumu" etkinliğinin 593. açıklamasında, Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda kalmakta olan ağır hasta tutuklu Şivekar Ataş'ın sağlık durumunu aktarmıştır. Açıklamada; tedaviye ulaşamayan tutukluların ölümle karşı karşıya olduğunu vurgulanmış ve mahpusların yaşam ve sağlıklarının korunması için her türlü önlemi almak zorunda olan yetkililere Anayasa, yasalar ve uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülükleri hatırlatılmıştır.
27 yaşındaki Şivekar Ataş, ileri derecede kalp ve yüksek tansiyon hastası olmasının yanı sıra rahminde oluşan kist nedeniyle acil ameliyat olması gerekmektedir. Ancak, Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda dayatılan kelepçeli muayene ve çıplak arama gibi hak ihlalleri nedeniyle Ataş'ın tedaviye erişmesi engellenmektedir. Annesi Rabia Ataş "Şivekar haksızlıklara itiraz ettiği için Tarsus Hapishanesi'nde iken işkenceler gördü, gözleri morardı ve süngerli odaya konuldu. Bunun sonucunda da vücudunda yaralar çıktı. Pandemi döneminde ise hiçbir tedavisi yapılmadı. Şivekar'ın kalp kapakçığında çürüme olmuş, 20 günde bir kalp kapakçığındaki çürüme için iğne olması gerekiyor ama pandemi döneminde yapılmamıştır. Bel fitığından dolayı da ameliyat olması gerekiyor. Son görüşmemizde kızımı tanımakta güçlük çektim. Aşırı zayıfladığını gördüm. Bana rahminde 2 kist çıktığını söyledi ve bunun için de acil ameliyat olması gerekiyor." İddialarında bulunarak, kızının tedavisinin bir an önce yapılmasını ve ameliyat sonrasında refakatçi olmak istediğini belirtmiştir.
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve yasalar, tutukluların yaşam hakkının korunmasını ve sağlığa erişim haklarının sağlanmasını devletin yükümlülüğü olarak belirlemiştir. Sağlığa erişim hakkının engellenmesi can kayıplarının yaşanmasına neden olmaktadır. Birleşmiş Milletler Avrupa Cezaevleri Kurallarına göre "Özgürlüğünden yoksun bırakılan herkese insan haklarının gerektirdiği gibi saygılı davranılmalıdır" ilkesinin benimsenmesi, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazına ilişkin yasanın 6. maddesinde "Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur" hükmü gereği Şivekar Ataş'ın etkin sağlık hizmeti almasının sağlanması gerekmektedir.
Bu bağlamda;
I- Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda kalmakta olan ağır hasta tutuklu Şivekar
Ataş'ın sağlık durumu Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?
SORULAR
İleri derecede kalp ve yüksek tansiyon hastası olan Şivekar Ataş'ın, rahminde oluşan kist nedeniyle acil ameliyat olması gerektiği halde, kelepçeli muayene, çıplak arama gibi nedenlerle tedavi olmasının, sağlığa erişim hakkının engellendiği bunun ağır hak ihlaline girdiği iddialarına ilişkin açıklamanız var mıdır? Şivekar Ataş'ın etkin tedavisinin sağlanması için girişimleriniz olacak mıdır?
Şivekar Ataş'ın annesinin" Tarsus Hapishanesi 'nde iken işkenceler gördü, gözleri morardı ve süngerli odaya konuldu. Bunun sonucunda da vücudunda yaralar çıktı. Pandemi döneminde ise hiçbir tedavisi yapılmadı." iddiaları araştırılacak mıdır? Tarsus Ceza İnfaz Kurumu'nda işkence uyguladığı iddia edilen görevliler için inceleme başlatılacak mıdır?
Şivekar Ataş'ın sağlık durumu dikkate alınarak infazının ertelenmesi için girişiminiz olacak mıdır?
Ameliyat için gün verildi halde ameliyatı neden yapılmamıştır? Annesinin, kızının tedavi edilmesi ve ameliyat sonrası refakatçi olmak istediği talebi değerlendirilecek midir?
Ring aracı ile hastaneye sevk, kelepçeli muayene, çıplak arama gibi nedenlerle hasta mahpusların tedavi haklarından yararlanamadıkları Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Hasta tutukluların; insan onuruna yakışır şekilde tedavi olmalarının sağlanması için çalışmalarınız var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1272644 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3193 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Ele
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-622-2805/5487 Konu : Yazılı soru önergesi 299/142023
Sayın Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3193 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği, Mevzuat Genel Müdürlüğü
C) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıllık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.
UI- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden HXLc1u5 - gtFH SİZ - *j I6GVXxW - CXLGF8- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
IV- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34, maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
V- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen ve Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlünün şikâyetlerine istinaden Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde üst sağlık kuruluşlarına sevki sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
B) Adı geçenin Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılması planlanan ameliyat işlemleri için adının listeye yazıldığı, ameliyat gününün Kuruma bildirileceği, diğer yandan fıtık rahatsızlığı iddiasına ilişkin olarak sözlü ya da yazılı herhangi bir talebinin bulunmadığı,
C) Hükümlünün infaz erteleme işlemleri kapsamında herhangi bir talebi bulunmadığı gibi Kurum tarafından da re'sen işlem başlatılmadığı,
Ç) Kurumdaki tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığ Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan