İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/3194 GEÇ CEVAPLANDI · 101 GÜN

Marmara bölgesinde bulunan cezaevlerine dair çeşitli verilere ve Kandıra F Tipi 1 Nolu Cezaevinde bulunan bir mahkumun ölümüne ilişkin

Kaynak göster

Çiçek Otlu (DEM Parti), 11 Ağustos 2023 tarihinde 7/3194 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 101 gün sonra, 20 Kasım 2023).

Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “Marmara bölgesinde bulunan cezaevlerine dair çeşitli verilere ve Kandıra F Tipi 1 Nolu Cezaevinde bulunan bir mahkumun ölümüne ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/3194, 11 Ağustos 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-3194-marmara-bolgesinde-bulunan-cezaevlerine-dair-cesitli-verilere-ve-kandira-f-tipi-1-nolu-cez (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/87dedc60-4610-4a1f-8393-0189f2e36045

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 101 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98. ve İç

Tüzüğün 96. ve 99, Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Çoklu

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili

Ceza infaz kurumlarında yaşanan hak ihlalleri, kötü muamele ve hapishane yönetimlerinin hukuksuz uygulamaları giderek artmaktadır. Hak ihlalleri; tutuklular, aileleri, demokratik kitle örgütleri tarafından sıklıkla gündeme getirilmesine karşın, hak ihlallerinin, kötü muamelenin ve işkencenin önlenmesine ilişkin hiçbir somut adım atılmamaktadır. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi; Marmara Bölgesinde bulunan ceza infaz kurumlarından kendilerine yapılan hak ihlalleri başvurularına ilişkin 3 aylık "Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporunu" açıklamıştır. Raporda; son üç ayda, yaşam hakkına yönelik saldırılar, işkence, darp, kötü muamele, onur kırıcı davranış, sağlık hakkı ihlali, haksız tutukluluk, infaz yakılması, adil yargılanmama, adalete erişim hakkı ihlali, iletişim hakkı ihlalleri/tecrit yeterli ve sağlıklı beslenme ve temiz suya erişim hakkı ihlali, öz bakım ihtiyaçlarının karşılanmaması olmak üzere çeşitli ihlaller yaşandığı tespit edilmiştir. Ayrıca, ceza infaz kurumlarındaki aşırı doluluk ve buna bağlı sorunların, ayrımcı yaklaşımların, uygulamaların artarak devam ettiğine dikkat çekilmiş, annesiyle kalan çocuklar, yabancı, kadın, LGBTİ* bireyler, çocuk, yaşlı, engelli, hasta tutuklular gibi hassas grupların hak ihlallerine karşı korunamadığını vurgulanmıştır.

Tutukluların tedaviye erişememesinden kaynaklı ölümlerin arttığına, sağlık ve tedavi hakkına yönelik ihlallerin olduğuna, hastaneye sevk taleplerinin kabul edilmediğine, ya da geciktirilerek yapıldığına, CİK revirlerinde hekim ya da uzman hekim bulunmadığına, tutukluların kelepçeli muayeneye zorlandığına, muayene odasında asker bulunduğuna, ilaçların düzenli olarak verilmediğine, tutukluya ve ailesine sağlığı ve tedavisine ilişkin bilgi verilmediğine, hastanelerin tutuklu koğuşlarının olumsuz koşulları olduğuna ve diş tedavilerinin yapılmadığına, acil durumlarda bile tutuklulara ambulans yerine ring aracıyla hastaneye götürüldüğüne, hastaneye sevklerde tutuklulara yönelik kışkırtıcı, onur kırıcı davranışlarda bulunulduğuna, çıplak aramaya zorlandıklarına dikkat çekilmiştir. İHD'nin, ceza infaz kurumlarındaki ağır hasta ve hasta tutuklu verilerine göre 2023 yılı içerisinde Türkiye hapishanelerinde 651'ü ağır 1.517 hasta mahpus bulunmaktadır. Türkiye genelinde olduğu gibi Marmara bölgesinde buluna ceza infaz kurumlarında da ağır hasta tutu bakımından Adli Tıp Kurumu'nun olumsuz raporları yaşam haklarını ihlal etmektedir. Diyet beslenme talepleri karşılanmamaktadır. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da yapılan değişiklik kapsamında infazını tamamlayan tutukluların bazıları, "iyi halli olmadığı" gerekçesiyle tahliye edilmemesi

Anayasada tanımlanan hukuk devleti olmanın ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir.

SORULAR

  1. 21 Mart 2023 tarihinde Kandıra F Tipi 1 No'lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda şizofreni hastası kadın tutuklunun ağır koşullar nedeniyle yaşamına son verdiği iddia edilmektedir. Aynı davadan o yargılanan tutukluların birbiri ile iletişimleri ve sosyalleşmeleri de hukuksuz bir şekilde engellenmektedir. Anayasa, yasalar, Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları ve uluslararası sözleşmeler; kimseye işkence ve kötü muamele yapılamayacağı, insan onuruna yakışmayan, onur kırıcı, aşağılayıcı bir ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı, bedensel ve ruhsal yönden acı vermeye ve aşağılamaya yönelik davranışlarda bulunulmayacağı ilkesini güvence altına almış ve bu sorunlara kalıcı çözümler üretilmesini devletin sorumluluğuna vermiştir. Bu bağlamda;

  2. Marmara Bölgesinde bulunan ceza infaz kurumlarında yaşanan hak ihlalleri, işkence, kötü muamele ve infaz yakmalar Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?

  3. Marmara Bölgesindeki tutukluların yaşadıkları hak ihlallerini, işkence, kötü muamele ve infaz yakmaları engellemeye yönelik çalışmalarınız var mıdır?

  4. Bakanlığınız verilerine göre Marmara Bölgesindeki ceza infaz kurumlarında kaç tutuklu kalmaktadır? Bu ceza infaz kurumlarının kapasitesi ne kadardır?

  5. Kadın, LGBTİ* bireyler, çocuk, yaşlı, engelli, hasta tutuklular gibi hassas grupların hak ihlallerine karşı korunması için Bakanlığınızın ne gibi çalışmaları vardır?

  6. Marmara Bölgesinde bulunan ceza infaz kurumlarında kaç hasta tutuklu vardır? Kaç hasta tutuklu Adli Tıp Kurumu'nun olumsuz raporunu almıştır?

  7. Hasta tutukluların tedavi hakkından yararlandırılmamalarının gerekçesi nedir? Tutukluların, sağlık ve yaşam haklarını korumak için ne gibi önlemler alınmaktadır? Hastaneye gidiş-gelişlerde insanlık onuru ile bağdaşmayan uygulamalara son verecek misiniz?

  8. 20-21 Mart 2023 tarihinde Kandıra F Tipi I No'lu Cezaevi'nde şizofreni hastası olduğu iddia edilen kadın tutuklunun hapishane koşulları nedeniyle intihar ettiği Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Bu olay araştırılmakta mıdır? İhmali olan görevliler hakkında soruşturma açılacak mıdır?

  9. Marmara Bölgesindeki hapishanelerde, tutukluların, Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı bir şekilde ırk, sosyal köken, siyasi fikir ve düşüncelerinden dolayı ayırımcılığa uğradıkları iddialarına ilişkin inceleme başlatacak mısınız?

  10. Görevini kötüye kullanarak, tutuklulara karşı insanlık onuruyla bağdaşmayan, zalimane, insanlık dışı davranışları gerçekleştiren hapishane görevlileri hakkında açılmış soruşturma var mıdır? Soruşturma sonucu kaç kamu görevlisi ceza almıştır?

  11. Kapasitenin üstündeki koğuşlarda tutukluların sağlık ve beslenme hakları nasıl sağlanmaktadır?

  12. Marmara Bölgesindeki ceza infaz kurumlarında kaç tutuklunun hangi gerekçelerle infazı yakılmıştır?

  13. Marmara Bölgesinde bulunan ceza infaz kurumlarında kalmakta olan kaç tutuklu hak ihlalleri yaşadığı için Bakanlığınıza başvuru yapmıştır? Bu başvurular incelenmiş midir?

  14. Bakanlığınız Marmara Bölgesindeki ceza infaz kurumlarında hangi sıklıkta, ne şekilde denetim yapmaktadır? Son yapılan denetimin bulguları kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?

  15. Hapishanelerde hak ihlallerinin bir cezalandırma yöntemi olarak uygulandığı iddiasına ilişkin açıklamanız olacak mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1272644 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3194 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-623-3263/6141 Konu : Yazılı soru önergesi 90, / TN /2023

Sayın Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3194 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

U- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresindi eh5BİJBC - 8-9DONİ - 2v134mH - UZrMİÜVC ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

IU- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

IV- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame etiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı JOS/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

C) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http:/vatandaş.uyap.gov.tr adresinden eh5BJBC - 849DONJ - 2v134mH - UZrİVC- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü eklenen geçici 6. maddenin ikinci fikrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 1OYA maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi

Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.

V- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fikrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden eh5BJBC - 84-9DONİ - 2v134mH - ÜZPİVCS ileerişebilirsin ile

Mevzuat Genel Müdürlüğü ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fikrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

VI- 5275 sayılı Kanunun "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla; açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden E€N5BJBC - 849DBNİ) - 2v134mH - UZPİVC- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebileceği, üçüncü fıkrasının (a) bendinde, sıfir-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlülerin diğer şartları da taşımaları hâlinde birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilecekleri hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

VI- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; soru önergesinde istenilen ayrıntıda bilgi sunulamamakla birlikte, Ülkemizdeki ceza infaz kurumlarında barındırılan tutuklu ve hükümlü sayılarına ilişkin istatistiklere Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün "https://www.cte.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

VM- Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 06/11/2023 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde bahsi geçen intihar olayına ilişkin olarak Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma, Kurum tarafından görevli personel hâkkında idari soruşturma başlatıldığı ve her iki soruşturmanın da devam ettiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden &h5BJBC - 849DONJ - 2v134mH - UZrİVC ileerişebilirsin imiş

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 9 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir