Cumartesi Anneleri olarak bilinen grubun kaybolan yakınlarının akıbetlerine ilişkin
Kaynak göster
Celal Fırat (DEM Parti), 29 Temmuz 2025 tarihinde 7/32040 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul). “Cumartesi Anneleri olarak bilinen grubun kaybolan yakınlarının akıbetlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32040, 29 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32040-cumartesi-anneleri-olarak-bilinen-grubun-kaybolan-yakinlarinin-akibetlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/12af8fa5-9d70-4209-af7c-01985a8745c3
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 443 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Celal FIRAT İstanbul Milletvekili
27 Mayıs 1995'ten bu yana Galatasaray Meydanı'nda toplanarak gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormaya devam eden Cumartesi Anneleri, Türkiye?de zorla kaybetmelere karşı yürütülen en uzun soluklu ve en barışçıl adalet mücadelelerinden biridir. Bu mücadele, Gazi Mahallesi olayları sonrasında 21 Mart 1995"te gözaltına alındıktan sonra kaybolan ve 55 gün sonra işkenceyle öldürüldüğü anlaşılan Hasan Ocak ile başlamıştır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Hasan Ocak'ın annesi Emine Ocak, 30 yıl boyunca oğlunu öldürenlerin yargılanmasını istemiş; hiçbir şiddete başvurmadan, elinde oğlunun fotoğrafıyla, gözaltında kaybedilenlerin akıbetini öğrenmek isteyen yüzlerce aileyle birlikte adalet mücadelesinden bir gün bile vazgeçmemiş ve geçtiğimiz günlerde 89 yaşında yaşamını yitirmiştir. Arjantinli Plaza de Mayo Anneleri?nden ilham alan bu toplumsal vicdan hareketi, 700. haftada olduğu gibi zaman zaman devlet şiddetiyle karşılaşmış, gözaltılar ve yasaklamalarla bastırılmak istenmiştir.
Ancak barışın konuşulduğu bir dönemde, gözaltında kaybedilen insanlarımızın akıbeti ve faillerinin yargılanması, toplumsal yüzleşme ve vicdani olarak atılması gereken en temel adımlardan biridir. Dolayısıyla, kayıp yakınlarının ve Cumartesi Anneleri'nin çağrısı duyulmalı, yetkililer bu konuda harekete geçmelidir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Hasan Ocak'ın annesi Emine Ocak'ın yaşamını yitirdiği ve toplumsal barışın konuşulduğu bu günlerde Cumartesi annelerinin yakınlarının 30 yıldır akıbetini sorduğu kayıpları hakkında kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılacak mıdır?
Hasan Ocak dosyasında, işkenceyle öldürülmüş bir yurttaşın gözaltına alındıktan sonra ortadan kaybolmasıyla ilgili olarak sorumlular hakkında açılan yeni soruşturma ya da idari işlem var mıdır?
Gözaltında kayıplar ve faili meçhul cinayetlere dair etkin bir adli mekanizma kurulması; bu suçların zamanaşımına uğramaması için Türk Ceza Kanunu'nda değişiklik yapılacak mıdır?
Cumhurbaşkanının başbakanlık yaptığı dönemde Berfo Ana şahsında "sizin sorununuz benim sorunumdur" denmişti, üzerinden bunca yıl geçmesine rağmen neden herhangi bir atılmamıştır?
Galatasaray Meydanı'nın Cumartesi Anneleri'ne yeniden açılması, bu eylemlerin demokratik bir hak çerçevesinde şiddetsiz biçimde sürdürülmesi için İçişleri Bakanlığı nezdinde yeni bir değerlendirme yapılacak mıdır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir