İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/32119 GEÇ CEVAPLANDI · 165 GÜN

Şırnak'ın Cizre ilçesinde 10-11 Şubat 2016 tarihinde meydana gelen bir olayla ilgili verilen takipsizlik kararına ilişkin

Kaynak göster

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 1 Ağustos 2025 tarihinde 7/32119 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 165 gün sonra, 13 Ocak 2026).

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Şırnak'ın Cizre ilçesinde 10-11 Şubat 2016 tarihinde meydana gelen bir olayla ilgili verilen takipsizlik kararına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32119, 1 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32119-sirnak-in-cizre-ilcesinde-10-11-subat-2016-tarihinde-meydana-gelen-bir-olayla-ilgili-veril (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/046796e6-65f5-4e96-980a-019874c6b510

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 165 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

2016 yılında Şırnak'ın Cizre ilçesinde ilan edilen uzun süreli sokağa çıkma yasakları sırasında çok sayıda sivil yaşamını yitirmiş, ağır insan hakları ihlalleri yaşanmış ve ulusal/uluslararası kamuoyunun gündeminde yer alan çok sayıda belge ve rapor yayımlanmıştır. Bu süreçte 10-11 Şubat 2016 tarihlerinde iki kadının çıplak bedenlerinin asker ya da polis hesaplarından sosyal medyada teşhir edildiğine dair görüntüler basına yansımış, bu durum kadın bedeni üzerinden aşağılayıcı ve gayriinsani muamele olarak ciddi kamuoyu tepkisi doğurmuştur.

Diyarbakır Barosu'nun suç duyurusu üzerine açılan soruşturma $ yıl sonra, 2024 yılı Şubat ayında "delil bulunmadığı" ve "zamanaşımı süresi dolduğu" gerekçesiyle takipsizlik kararıyla sonuçlanmıştır. Ancak dosyada fotoğrafların bulunmasına rağmen faillerin kimliklerinin tespit edilmediği belirtilmiş, olay yerinde bulunan kamera kayıtlarının incelenmediği, etkin bir soruşturma yürütülmediği, tanık beyanlarının alınmadığı gibi iddialar kamuoyunda cezasızlık politikalarının bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.

Baro tarafından yapılan itirazda, Anayasa'ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) ve AİHM içtihatlarına aykırı biçimde "etkili bir soruşturma" yürütülmediği vurgulanmaktadır. Kadınlara yönelik cinsiyet temelli şiddetin ve devlet görevlilerinin faili olduğu hak ihlallerinin cezasız kalması, Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleri açısından ciddi bir insan hakları sorunu oluşturmaktadır.

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. Cizre'de sokağa çıkma yasağı sırasında yaşamını yitiren ve bedenleri teşhir edilen kadınlara dair yürütülen soruşturmada 8 yıl boyunca hangi adli işlemler gerçekleştirilmiştir?

  2. Sosyal medya üzerinden yayılan çıplak beden fotoğraflarına rağmen şüphelilerin kimliklerinin tespit edilememiş olması nasıl açıklanabilir?

  3. Olay yerinde görev yapan kolluk güçlerinin kimlik bilgileri, görev kayıtları ve kamera görüntüleri neden incelenmemiştir?

  4. Takipsizlik kararı verilmeden önce olayla ilgili tanık ifadeleri alınmış mıdır? Alındıysa kaç tanık dinlenmiştir?

  5. Söz konusu dosyada zamanaşımı süresinin dolması öncesinde etkili bir soruşturma yürütülmemiş olması nedeniyle, kamu görevlileri hakkında herhangi bir idari ya da adli işlem başlatılmış mıdır?

  6. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere (özellikle AİHS ve Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi / CEDAW) göre etkili soruşturma yükümlülüğü açık olmasına rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi bir ihlal değil midir?

  7. Buolay özelinde yeniden etkin bir soruşturma başlatılması planlanmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1682310 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Muş Milletvekili Sümeyye Boz tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32119 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) sini

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 728*6gR5 - TIUÇiipv - 3gY/IVM - POİWBS- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1381-5049/6990 Konu : Yazılı soru önergesi 11, 0026

Sayın Sümeyye BOZ Muş Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32119 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

1. "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2. "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

1. "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2. "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fikrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3. "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4. "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ig sXdOa - z49STi / - IzenXz1 - 9WTxFAzile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

1i- Cizre Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta; soru önergesinde belirtilen olay nedeniyle yürütülen soruşturma sonucu kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, belirtilen olaya ilişkin kanunda öngörülen sürenin dolması nedeniyle zamanaşımına uğradığından tekrar bir soruşturma başlatılmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden jagsXdOa - Zz495Ti/ - JZenXz1 - 9WTXxFAS ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 10 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir