28 Temmuz 2025'te Ankara'da bir kadının ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sürecine ilişkin
Kaynak göster
Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 11 Ağustos 2025 tarihinde 7/32457 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 92 gün sonra, 11 Kasım 2025).
Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “28 Temmuz 2025'te Ankara'da bir kadının ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32457, 11 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32457-28-temmuz-2025-te-ankara-da-bir-kadinin-olumuyle-ilgili-yurutulen-sorusturma-surecine-ilis (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/279d422d-bf63-4b2e-9779-01989d433518
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 92 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. uş Milletvekili
21 yaşındaki hukuk öğrencisi Derya Arıkan, staj için bulunduğu Ankara'nın Ulus semtindeki bir otel odasında 28 Temmuz 2025 tarihinde ölü bulunmuştur. Ancak ailesine ölüm bildirimi üç gün sonra yapılmış, otelin adı açıklanmamış, ön otopsi raporu verilmemiş ve soruşturma süreci hakkında aileye hiçbir bilgi verilmemiştir.
Ailesinin beyanına göre Derya Arıkan bir süredir İstanbul'da yaşayan bir erkek tarafından rahatsız edilmekteydi. Ölümün gerçekleştiği oda, otele giriş-çıkış kayıtları ve kamera görüntüleri hakkında bilgiye ulaşılamaması; ailenin kendi imkânlarıyla bilgi toplamaya çalışması, kadınların yaşam hakkını ilgilendiren böylesi bir olayda devletin yükümlülüklerini yerine getirmediği yönünde ciddi endişelere yol açmaktadır.
Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri, yalnızca adli bir vaka değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet temelli bir şiddet sorunudur. Bu nedenle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın böylesi vakalarda derhal devreye girmesi, mağdur yakınlarına hukuki ve psikososyal destek sağlaması, olayın aydınlatılması için koordinasyon rolünü üstlenmesi gerekmektedir. Derya Arıkan dosyasında yaşanan gecikmeler, bilgi eksiklikleri ve şeffaflık sorunları, Bakanlığın bu konuda etkin bir mekanizmaya sahip olup olmadığını sorgulatmaktadır.
Bu bağlamda:
SORULAR
Bakanlığınız, Derya Arıkan'ın ölümü hakkında ilk olarak ne zaman bilgi sahibi olmuştur?
Ailesine ölümün bildiriminin üç gün gecikmesinin nedenleri araştırılmış mıdır? Bu gecikme kadınların yaşam hakkının korunması bağlamında nasıl değerlendirilmektedir?
Bakanlığınız, Derya Arıkan'ın ailesi ile temas kurmuş mudur? Hukuki, psikolojik ve sosyal destek sağlanmış mıdır?
Derya Arıkan'ın ölümünde şiddet, tehdit veya taciz olasılığı bulunup bulunmadığına ilişkin bakanlığınızın yürüttüğü bir inceleme var mıdır?
Kadınların konaklama tesislerinde maruz kaldığı şüpheli ölüm, şiddet veya taciz vakalarında bakanlığınızın Emniyet, savcılık ve ilgili kurumlarla yürüttüğü resmi bir işbirliği protokolü bulunmakta mıdır?
2024 ve 2025 yıllarında Türkiye genelinde bakanlığınızın kayıtlarına geçen "şüpheli kadın ölümü" sayısı nedir? Kaçında bakanlık aktif olarak sürece müdahil olmuştur?
Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinde delillerin kaybolmasını, ailelerin geç bilgilendirilmesini ve faillerin korunmasına yol açabilecek ihlalleri önlemek amacıyla bakanlığınız yeni bir yasal veya idari düzenleme çalışması yürütmekte midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o :a) 13.06.2025 tarihli ve 1643997 sayılı yazınız. b)24.06.2025 tarihli ve 1650550 sayılı yazınız. c)27.08.2025 tarihli ve 1687203 sayılı yazınız.
ç) 02.10.2025 tarihli ve 1709499 sayılı yazınız.
Türkiye Büyük Millet Meclisi - Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığ
Tarih: 11/4/2025 17:10
Sayı: E-120.07.03-1734584 LL TİRE
2025 AİLE YILI
ACELE
1J2905, EKİ 1/2143 GK18)
1) 32457 GK İl 1/4051 GK 19
İlgi yazılar ekinde alınan Muş Milletvekili Sayın Sümeyye BOZ ÇAKI tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/29054, 7/29278, 7/32457 ve 7/34057 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
I - 729054 Cevap Metni (3 Sayfa)
2 - 7/29278 Cevap Metni (4 Sayfa)
3 - 7/32457 Cevap Metni (3 Sayfa) 4 - 7134057 Cevap Metni (4 Sayfa)
Sosyal Çalışmacı Eğ zeta Telefon No:(312) 705 7330 Şii N
1)32451 Muş Milletvekili Sayın Sümeyye BOZ"'a Ait 7/32457 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni
Kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir: e 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile devam eden yıllarda ilgili alt mevzuatın yürürlüğe girmesi ve Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet eylemlerinin daha etkin cezalandırılmasına yönelik yapılan değişikliklerle yasal altyapı güçlendirilmiştir. 6284 sayılı Kanunun etkin olarak uygulanmasına yönelik yönetmelikler ve genelgeler yürürlüktedir. 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 25 Kasım 2023 tarihinde yayımlanmış olup kadına yönelik şiddetle mücadelenin en üst düzeyde ele alındığına yönelik önemli bir göstergesi olarak ilgili mevzuatta yerini almıştır.
" Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021- 2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. e Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır. e IV. Ulusal Eylem Planı'nın uygulama süresinin sona erecek olması nedeniyle, 2026-2030 dönemini kapsayacak V. Ulusal Eylem Planı hazırlık çalışmalarına Genel Müdürlüğümüz koordinasyonunda başlanmıştır. Yeni eylem planı, geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmaktadır. e Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur. e Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmaları hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu bu alandaki mevcut uygulamaların değerlendirilmesi, sorunların tespiti, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına yönelik kurumlar arası iş birliği ve eş güdümün artırılması görevlerini yürütmektedir. Kurul bugüne kadar 18 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları ile il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir. e Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde $5 ŞÖNİM hizmet vermektedir. ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının travma sonrası iyileşme ve sosyal uyum süreçlerinin desteklenerek psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Ayrıca barınma, hukuki, ekonomik, sağlık ve eğitim desteklerinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Şiddet uygulayanlara yönelik olarak da şiddet davranışını değiştirmeye yönelik programlara katılıma, sağlık muayenesi ve tedavisine ve meslek edindirmeye yönlendirmeye yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Psikososyal destek ve müdahale hizmetlerini bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve kişinin özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde model halinde yapılandıran Ar-Ge çalışmalarımız ve personelin mesleki kapasitesinin artırılmasına yönelik temel ve ileri düzey eğitimlerimiz devam etmektedir.
Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde toplam 150 kadın konukevi bulunmaktadır.
Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 432 SHM Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.
Bakanlığımız kadın hizmet birimlerince nitelikli hizmet sunumu gerçekleştirmek üzere Hizmet Standartları Rehberi, beraberinde iç ve dış değerlendirmeyi kapsayan Öz Değerlendirme Rehberi hazırlanmıştır. İlgili rehberlerde; gizlilik, güvenlik ve güçlenme ilkeleri temelinde fiziksel, yönetsel ve mesleki standartlar ve standartların yerine getirilmesi için gerekli olan koşulları belirleyen değerlendirme ölçütleri belirlenmiş olup öz değerlendirme çalışmaları sürdürülmektedir.
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının teknik araç ve yöntemler kullanılarak coğrafi bilgi sistemleri üzerinden izlenmesi amacıyla Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı iş birliğinde Teknik Yöntemlerle Takip (Elektronik Kelepçe) Uygulaması yürütülmektedir. 2015 yılında pilot olarak başlatılan uygulama 2021 yılı itibarıyla 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.
Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca Whatsapp ve BİP platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır.
Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak Kadın Destek Uygulaması (KADES) Mart 2018'de hayata geçirilmiştir. KADES mobil uygulamasında yer alan acil durum butonuna basılması halinde acil çağrı merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır. e Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.
Bu çerçevede kadına yönelik şiddetle mücadele konusu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikaları ile detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirmeye devam etmekte, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve konuya ilişkin olarak toplumun farklı kesimlerine ulaşarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta olup tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.
Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiillere yönelik işlemler, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen soruşturma evresi ve iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından yürütülmekte ve bu kapsamdaki idari kayıt verileri söz konusu kurum ve kuruluşlarca tutulmaktadır.
Bakanlığımızca, bahse konu vaka ve benzeri vakalarda taşra teşkilatımızda yer alan ilgili kuruluşlarımız aracılığıyla gerekli takip süreçleri yürütülmekte; mağdur yakınlarıyla irtibat kurulmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Psikososyal ve diğer destek hizmetlerinin sunulması yönünde gerekli değerlendirmeler yapılmakta, talep ve ihtiyaçlar doğrultusunda ilgili hizmet modelleri devreye alınmaktadır.
Diğer taraftan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden Bakanlığımız açılmış davalara katılmakta olup adli süreçlere ilişkin yargılama aşamaları sonuna kadar titizlikle takip edilmektedir.
Bakanlığımız avukatları tarafından, yargılama sürecinde gerek görülmesi halinde ilgili mahkemelerden sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmekte ve tutukluluk kararı verilmesi veya tutuksuz yargılanma kararlarına itiraz edilmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Kanun ve 5395 sayılı Kanun kapsamında derhal koruyucu ve önleyici tedbirler alınmakta, mağdurlara yönelik psiko-sosyal destek ivedilikle sağlanmaktadır.
Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet OBaşsavcılıklarınca yürütülen o soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır.
Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde ise Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.
Soru önergesinde bahsi geçen olaya ilişkin Bakanlığımızca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülmekte olan soruşturma hakkında soruşturma akıbetinden bilgi verilmesi, iddianame düzenlenmiş olması halinde mahkeme ve dava esas bilgilerinin, takipsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş ise ilgili kararların gönderilmesi talepli yazı yazılmıştır. Bakanlığımızca süreç yakından takip edilmekte olup soruşturma sonucunda iddianamenin düzenlenmesi durumunda 6284 sayılı kanun kapsamında davaya müdahillik talebinde bulunulacaktır.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan