İsrail istihbaratının ülkemizde özel dedektiflik büroları aracılığıyla gerçekleştirdiği iddia edilen faaliyetlere ilişkin
Kaynak göster
Hüseyin Olan (DEM Parti), 7 Ağustos 2025 tarihinde 7/32493 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Hüseyin Olan (DEM Parti, Bitlis). “İsrail istihbaratının ülkemizde özel dedektiflik büroları aracılığıyla gerçekleştirdiği iddia edilen faaliyetlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32493, 7 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32493-israil-istihbaratinin-ulkemizde-ozel-dedektiflik-burolari-araciligiyla-gerceklestirdigi-id (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/750814a5-4adb-4ee6-a30b-019888a01ff8
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 434 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)HALKLARIN EŞİTLİK v : : EHOKRASİ PARTİSİ , GRUP BAŞKANLIĞI yem in | 221) erene Tarih 00:0812029
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞP'NA
Gerekçenin tamamını göster (18 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasanın 98" inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Hüseyin Olan Bitlis Milletvekili
İsrail istihbarat servisi MOSSAD'ın Türkiye'de "özel dedektiflik büroları" üzerinden yıllara yayılan bir casusluk faaliyeti yürüttüğü, 2024 yılı içinde başlatılan bir soruşturmayla ortaya çıkmıştır. Bu yöntemle, İsrailli ajanların Türkiye'ye bizzat gelmeden, emekli polislerden oluşan yerli dedektiflik bürolarını maddi menfaat karşılığında kullanarak Türkiye'de yaşayan Filistinliler ve özellikle Hamas'ın yurt dışı kadrolarına dair bilgi topladığı iddia edilmektedir. Konuyla ilgili hazırlanan iddianameye göre; bu sistemde Gönen Karakaya adlı emekli polis memuru ve şirketi önemli bir rol oynamaktadır. Karakaya'nın yanı sıra eşi ve üvey oğlu da 5 Nisan 2024 tarihinde gözaltına alınmış ve tutuklanmışlardır. İsrail ajanları Türkiye'deki dedektiflerle irtibat kurmuş, sahte kimlik ve şirket profilleriyle kendilerini Rus ya da Ukraynalı danışmanlar olarak tanıtmışlardır. Bu yöntemle sadece bireysel takip işleri değil, aynı zamanda İstanbul"daki Filistinli bazı şahısların yer ve zaman bilgileri, görüntüleri, araç plakaları gibi istihbari nitelikte bilgiler elde edilmiştir.
İddianameye göre; İsrailli ajanlar ile Gönen Karakaya arasında 2019 yılından itibaren bağlantı kurulmuş ve bu kişilerin talebi üzerine Karakaya, Türkiye'deki bazı Filistinlileri takip etmiştir. Karakaya'nın ifadesine göre bu kişiler, kendilerini emekli asker olarak tanıtarak, dedektiflik yaptıklarını ve gayrimenkul şirketlerine danışmanlık yaptıklarını anlatmıştır. İki ülke arasında ticaretin yoğun olduğunu söyleyip bazı şirketlerin çalışanlarını kontrol etmek ya da onlar hakkında bilgi almak için kendisine başvurduğunu söylemişlerdir.
Gönen Karakaya ve ailesi 2020 yılında Azzam Husni Mahmoud Agra/Kemal Salih (Türk vatandaşlığı alarak Kemal Salih adını kullanmıştır, Hamas'ın yurt dışı askeri eylem sorumlusudur), Nezar Abo-Mady, Abdalrahman Alıssa, Mohamoud Jamal Hassan Alnajjar, Moaz M. Sharaan, Mohamed Binisa isimli Filistinlileri takip edip bilgilerini MOSSAD'a vermekle suçlanmıştır.
Diğer taraftan İddianamede İsrail'in hedefindeki bu kişilerin Filistinli aktivistler olduğu yazılarak şu ifadeler kullanılmıştır. "Filistin uyruklu aktivist Azzam Husni Mahmoud Agra'nın (Kemal Salih) adı geçen ülkenin Filistin politikasına muhalif olması nedeniyle İsrail İstihbaratının hedefinde yer aldığı..." Oysa bu kişilerin bazılarının, Hamas'ın yöneticileri olduğu açıkça ortadayken bu durum iddianamede gizlenmiştir. "Filistin uyruklu aktivist" denilen Azzam Husni Mahmoud Agra, aslında Hamas'ın yurt dışındaki askeri eylemlerinden sorumlu yöneticisi olduğu ve iddianamede bu kişiye Türk vatandaşlığı verildiği ve "Kemal Salih? adını aldığı bilgisi yer almaktadır.
Bu kişilerin bazıları hakkında doğrudan İsrail'in hedef listesinde olduklarına dair açık istihbarat bilgilerinin olduğu ve yine Azzam Agra'nın 2 Ocak 2024'te Beyrut'ta İsrail tarafından düzenlenen bir hava saldırısıyla öldürüldüğü belirtilmektedir.
Daha da önemlisi, söz konusu dedektiflerin devletin kapalı bilgi sistemlerinden kişisel veri temin ettikleri, örneğin baz istasyon kayıtları, uçuş, konaklama, kimlik ve adres bilgileri gibi verileri elde etmek için halen görevde bulunan bazı polis memurlarından yararlandıkları iddia edilmiştir.
Gönen Karakaya ile irtibatlı olan emekli polis Seyit Ahmet Yurtseven'in, yalnızca yetkili kamu görevlilerinin erişimine açık olan gizli bilgilere, örneğin sinyal, baz istasyonu verileri, uçuş ve konaklama kayıtları, kimlik ve adres bilgileri, maddi menfaat karşılığında ulaştığı tespit edilmiştir. Bu verilerin bir kısmını doğrudan Gönen Karakaya'dan, diğer kısmını ise Emre Çalışkan aracılığıyla temin ettiği belirlenmiştir.
Savcılık makamı, sanıkların kişisel verilere ulaşmak için kamu kurumlarında görevli emniyet mensuplarından faydalandığını ileri sürmektedir. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, Gönen Karakaya'nın, mağdur Abdalrahman AJISSA"'nın telefon hattına dair bilgileri 3 Aralık 2020 tarihinde polis memuru Kenan Oymak aracılığıyla sorgulattığı tespit edilmiştir.
Şüphelilerin, yalnızca soruşturmanın merkezindeki mağdurlara değil, başka şahıslara ait kişisel verileri de yine benzer biçimde elde ettikleri, bu verileri kamu kurumlarındaki bağlantıları üzerinden yasa dışı şekilde temin ettikleri iddia edilmektedir.
İddialar arasında, bu emniyet mensuplarından bazılarının yasa dışı takip cihazları yerleştirerek insanları takip ettiği ve bu nedenle hali hazırda yargılandıkları da bilinmektedir. Uçak yolculuklarından otel konaklamalarına, ikamet adreslerinden plaka tanıma sistemlerine, baz istasyonu sinyallerinden telefon görüşmelerine ilişkin HTS kayıtlarına kadar çok geniş bir yelpazedeki veri seti, yasa dışı yollarla elde edilip ticarete konu edilmiştir.
Bu veriler, özel dedektiflik şirketlerine aktarılmakta; söz konusu şirketler ise sözde özel soruşturma veya takip faaliyetlerinde bu verileri kullanmaktadır. Hatta bazı şirketlerin, boşanma ve aldatma gibi özel hayatla ilgili olaylarda bile bu tür verileri kullandığı ileri sürülmektedir.
Tüm bu gelişmeler, devletin bilgi sistemlerindeki güvenlik açıklarının yabancı istihbarat servisleri için büyük bir fırsat haline geldiğini ortaya koymaktadır
Bu bağlamda:
2024 yılından bu yana yürütülen söz konusu operasyon kapsamında kaç kişi hakkında "Siyasal ve Askeri Casusluk", "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak", "Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek veya Yaymak" suçlamalarıyla işlem yapılmıştır?
Gözaltına alınan kişiler arasında kaç emekli polis memuru, kaç özel dedektiflik şirketi sahibinin yer almaktadır? Bu kişilerin önceki görev yerleri ve varsa disiplin geçmişleri nelerdir?
. İstanbul'da takip edilen Azzam Husni Mahmoud Agra, Nezar Abo-Mady, Mohamoud
SORULAR
Jamal Hassan Alnajjar gibi şahısların Türkiye'deki ikametleri, vatandaşlık durumları ve örgütsel bağlantıları hakkında devletin resmi değerlendirmesi nedir? Bu kişilerden Azzam Husni Mahmoud Agra'nın Hamas'ın üst düzey yöneticisi olduğu bilinmesine rağmen, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ne zaman ve hangi gerekçelerle verilmiştir? Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları hakkında devletin gizli bilgi sistemlerinden alınan kişisel verilerin yabancı istihbarat servislerine sızması, Kişisel Verileri Koruma Kurumu O(KVKK) ve Cumhuriyet (Başsavcılıkları (o tarafından (o nasıl değerlendirilmektedir? Bu veriler nasıl ve kimler yoluyla sızdırılmıştır?
Söz konusu takip faaliyeti, iddianamede "Filistinli aktivistlerin izlenmesi" şeklinde tanımlanmasına rağmen, bu kişilerin Hamas mensubu olduğu açık kaynaklarda yer almakta ve bu durum savcılık metinlerinden çıkarılmaktadır. İddianamede örgüt bağlantılarının gizlenmesinin hukuki veya siyasi gerekçesi nedir?
Bu olaydan hareketle, Türkiye'de faaliyet gösteren dedektiflik bürolarının denetlenmesine dair yasal çerçeve nedir? Bu büroların yurt dışı istihbarat servisleri tarafından kullanılmasını engellemeye yönelik yasal düzenlemeler veya denetim mekanizmaları getirilmesi planlanmakta mıdır?
İddianamede adı geçen emniyet personelleri, baz istasyonu sinyallerini, uçuş-konaklama kayıtlarını, kimlik ve adres bilgilerini vb. verileri hangi kamu kurumları üzerinden ve hangi personel aracılığıyla elde etmiştir?
Özel dedektiflik şirketlerine kişisel veri aktarımı yapan; kamu görevlileri kimdir ve hangi kamu kurumlarıdır? Bu şirketlerin hangi verilere ulaştığına ilişkin bir envanter çalışması yapılmakta mıdır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir