Şanlıurfa'da bulunan cezaevlerindeki hasta mahkumların durumlarına ve cezaevi koşullarına ilişkin
Kaynak göster
Dilan Kunt Ayan (DEM Parti), 16 Ağustos 2023 tarihinde 7/3325 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 328 gün sonra, 9 Temmuz 2024).
Dilan Kunt Ayan (DEM Parti, Şanlıurfa). “Şanlıurfa'da bulunan cezaevlerindeki hasta mahkumların durumlarına ve cezaevi koşullarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/3325, 16 Ağustos 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-3325-sanliurfa-da-bulunan-cezaevlerindeki-hasta-mahkumlarin-durumlarina-ve-cezaevi-kosullarina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ac1563cd-45e1-4653-94d6-018a023ca350
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 328 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın Adalet Bakanı YILMAZ TUNÇ tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak c landırılmasını arz ederim.
DİLAN KUNTİ AYAN Şanlıurfa Vekili
Şanlıurfa ceza infaz kurumlarındaki hasta mahpusların sorunları, sıklıkla gündeme geldiği halde; etkili ve somut adımlar atılmadığı için artarak devam etmektedir. Kronik hale gelen sorunların başında ağır hasta mahpusların durumları ve cezaevlerinde süre gelen hak ihlalleri vardır. Bilindiği üzere, ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerine erişiminin sağlanması, devletin ve cezaevi idarelerinin sorumluluğundadır. Uluslararası sözleşmelerde ve ulusal mevzuatta düzenlenmiş mahpus haklarına rağmen; hayatlarını cezaevi koşullarında idame ettiremeyecek durumdaki ağır hasta, engelli ve yaşlı mahpuslar cezaevlerinde tutulmaya devam etmekte, hasta mahpusların hastane sevk ve tedavileri yapılmamakta, cezaevlerinde sağlık hizmetleri yetersiz kalmakta, sevkler ve tedavi sırasında işkence ve kötü muamele yasağı ihlal edilmekte ve hastalıklarının ilerlemesine neden olan uygulamalara devam edilmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Şanlıurfa Barosu Av. Kazım Ekinci İnsan Hakları Merkezi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Urfa Şubesi ve İnsan Hakları Derneği Urfa Şubesi tarafından farklı tarihlerde, farklı cezaevlerinde hak ihlallerine uğrayan hasta mahpusların vekilleri veya aileleri tarafından yapılan başvurulara istinaden Şanlıurfa "da bulunan bazı cezaevlerine! ziyaretler yapılmış ve 29 mahpusla bizzat görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler neticesinde tespit edilen hususlar raporlaştırılmıştır.?
Yapılan görüşme ve ziyaretler sonucu raporda yer verilen önemli noktalardan bazıları şunlardır:
1 Şanlıurfa 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumu, Siverek 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
2 httos-//web2.e-baro.web.tr/uploads/63/Hasta9s20Mahpuslar7ı20CezaeviYo20Raporu-74204CAY4BOHM. WC3Y96HD-WCAYBOHD.pdİ (Erişim Tarihi: 14.08.2023)
Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, cezaevi kapasitesini 680 olarak düzenlemekte ve arttırılmış kapasiteyle 1000-1100 olduğu belirtilmektedir. Ancak Şanlıurfa'da bulunan ceza infaz kurumlarında yaklaşık 1400'er hükümlü ve tutuklu bulunarak kapasite fazlasıyla aşılmıştır. Pek çok mahpus yerlerde yatmakta; barınma, beslenme ve hijyen gibi temel ihtiyaçları karşılanamamaktadır.
Urfa2 nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu'nda ağır ve kronik hasta sayısının 76 olduğu, Urfa 1 nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu'nda ise ağır ve ileri derece hasta sayısının en az 3, kronik hastalığa sahip hasta sayısının 200'den fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu sayıların ortalama bir cezaevine göre oldukça fazla olduğu değerlendirilmiştir. e Şanlıurfa Cezaevleri" nde engelli hükümlü ve tutuklular bulunmaktadır. Engelli hükümlü ve tutuklular, özel ihtiyaç sahibi oldukları halde bakım ve ihtiyaçları uzman sağlık personeli tarafından değil diğer işçi mahpuslarca karşılanmaktadır.
İnfaz Yasası'nda, engelli hükümlüler için ayrı bir oda oluşturulması öngörülmektedir. Ancak bu odalara TMK kapsamında hükümlü olan mahpusların alınmayarak Anayasa 10. Madde'de düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlal edildiği anlaşılmıştır.
Şanlıurfal noluve2 nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumları'nda tutulan ağır hasta ve 60 yaş üstü mahpusların İnfaz Kanunu 16. Madde kapsamında Ceza Tehiri taleplerinin neredeyse tamamı Savcılık ve Adli Tıp Kurumu kararlarıyla reddedilmektedir.
"e oMahpusların 94 92'si tedavilerinin rutine uygun ilerlemediğini ifade etmektedir. Hastane sevklerinin yapılmadığı veya geciktiği, düzenli doktor kontrolü yapılmadığı, hastalığa uygun tedavilerin uygulanmadığı, ilaç ve medikal gereçlere ulaşımda zorluk yaşandığı, cezaevindeki birincil basamak sağlık hizmetinin yetersiz kaldığı tespit edilmiştir.
Yetersiz ve kalitesiz beslenmeye ve anti-hijyenik koşullara bağlı olarak pek çok mahpusun sindirim sistemi hastalıklarına sahip olduğu tespit edilmiştir. e Hastaneye geliş- gidiş sırasında zorla ağız içi arama ve ayakkabı araması, sevklerde kelepçe çıkartılmaması ve kelepçeli tedaviye zorlanma, hastaneye götüren askerler tarafından hakaret ve kimi zaman darp şeklinde işkence ve kötü muameleye maruz kalma, hastanelerde keyfi ve uzun süreli bekletme uygulamaları belirtilmiştir. Bu bağlamda;
SORULAR
Bakanlığın cezaevlerinde belirlenen kontenjanların çok üzerine çıkan kapasite aşımlarının nedenleri ve çözümlerine dair çalışması var mıdır?
Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında 2009 yılında yapılan protokole göre, hükümlü ve tutukluların sağlık hakkına erişimi "sürekli" olması gerekirken, cezaevlerinde her gün ve gece-gündüz hekim bulundurulması konusunda gerekli tedbirler neden alınmamıştır, bu sorunları aşmak için Sağlık Bakanlığı'yla ortak bir planlama yapılmakta mıdır?
Şanlıurfa'daki ceza infaz kurumlarında revir, hastane ve sağlık ekipmanları tam ve yeterli midir? Sağlık personellerinin sayısı ve yetkinliği, kapasiteyle uyumlu mudur? Hükümlü ve tutukluların temel ve acil sağlık ihtiyaçlarının dahi karşılanamadığı bilgisi doğru mudur?
Şanlıurfa'daki ceza infaz kurumlarında diş tedavisi yapmaya uygun klinik/revir bulunmakta mıdır? Diş hekimi ve yardımcı personel bulundurulmakta mıdır? Şanlıurfa'daki ceza infaz kurumlarında tutulan hasta ve engelli mahpusların ilaç ve medikal ürünlere (korse, değnek vs.) ulaşımı tam ve zamanında sağlanmakta mıdır? Ceza infaz kurumlarındaki hekim odası veya revirde kelepçeli muayene yapılmakta mıdır? Yapılmakta ise bu duruma neden olan kişi/ler hakkında herhangi bir soruşturma yürütülmüş veya yaptırım uygulanmış mıdır?
Şanlıurfa Cezaevlerinde aralarında ölümcül derecede olan ağır hastaların da olduğu hasta mahpusların sağlık durumlarının iyileştirilmesi ve tedaviye ulaşım haklarının kolaylaştırılmasıyla ilgili Bakanlık ve ilgili kurumların herhangi bir tedbir ve çözüm çalışması var mıdır? Aktarılan sorunların sebepleri ve sorumlularıyla ilgili denetleme, düzenleme ve soruşturma yürütülmüş müdür?
Tam teşekküllü devlet hastanesinden alınan raporlara rağmen ağır hasta ve 60 yaş üstündeki mahpusların ceza tehiri talepleri hakkında hangi sebeple sürekli red kararları verilmektedir? Bakanlık bu keyfi kararlarla ilgili bir denetleme ve değerlendirme yapmış mıdır? Ceza tehir talebi reddedilen kaç hasta mahpus vardır? Ceza infaz kurumlarında yetersiz ve kalitesiz yemek sorunlarına dair Bakanlık tarafından hangi adımlar atılmıştır? Yapılan taleplere rağmen diyet yemek, şeker, çölyak ve hastalığa bağlı olarak hekim tarafından özel olarak belirtilmiş perhizlere uygun bir beslenme programı uygulanmamasının nedenleri nelerdir?
Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu'nda engelli ve yaşamını tek başına idame ettiremeyecek derecede ağır hastalar için ayrı bir oda olduğu halde TMK kapsamında dosyası olanların bu odalara alınmadığı yönündeki tespitler doğru mudur? Anayasa 10. Md "nin ihlali niteliğindeki bu tutum hakkında ilgili cezaevi idaresine karşı herhangi bir soruşturma veya yaptırım uygulanmış mıdır? Bakanlığın bu konuda cezaevlerine verdiği bir talimat bulunmakta mıdır?
Hastaneye sevk sırasında gidiş- gelişlerde hasta hükümlü ve tutuklulara, ceza infaz kurumu personeli tarafından uygulanan zorla ağız arama ve ayakkabı arama, hakaret, darp gibi işkence ve kötü muamelelerden sorumlu personel ve idareciler hakkında etkin soruşturma ve yaptırım uygulanmış mıdır? Bakanlığın cezaevleri sevkleri sırasında ağız içi arama ve ayakkabı arama yönünde idarelere verdiği herhangi bir talimat var mıdır? Var ise bu talimat neye dayanmaktadır?
Hastaneye sevk sırasında gidiş- gelişlerde hasta hükümlü ve tutuklulara, cezaevinde görevli askerler tarafından uygulanan işkence ve kötü muamelelerle ilgili olarak bağlı bulundukları mercii ve Bakanlıklara bildirimde bulunulmuş mudur?
Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk Ve Nakilleri İle Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokol'ün "Hükümlü Ve Tutukluların Sevk Ve Nakilleri" başlıklı kısmında hasta olanların durumuyla ilgili ek madde çalışması yürütülmekte midir?
Uluslararası sözleşmeler ve standartlar uyarınca, hasta mahpusların sağlık hakkına erişimini kolaylaştırmak ve cezaevlerinde etkili sağlık hizmeti vermek amacıyla iyi uygulama örnekleri incelenerek yeniden planlama çalışmanız var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1274984 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3325 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
• Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
"Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-647-3436/6411 Konu : Yazılı soru önergesi AY 9120284
.Sayın Dilan KUNT AYAN Şanlıurfa Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3325 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlamnda bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişikl işler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz: kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturmlan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Cezave Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hüküm leri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmmes;i gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avmıp:a Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık we yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yet killi mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur vwe ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
N- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gilbi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.ıryap. şov.r adresinden 2 JUOSIt - Tjk8WJF - GAbj1x2 - DbmUaMs ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.
Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu
• faaliyete geçirilmiştir.
UI- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fikrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
C) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http /vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ZJUOSİJt - TİJk8wWİF - GAbj1x2 - DbmUaM- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malâmlarıdır.
Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.
IV- A) 5275 sayılı Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,
B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemlerini almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34, maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.
V- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 2 JUÇSJt - Tjk8wWJF - BAbj1x2 - DbmUaMe ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,
B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malâmlarıdır.
VI- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün beslenmesi" kenar başlıklı 72. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlüye Adalet ve Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dini ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verileceği ve içme suyu sağlanacağı,
B) Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliğinin;
I- "Devlet tarafından iaşe edilecek kişiler" kenar başlıklı 4. maddesinin üçüncü fıkrasında, görevi başında bulunan personelin, hükümlü ve tutuklu ile aynı şekilde iaşe edileceği, personel için özel yemek veya tabldot çıkarılamayacağı, günlük olarak mahkeme veya hastaneye sevk olan hükümlü ve tutuklular ile sevkte görevli memurların, kurumda bulunmadığı öğünler için kumanya verileceği; dördüncü fıkrasında, görev başında bulunan personel, kurumlara staj için gelenler, eğitim-öğretim, kültürel ve sportif faaliyetler ile görevlendirilen görevliler ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından görevlendirilen personel, eğitim merkezlerinde eğitim görenler ya da ceza infaz kurumunda mevcut olan hükümlü ve tutukluların, hangi öğünlerde kurumda hazırsa o öğüne ait iaşe miktarından yararlanacakları, ancak, günlük iaşe miktarının içinde kalmak koşulu ile gece vardiyasında görev yapan personele kumanya verileceği; yedinci fıkrasında, çocuk hükümlü ve tutuklular ile kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara, süt emziren anneler ve hamilelere durumlarına uygun ve Bakanlıkça belirlenen tutarda gıda verileceği,
2- "Günlük iaşe miktarı" kenar başlıklı 5. maddesinde, günlük iaşe miktarının, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanan tutar olduğu, i
3- "Hastaların iaşe edilmesi" kenar başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasında, hasta hükümlü ve tutukluya, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinlerin verileceği; ikinci fıkrasında, inancı gereği veya vegan, vejeteryan türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların taleplerinin, iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanacağı,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığı tarafından bir kişi için günlük kalori ihtiyacı ortalama 2300 kalori olarak belirlendiğinden, hasta hükümlü ve tutuklulara, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinler bu ölçülerde verilmektedir. Öte yandan, inancı gereği veya vegan, vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri de Mevzuat Genel Müdürlüğü azami ölçüde karşılanmaktadır.
VI- Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında belirtilmiş olan minimum ceza infaz kurumu standartları dikkate alınarak, 2000 yılından itibaren ceza infaz sistemimizde reform niteliğinde çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle ceza infaz kurumlarının fiziki yapısı ve hükümlü rehabilitasyonu alanında çağdaş standartlar yakalanmıştır. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından ortaya konulan minimum ceza infaz kurumu standartlarına uygun nitelikte kurumların inşa edilerek hizmete açılması; fiziki olarak ekonomik ömrünü dolduran ve yeterli eğitim ve iyileştirme çalışmalarına elverişli durumda bulunmayan kurumların da kapatılması öngörülmüştür.
VİL- Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 11/09/2023 tarihli cevapta;
A) Şanlıurfa | ve2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında barındırılan tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerinden mevzuat hükümleri doğrultusunda yararlandırıldığı, anılan kurumlarda üç diş hekimi ile iki aile hekiminin görev yaptığı, tutuklu ve hükümlülerin ilk kabullerinden itibaren şikayetleriyle ilgili gerek Kurum revirinde gerekse diğer sağlık kuruluşlarının ilgili polikliniklerinde muayene, tetkik ve tedavi işlemlerinin yapıldığı,
B) Anılan kurumlarda barındırılan hükümlü ve tutuklulara yemeklerin, koğuşlarda bulunan kişi sayısına göre görevli memurlar gözetiminde günlük iaşe oranına uygun miktarda dağıtıldığı, yemeklerin pişirilmesi sırasında ceza infaz kurumu mutfağında hijyen kurallarına riayei edildiği, hükümlü ve tutuklular ile görevi başında bulunan personelin aynı yemekten yediği,
C) Anılan kurumlardaki tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü ve aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,
Bildirilmiştir. P Bilgilerinize sunulur. < ON Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 2 JUOSİt - Tjk8wIJF - OAbj1x2 - DbmUaM- ileerişebilirsin